Yolculuk yeniden başladığında Elif gördüklerinden etkilenmişti.
“Bu kadar yardımsever olmayı nasıl başarabiliyorsun?” diye sordu.
Kemal bir süre sustu. Sonra uzaklara bakarak konuştu.
“Yıllar önce ben de bir dağ yolunda mahsur kalmıştım. Ne telefon vardı ne yardım isteyebileceğim biri. Saatlerce bekledim. Sonunda bir kamyon şoförü durdu ve bana yardım etti.”
“Elindeki her şeyi paylaşmıştı. Sonra da yoluna devam etmişti. Adını bile öğrenemedim.”
“Elimde sadece bir cümlesi kaldı.”
“Elindeki iyiliği yanında taşıma, başkasına ver.”
Elif sessizce dinledi.
Kasabaya yaklaştıklarında güneş yavaş yavaş batıyordu. Turuncu ışıklar dağların arasına yayılmıştı.
Kemal tırı otogarın yakınında durdurdu.
“İşte geldik.”