Telefon elimde donup kaldı.
İlk kez bu kadar net konuşmuştu.
Ama hâlâ sınırı aşmamıştı.
Bir süre yazıştık.
Sonra bir gün kahve içmek istediğini söyledi.
Kabul edip etmemek arasında kaldım.
Sonunda evet dedim.
Buluşma günü geldiğinde inanılmaz gergindim.
Saatlerce ne giyeceğimi düşündüm.
Kendime aynada baktım.
Yüzümde yılların bıraktığı izleri gördüm.
Sonra Emre'yi düşündüm.
Belki de farkı sadece ben büyütüyordum.
Kafede karşıma oturduğunda gülümsedi.
Uzun süre sohbet ettik.