CHP’nin seçilmiş Sözcüsü Zeynel Emre, kurultay yapılmaması hâlinde partinin seçimlere girmesinin engellenebileceğini söyledi.
CHP’nin seçilmiş Sözcüsü Zeynel Emre, mahkemenin ‘mutlak butlan’ kararının yalnızca parti yönetimine ilişkin bir tartışma olmadığını, CHP’nin varlığını tehdit eden bir sürece dönüşebileceğini söyledi. Emre, CHP’nin 25 Temmuz 2026’ya kadar kurultay yapmasının “varlık ve yokluk meselesi” olduğunu belirtti. Aksi hâlde partinin seçimlere girmesinin engellenebileceğini ve mallarının Hazine’ye devredilebileceğini ifade etti.
Emre, "Şimdi şu çok açıktır: Adalet ve Kalkınma Partisi yargısı baba ocağımızı kapatma planı yapmaktadır." dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısına ilişkin çıkışına da yanıt veren Emre, Meclis Başkanlığı’nın seçilmiş CHP grubunu işaret ettiğini söyledi.
Kurultay için imza toplama sürecine değinen Emre, ilk gün 600’ün üzerinde, ikinci günün sonunda ise 850’nin üzerinde delegenin imzasına ulaşıldığını açıkladı. Emre, hedeflerinin 1000’in üzerinde imzayla olağanüstü kurultay çağrısı yapmak olduğunu belirtti.
Kurultay yapılmasının önünde hukuki engel bulunmadığını savunan Emre, mahkeme kararlarının delege iradesini ortadan kaldıramayacağını belirtti. Emre, “Hiçbir zaman hiçbir mahkeme kararı delege iradesini ortadan kaldırmaz, tüzüğü ortadan kaldırmaz. Tüzük açıktır” dedi.
Emre, Siyasi Partiler Kanunu’na göre partilerin olağan kongrelerini belirli sürelerde yapmak zorunda olduğunu hatırlattı. Bu sürenin aşılması hâlinde ciddi sonuçların doğabileceğini söyledi.
Emre, bu konuda şunları kaydetti:
“Siyasi partiler 2 yılda bir olağan kongrelerini yapmak zorundadır. 1 yıl uzatma hakkı vardır. Bu süre daha uzadığı zaman ihtarla karşılaşabilir. Hele hele iki kez üst üste bu dönem kaçırılmış ve 6 yıllık kesin bir süreyle bu süre geçmiş ise o siyasi partinin seçimlere girmesi engellenir, malları hazineye irat kaydedilir.”
Mahkeme kararı sonrası CHP’nin son geçerli kurultayının Temmuz 2020 olarak gösterildiğini söyleyen Emre, riskin büyüklüğüne dikkat çekti. Emre, “Mahkemece verilen iptal kararı sonrasında 4-5 Kasım 2023 tarihine dönüldüğü için bizim en son geçerli kurultayımız Temmuz 2020 gösterildiği için Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2026 Temmuz ayının 25'ine kadar kurultay yapması bir varlık ve yokluk meselesidir” ifadelerini kullandı.
Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu konu bu kadar açıktır. Partimizin tamamen mahvına sebebiyet verecek bir işten herkes kaçınmalıdır. Burada tüm yetkililere tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Bu risk alınabilecek bir risk değildir.”
Emre, mahkeme kararını siyasi bir müdahale olarak nitelendirdi. CHP’nin yargı yoluyla etkisizleştirilmek istendiğini savundu. Emre, “Şimdi şu çok açıktır: Adalet ve Kalkınma Partisi yargısı baba ocağımızı kapatma planı yapmaktadır” dedi.
Emre, Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısına ilişkin açıklamasına da yanıt verdi. CHP Grup Toplantısı’nın yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Emre, Meclis Başkanlığı’nın daha önce bu konuda kararını verdiğini söyledi.
Emre, şunları söyledi:
“Şimdi bakın Meclis Başkanlığı'na bir yazı yazıldı salı günkü grup toplantısının yapılmaması için. Meclis Başkanlığı da mevzuata uygun bir şekilde cevap verdi. Dedi ki: Siyasi partilerin kendi grupları nasıl düzenleyecekleri kendi iç yönetmeliklerinde vardır.”
Emre, CHP grubunun kendi iç yönetmeliğine göre seçilmiş organlara sahip olduğunu belirtti. “Buna göre Cumhuriyet Halk Partisi kendi içinde yönetmeliğe uygun bir seçim yapmıştır. Grup başkanı bellidir, grup başkanvekilleri bellidir. Dolayısıyla bu konuda bizim müdahalemiz söz konusu olamaz. Yani yetkili ve seçilmiş grubun neresi olduğunu işaret etti” dedi.
Meclis Başkanlığı’nın önceki kararından dönmesini beklemediklerini söyleyen Emre, “Meclis Başkanlığı'nın daha bir-kaç gün önce verdiği karardan döneceğini düşünmek istemeyiz” ifadesini kullandı.
Emre, olağanüstü kurultay için üç farklı yol bulunduğunu söyledi. Bunların genel başkan kararı, Parti Meclisi kararı ve seçilmiş kurultay delegelerinin kararı olduğunu belirtti.
Emre, “Biliyorsunuz partimizin kurultaya gitmesi için üç tane yol var. Bir; Genel Başkan kararı, iki; Parti Meclisi kararı, üçüncüsü de seçilmiş kurultay delegelerinin kararı (yarıdan bir fazlası)” dedi.
Parti Meclisi veya delegeler tarafından karar alınmasına rağmen sürecin işletilmemesi hâlinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurulabileceğini söyleyen Emre, çağrı heyetinin partiyi yönetmek için değil, kurultay sürecini yürütmek için atanabileceğini ifade etti.
