16 yaşındaki kızım, açlıktan bitkin düşmüş sınıf arkadaşını akşam yemeğine eve getirdi…

13 yaşındaki kızım, açlıktan bitkin düşmüş sınıf arkadaşını akşam yemeğine eve getirdi… Günler sonra o kızın çantasından düşen şeyi görünce keşke hiç görmeseydim dedim.
“Bizimle yemek yiyecek.”
Kızım Duru, bunu sormadı.
Kararını çoktan vermişti.
O sırada mutfakta, zaten dört kişiye yetirmeye çalıştığım akşam yemeğini hazırlıyordum.
Şimdi beş kişiydik.
Arkasındaki kız ise sanki görünmez olmak istiyordu.
Hava sıcak olmasına rağmen üzerinde bol bir kapüşonlu vardı. Ayakkabıları eskimiş, tabanları incelmişti. Gözlerini sürekli yere dikiyordu.
“Bu da Nisa,” dedi Duru.
Zoraki bir gülümsemeyle, “Merhaba… Hadi bir tabak al,” dedim.
İçimden hemen hesap yapmaya başladım.
Et daha az.
Pilav biraz daha fazla.
Belki kimse fark etmezdi.
Akşam yemeği sessiz geçti.
Eşim sohbet etmeye çalıştı. Nisa ise o kadar kısık sesle cevap veriyordu ki söylediklerini duymak neredeyse imkânsızdı.
Ama yedi.
Yavaşça.
Dikkatlice.
Sanki her lokmanın değeri çok büyüktü.
Suyu ise durmadan içiyordu.
Evde çıkan en küçük seste bile irkiliyordu.
Gittiğinde Duru’ya döndüm.
“İnsanları böyle habersiz eve getiremezsin. Zaten zar zor geçiniyoruz.”
“Bütün gün hiçbir şey yememiş.”
“Bu, yine de—”
“Bugün okulda yine bayılacak gibi oldu,” dedi Duru.
“Babası durmadan çalışıyor. Hastane masrafları var. Geçen hafta elektrikleri bile kesilmiş.”
Sustum.
Ben sofradaki porsiyonları düşünüyordum.
O ise sadece günü nasıl çıkaracağını düşünüyordu.
“Yarın yine getir,” dedim sessizce.
“Yarın mı?”
“Evet.”
Ertesi gün geldi.
Sonra bir sonraki gün.
Sonra yine.
Bir süre sonra bu bizim için normal hale geldi.
Mutfak tezgâhında ödevlerini yapıyor, bizimle yemek yiyor, sonra evine gidiyordu.
Hiçbir zaman fazladan bir şey istemedi.
Hiçbir zaman şikâyet etmedi.
Sadece yedi.
Bir akşam, omzundaki çanta kayıp yere düştü.
İçinden bir şey fırladı.
Kitap değildi.
Kâğıt da değildi.
Eğilip yerden aldım.
Ve onu gördüğüm anda…
kalbim yerinden çıkacak gibi oldu.
Nisa’nın bütün bu zaman boyunca çantasında taşıdığı şey, görmeye hiç hazır olmadığım bir şeydi… Devamı yorumlarda. Tam hikayeyi görmek için “Evet” yazıp beğenmeyi unutmayın.
Reklamlar