Doğumda İkiz Bebeklerimden Birini Kaybettim Sanıyordum

Aynı gün.

Ellerim titremeye başladı. O gece eve döndüğümde yıllardır sakladığım doğum belgelerini çıkardım. İlk kez gerçekten okudum.

Belgelerde garip eksikler vardı. İkinci bebeğin kaydı çok belirsizdi. Sanki aceleyle doldurulmuş gibiydi.

Ertesi gün hastaneye gittim.

Uzun uğraşlardan sonra eski bir hemşireyle konuşabildim. Kadın beni dikkatle dinledi. Sonra yüzü soldu.

“Bu konuyu yıllardır unutmaya çalışıyordum,” dedi kısık sesle.

Kalbim duracak gibiydi.

“Ne demek istiyorsunuz?”

Hemşire derin bir nefes aldı.

“O gece büyük bir karışıklık oldu. Bir bebeğin hayatta kalma şansı çok düşüktü. Doktorlardan biri yanlış karar verdi. Bebeğin yaşamadığını söylediler… ama aslında hâlâ yaşıyordu. Sonra işler örtbas edildi.”

Gözlerimden yaşlar akmaya başladı.

“Yani…” dedim titreyerek. “Oğlum ölmemiş miydi?”

Hemşire başını yavaşça salladı.

“Hayır. Biri onu hastanenin kapısına bırakmış. Gerçek ortaya çıkmasın diye.”

Dünya başıma yıkıldı ama aynı anda kalbimde bir ışık yandı.

O gün parkta gördüğümüz çocuk…

Arda…

Benim oğlumdu.

Birkaç hafta süren testler ve resmi işlemlerden sonra gerçek kesinleşti.

Arda ve Emir gerçekten ikiz kardeşlerdi.

Onları ilk kez birlikte sarılırken gördüğümde içimdeki beş yıllık boşluk doldu. İkisi de sanki hep eksik olan parçayı bulmuş gibiydi.

Bir akşam Emir bana baktı ve gülümsedi.

“Anne,” dedi, “ben demiştim ya… o benimle senin karnındaydı.”

O an anladım.

Bazen hayat, biz fark etmesek bile parçalarını bir gün yeniden bir araya getirmenin yolunu bulur.

Ve ben beş yıl sonra ilk kez gerçekten bütün hissettim.
Reklamlar