Hali vakti yerinde olanlar kılıkkıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:
"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı,
("Zimem defteri", o esnaftan borcunu yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri, yani "Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter" )
Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle derdi:
"Lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekununu yapınız."
Esnaf da bu kadar sayfanın toplamını hesaplar ve gelen de kesesini çıkartarak öder,
"Silin borçlarını, Allah kabul etsin"
diyerek çeker giderdi.
Böylelikle, borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmez,
bu işte hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin,
sırf Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olanın sıkıntısını gidermek amacıyla;
karşılıksız, riyasız, gösterişsiz olarak verdiklerini unutur ve bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet,
Allah'ın bir lütfü olduğunu bilerek buna şükrederlerdi...
Hatay’ da Roma Dönemi Titus Tüneli!11 izlenme
Millet İttifakı iktidar olursa millet artık buralarda yuvarlanacak7 izlenme
Son dakika: Bank Asya'nın kurucu ortağı FETÖ'cü Kamil Yavuz Malkatan tutuklandı12 izlenme
Bayrampaşa Belediyesi seçimlerine damga vurdu: Oy pusulasına 6 kez isim yazamadı2 izlenme
İyice saçmaladılar! Kiralık daire ilanı değil kölelik ilanı!7 izlenme
İstanbul Havalimanı'nın yeni pisti uzaydan gözüktü! İşte böyle görüntülendi8 izlenme
Muharrem İnce neyi bekliyor?10 izlenme
Türkiye ve nükleer silah14 izlenme