Ne satılmıştı…
Yıllarca bir çekmecede saklanmıştı.
O an her şey yerine oturdu.
Arkadaşlarımızın yanında Murat, evliliğin önemli olmadığını savunan modern bir adam rolündeydi.
Ailesinin yanında ise benim evlilikten korktuğumu söyleyen fedakâr bir sevgiliydi.
Her iki hikâyede de kazanan oydu.
Kaybeden ise gerçeği hiç bilmeyen bendim.
Sessizce ayağa kalktım.
Köpeğimin tasmasını taktım.
Çantamı aldım.
“Kız kardeşimde kalacağım.” dedim.
Murat ilk kez telaşlandı.
“Sırf bunun için mi gidiyorsun?”
Annesi sakin bir sesle cevap verdi.
“Hayır. Yıllardır söylediğin yalanlar yüzünden gidiyor.”
Altı gün boyunca kardeşimin evinde kaldım.
Murat her gün aradı.
Hiçbir telefonunu açmadım.
Altıncı gün sesli mesaj bıraktı.
“Hata yaptığımı anladım.”
Ertesi gün elinde yüzükle kapıya geldi.
Kapının önünde diz çöktü.
Yıllardır beklediğim evlenme teklifini sonunda yapıyordu.
Ama artık çok geçti.
Yüzüğe baktım.
Sonra gözlerinin içine.
“Bu bir evlenme teklifi değil.” dedim.
“Bu, yaptığın hataları düzeltme çabası.”
Söyleyecek sözü kalmadı.
Ayağa kalktı.
“Bunu telafi etmek için ne yapabilirim?”
Bir süre düşündüm.
“Yalan söylediğin herkese gerçeği anlat.”
Gerçekten de bunu yaptı.
Ailesini tek tek aradı.
Arkadaşlarıyla konuştu.
Yıllardır evlenmek isteyen kişinin ben olduğumu, evliliği reddeden kişinin ise kendisi olduğunu itiraf etti.
Ancak bu itiraf beni geri döndürmeye yetmedi.
Yeni bir eve taşındım.
Maddi konuları adil şekilde paylaştık.
Hayatıma sıfırdan başladım.
Aylar sonra Ayşe Hanım benimle buluşmak istedi.
Masaya büyükannesinin yüzüğünü koydu.
“Murat bunu bana geri verdi.” dedi.
“Bu yüzük artık bir yalana değil, doğru bir hikâyeye ait olmalı.”
Önce kabul etmek istemedim.
Ama onun ısrarı üzerine yüzüğü aldım.
Bir kuyumcuya götürerek taşlarını zarif bir kolyeye dönüştürdüm.
Artık o yüzük benim için yarım kalmış bir evlilik teklifini temsil etmiyordu.
Bana yıllarca söylenen yalanları da temsil etmiyordu.
O kolye, kendime duyduğum saygının ve hayatımı yeniden kurma cesaretimin simgesi olmuştu.
Çünkü bazen en büyük mutluluk, birinin sonunda sizi seçmesi değildir.
Asıl mutluluk, gerçeği öğrendikten sonra kendinizi seçebilmektir.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.