“Biz seni tanımıyoruz,” dedi. “Ama onu tanıyoruz.”
Beni işaret etti.
O an salonun içinden birinin iç çektiğini duydum.
Zeynep devam etti:
“Bizi büyüten kişi o. Uykusuz geceleri o yaşadı. Hastalandığımızda başımızda o vardı. Mezuniyet elbiselerimizi o seçti. İlk adımlarımızı o tuttu.”
Ceyda’nın yüzü bembeyaz olmuştu.
“Bu mümkün değil…” diye mırıldandı.
Elif mikrofonu tekrar aldı.
“Sen gittin. Ama o kalmayı seçti.”
Bir sessizlik daha.
Sonra Elif sahnede Ceyda’ya yaklaşmadan konuştu:
“Bize bir ‘hediye’ getirdiğini söylediler.”
Ceyda hemen toparlandı