Hali vakti yerinde olanlar kılıkkıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:
"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı,
("Zimem defteri", o esnaftan borcunu yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri, yani "Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter" )
Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle derdi:
"Lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekununu yapınız."
Esnaf da bu kadar sayfanın toplamını hesaplar ve gelen de kesesini çıkartarak öder,
"Silin borçlarını, Allah kabul etsin"
diyerek çeker giderdi.
Böylelikle, borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmez,
bu işte hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin,
sırf Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olanın sıkıntısını gidermek amacıyla;
karşılıksız, riyasız, gösterişsiz olarak verdiklerini unutur ve bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet,
Allah'ın bir lütfü olduğunu bilerek buna şükrederlerdi...
ABD medyası Türkiye'yi batırmanın yolunu arıyor11 izlenme
İBB'deki binlerce personel AKP adına müşahit yapıldı!16 izlenme
Emre Belezoğlu "Depremde Verdiğimiz Kayıplar için Oldukça Üzgünüm"14 izlenme
Gazprom Almanya 10 milyar euroluk devlet kredisi alabilir10 izlenme
CHP'den HDP'ye 'dayanışma' ziyareti18 izlenme
CHP yönetiminden Muharrem İnce stratejisi: Görmezden gel yok farz et10 izlenme
Banka, esnaf ve müşteriyi karşı karşıya getiren komisyon!6 izlenme
Genç: "İnce de aynı .okun soyu, o da Atatürk Cumhuriyet gibi değerleri kullanıp kitlelere yalan söylüyor"17 izlenme
Yanlış haberle borsada vurgun iddiası! Halkbank’ın hisseleri bir anda yükselmişti
Sosyal medyada 'Erdoğan sayesinde' akımı başladı
Senin dininde asker, polis vurmak mı var Faruk? HDP'li Gergerlioğlu'ndan 'din' istismarı!
Kartalkaya'daki otel yangınında ölenlerin sayısı 79'a yükseldi