Huzurevinde son günlerini yaşayan kimsesiz

Avukatın "tuzağına düşündün" derken ne demek istediğini şimdi çok iyi anlıyordum. Necati beni bir kurgunun içine çekmişti ama bu, acı vermek için değil, bir babanın evladına verebileceği en büyük, en koruyucu vedayı sunmak içindi.

O akşam, kutuyu da yanıma alarak Necati ile birlikte gittiğimiz o deniz kenarına döndüm. Dalgalar kıyıya vururken, ayakkabılarımı çıkarıp kuma bastım. Rüzgar saçlarımı savururken içimdeki o yıllardır süren yetimlik hissinin yerini, derin bir kabulleniş ve sevgi kapladı.

Anlamıştım ki; terk edilmiş değildim. Hiçbir zaman da yalnız kalmamıştım. Babam beni bir ömür boyu, kendi hayatını feda pahasına sevmiş ve korumuştu. Deniz rüzgarına karşı durup sessizce fısıldadım:

"Seni affediyorum baba... Ve tuzağına düştüğüm için hayatımda ilk kez bu kadar mutluyum."
Reklamlar