Emre, “Yani o partiyi yönetmek üzere değil kurultaya sürecine götürmek üzere. Mevzuat böyle çünkü” diye konuştu.
‘Tedbir kararı var diye kurultay yapılamaz deniyor, nerede yazıyor bu?’
YSK’nın gerekçeli kararına ilişkin soruya da yanıt veren Emre, yeterli imza toplandıktan sonra mahkemelerin ve YSK’nın geçmiş uygulamaların dışına çıkıp çıkmayacağının görüleceğini söyledi.
Emre, kurultay yapılmasının tedbir kararıyla engellenemeyeceğini savundu. Emre, “Efendim tedbir kararı verildi ve kurultay yapılamaz. Nerede yazıyor bu?” diye sordu.
Emre, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nerede yazıyor değerli arkadaşlar? Böyle bir şey yazmıyor hiçbir yerde. Dolayısıyla süresiz bir... o zaman Türkiye'de siyasi partilerin organlarına ne ihtiyaç var? Mahkemeler kimin genel başkan olacağını süreden bağımsız belirlesin.”
Emre, CHP İstanbul İl Başkanlığı için de benzer bir mahkeme süreci olmasına karşın kongre gerçekleştiğini hatırlatarak, kurultay yapılmasında bir engel olmadığını söyledi.
Yargıtay’a başvuru konusunda aceleci davranıldığı eleştirisine de yanıt veren Emre, bu eleştirinin hukuki bir temeli olmadığını söyledi.
Emre, “Efendim bu da koca bir bahanedir. Niye? Şimdi bir defa bu konuda irade açıklansın desin ki şu gün evet biz kurultay yapacağız. Dilekçeyi yazarsınız Yargıtay'dan, feragat edersiniz başvuruyu. Öyle değil mi? Yani kesinleşmiş olur, alırsınız kesinleşme şerhini gider yaparsınız kurultayı. Bunlar bahanedir” dedi.
Emre, hukuki dayanak gösterilmeden kurultay sürecinin engellenmeye çalışıldığını belirtti.
Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen Gürsel Erol, Engin Altay ve Ali Öztunç ilişkin soruyu da yanıtlayan Emre, bu isimlerin CHP Lideri Özgür Özel ile de görüştüğünü söyledi. Emre, görüşmelerde kurultayın acil olduğu konusunda ortak görüş bulunduğunu aktardı.
Emre, “Genel başkanımızın görüşme daveti üzerine geldiler üç isim de ve her ne kadar çeşitli konularda yönetime muhalif de olsalar kurultayın acil olduğunu, kurultay yapmadan partinin ilerleyemeyeceği noktasında bizlerle hemfikirler” dedi.
Kılıçdaroğlu ile diyalog kapısı açılıp açılmadığına ilişkin soruya da kısa yanıt veren Emre, tartışmanın merkezinde kurultay olduğunu söyledi.
Emre, “Şimdi şöyle konu çok açık. Yani konu karmaşık bir konu değil. Konu çok açık. Gerekçelerini anlattım: Kurultay
Yani süreci zamana yaymaya yönelik girişimlerin bir anlamı yok. Yani bu işin başka türlü meşruluğu sağlanmaz. Yani ben şunu da tabi anlamıyorum. Efendim deniyor ki İstanbul kongre delegeleri olmayacak, bazı delegeler olmayacak vesaire. E şimdi böyle seçim yaparsak meşruluğu tartışılır mı?
Böyle ifade edenler de var. Yani hiç seçim yapılmadan meşru oluyor ama mevcut kurultay delegeleriyle seçim yaptığınızda da meşruiyeti tartışmalı oluyor. Yani şimdi bir akıl yürütmesi yaptığınızda, bir süzgeçten geçirdiğinizde mantıklı baktığınız zaman bunun başka hiçbir yolu yok.” dedi.
Parti Meclisi’nin toplanmasına ilişkin soruya da yanıt veren Emre, toplantının yapılması gerektiğini belirtti. Emre, “Yani toplanması lazım. Toplanmazsa tabii onu da biz imzayı toplayabiliriz yani pekala. 12'nin çok üzerinde yani yarıdan fazlası bile toplanabilir” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun sözcüsü Müslim Sarı'nın 2018 tüzüğüne göre hareket edeceğiz sözlerine de Emre şu yanıtı verdi:
"Şimdi ben bir defa tabi hani seçilmemiş kimseyi görevli gibi görüp polemiklere girmem. Burada seçilen irade bizleriz. Delegeyle seçildik, partinin tüzüğü doğrultusunda çeşitli görevlendirmeler yapıldı. Benim söylediğim her şey dikkat ederseniz mahkeme kararı, kanun, anayasa, siyasi partiler kanunu, ülkemizdeki içtihatlara dayanıyor. Yani bu türden değerlendirmeler olursa belki cevap verebiliriz. Bu doğrultuda kesinlikle bu kararı, butlan kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünü tedbiren ortadan kaldırmış değil, tüzüğü geçerli. Buna yönelik bir karar vermemiş. Yani burada anlaşılmayacak bir şey yok bence"
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran16 izlenme
Merkez Bankası'nda büyük deprem! 90 deneyimli isim görevden alındı, yerlerine 'çaylak' AKP'liler atandı!28 izlenme
güzelliğiyle mest etmişti... Devamı için tıklayın13 izlenme
Hazırlık yapın geliyor!18 izlenme
Ortaya çıktı artık29 izlenme
Kılıçdaroğlu'ndan Muharrem İnce açıklaması16 izlenme
Dünya'da Atatürk'e verilen değer7 izlenme
Saldırıda eski eşini ve kızını kaybeden oyuncu Nurettin Uçar'dan yürekleri dağlayan paylaşım16 izlenme