Hali vakti yerinde olanlar kılıkkıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:
"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı,
("Zimem defteri", o esnaftan borcunu yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri, yani "Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter" )
Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle derdi:
"Lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekununu yapınız."
Esnaf da bu kadar sayfanın toplamını hesaplar ve gelen de kesesini çıkartarak öder,
"Silin borçlarını, Allah kabul etsin"
diyerek çeker giderdi.
Böylelikle, borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmez,
bu işte hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin,
sırf Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olanın sıkıntısını gidermek amacıyla;
karşılıksız, riyasız, gösterişsiz olarak verdiklerini unutur ve bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet,
Allah'ın bir lütfü olduğunu bilerek buna şükrederlerdi...
Sinan Ateş suikastı... Erkan Baş: "Karanlıkta tutmak isteyenler var"13 izlenme
Muharrem İnce'nin Ankara'da ofis açacağı iddia edildi6 izlenme
Can Ataklı yazdı...Aceleye hiç gerek yok11 izlenme
Kızılay ve Başkanı Kerem Kınık hakkında suç duyurusu11 izlenme
Sinan Ateş cinayetine ilişkin çarpıcı iddia: 'Devlet Bey öldürülmeme izin vermez' demiş15 izlenme
Rusya-İsrail satrancı7 izlenme
Yüzde 150 zam yapıldı: İTÜ'de yemek zammı protestosu6 izlenme
SON DAKİKA: Ermenistan ordusu Paşinyan'ın istifasını istedi2 izlenme