Kazı iki gün sürdü. Ardından gelen gerçekler kahrediciydi. O giysi Melis’indi. Diğer küçük eşyalar da öyle; Leyla’nın anında tanıdığı şeyler… Ve defterdeki notlar; sıradan, soğuk satırlar, sanki bir rutin notuymuş gibi… Ama çok daha karanlık bir şeyi ele veriyordu.
Soruşturma, kimsenin hayal etmeye bile cesaret edemediği şeyi ortaya çıkardı. Melis kaybolduğu gün büyükbabasının evine gitmişti. Sonrasında yaşananlar bir kaza ya da yanlış anlaşılma değildi; planlanmış, kontrol edilmiş ve gizlenmiş bir şeydi.
On dört yıl boyunca gerçek, hem fiziksel hem de duygusal olarak toprağa gömülmüştü. Gökhan her şeyi öğrendiğinde fenalaştı. Mert öfkeden kendini kaybetti. Leyla ise sanki artık kendi bedenine ait değilmiş gibi tepkisizce oturdu.
“Babam yapamazdı