İstanbul ve Tekirdağ’da SGK’dan haksız kazanç sağlama uğruna yenidoğan bebeklerin hayatını kaybetmesine neden oldukları suçlamasıyla yargılanan ‘Yenidoğan Çetesi’nin davasında ikinci duruşmanın ikinci celsesi bugün görüldü.
Dün sanık avukatları tarafından istenen savcının değiştirilmesi talebinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedildiği öğrenildi.
Mahkeme ara kararını açıklarken, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma 18 Şubat'a ertelendi.
Mahkemede ara karar çıktı. 26 tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, duruşma 18 Şubat’a ertelendi.
Dosyabın reddihalim yönünden incelenmesi için 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildi.
Yenidoğan Çetesi'nin yargılandığı davada mahkeme heyetinin ara kararını açıklaması bekleniyor.
Duruşmada savunma yapan sanık doktor Rıza Keykubat'ın avukatı, "Bu davaya baktığımda ben bir kumpas görüyorum. Benim müvekkilimin işe giriş tarihi bellidir. Hangi belgelere imza attığı bellidir. Dosyadaki somut belgelere bakıyorum, nöbet listeleri var. Nöbet listesinde ismi yok. Rıza Keykubat'ın tutuklandığı yetmiyormuş gibi eşini de tutukladılar. Müvekkilim örgütle suçlanıyor ama Fırat Sarı'yı tanımıyor. Keykubat, üzerine atılı suçu işlememiştir. Tahliyesini talep ediyorum" dedi.
Sümeyye Nur Taşçı'nın avukatı ise, "Dosyada delil olarak gösterilen tape kayıtlarının nasıl alındığı bilinmiyor. Ses kayıtları ve tape kayıtları kanuna aykırı şekilde elde edilmiştir. Yok edilmesini talep ediyorum" şeklinde savunma yaptı.
Söz alan örgüt lideri sanık Fırat Sarı ise, “Bana göre bu iddianamenin kabul edilmemesi lazımdı. Otopsiler yapılsaydı, bebek katili olmayacaktık. Hiç bir adli işlem, biz istememize rağmen yapılmadı. 10 hastaneyi kapattınız, yok ettiniz, iddianame hazırladınız. Bunların hesabını veremezsiniz. Hakkımızda iddianamede yanlış algılar var. Buradaki 10 hastaneler dışında çalıştığımız hastaneler de vardı. O hastanelerin hiçbiri hakkında işlem yapılmadı, iddianame yanlış kuruldu. Yanlış katlarla bina inşa edemezsiniz. Hakkımızda bu iddianamedeki yanlışlardan dolayı bir algı var. Bu iş böyle nasıl çözülecek bilemiyorum” dedi. Duruşmaya sanık Fırat Sarı'nın savunmasının ardından 15.30'a kadar ara verildi.
Tutuklu Sanık İlker Gönen'in avukatı, "Benim müvekkilim tüm gerçekleri harikulade anlattığı için bize çok birşey kalmıyor. Özellikle ilk duruşmanın tamamında vicdandan bahsedildi. Müvekkilimin adını aldığı ödüllerden siliyorlar. Tüm bebeklerin halen tedavisinde 'İnsanlıktan nasibini almamışlar çetesi' denilen isimlerin verdiği eğitimler kullanılıyor. En iyi isimleri 'Bebek katili' olarak yargılıyorsunuz. Tokluoğlu bebek için aile böbrek rahatsızlığı var diyor siz ona da inanmıyorsunuz. Duruşma savcısı 'Soruşturma savcısıyla duruşma öncesinde de görüşüyorduk' dedi. Biz dün reddi hakim yapmadık. Duruşma savcısıyla soruşturma savcısı öncesinde de görüşüyorsa bizim lehimize delili kim toplayacak?
Ben hiçbir bebeğin evrakını dosyaya sokamıyorum. Bugün itibariyle bir evrak daha sundum bunu da suç duyurusu olarak kabul edersiniz. Müvekkilim kendi çocuğu Mete Gönen’in yenidoğanda yattığı evrakları sundum. Bunlar bebek katili ya, kendi çocuklarını da yenidoğana yatırdılar. Basında da, kamuoyunda da buradan bebek katili çıkaramayacaksınız. Tek talebim 3 ay geriye sarıp Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi'ne kaç bebek sevk edildi ve kaç bebek vefat etti bakın" dedi.
Örgütün elebaşı olduğu suçlamasıyla yargılanan Fırat Sarı'nın avukatı, mahkeme heyetiyle bir tartışma yaşadı. Sarı'nın avukatı, müvekkilinin ifadesinin usulsüz şekilde alındığını savunurken, söz konusu ifadelere mahkeme başkanından tepki geldi.
Avukatın salondan çıkarılmasına karar verilirken, avukatın direnmesi sonucu devreye polis girdi ve söz konusu kişi mahkeme salonundan çıkarıldı.
İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10 kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl 6'şar aydan 582 yıl 9'ar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Sanık Gıyasettin Mert Özdemir'in ise "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Ayrıca 8'i kadın 44 sanık hakkında da benzer suçlardan hapis cezaları öngörülüyor.
İddianamede, "dolandırıcılık" suçu işlenerek maddi menfaat temin edilen sorumlu hastaneler ve şirketler için de tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanması, bunların kapatılıp mal varlıklarına el konulması talep ediliyor.
Soruşturma kapsamında İstanbul ve Tekirdağ Çorlu'daki bazı hastanelerin ruhsatı iptal edilmiş, bu hastanelerde tedavi gören bebekler ve hastalar ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilmişti. Ayrıca, Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla 13 hastane ve 3 şirkette Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak görevlendirilmişti.
"Yenidoğan çetesi"ne ilişkin başlatılan yeni soruşturma kapsamında, 11 şüpheli tutuklanmış, 3'ü hakkında adli kontrol şartı uygulanmış, 1'i ise savcılıktan serbest bırakılmıştı.
Söz konusu soruşturma sürüyor.
Kaynak: Gerçek Gündem
Köfteci Yusuf olayında yeni gelişme! Domuz eti skandalı öncesi kapatmaya çalışmış13 izlenme
'Yenidoğan Çetesi' davasını açmıştı: 'Savcı Yavuz Engin'i ölümle tehdit' iddianamesi kabul edildi9 izlenme
İşsizlik kartopu gibi büyüdü14 izlenme
Evinin Balkonundan Düşen, Deniz Şekilden acı haber geldi... ayrıntılar Yorumda18 izlenme
Avustralya'nın Bondi plajında ateş açan saldırganlardan birinin etkisiz hale getirildiği anlar8 izlenme
Yargıtay, sahte sosyal medya hesabı açan kişinin cezasını onadı8 izlenme
Yoğurdun içine kaşık kaşık ekleyin: Kemiklere kalsiyum işliyor, diz ağrılarını sıfırlıyor3308 izlenme
Bu çok büyük bir gün... Kuzey ışıkları yandı! İşte Gazze'nin yeniden doğuşu10 izlenme
sanatçıları kara listesine aldı!
Diyanet: "Kopya veya torpille girilen işten elde edilen kazanç, helaldir!'
Mansur Yavaş: "Bu ülkede Gökçek ve ailesinin tümü yargılanmadan hapse girmeden, yaptıklarının hesabı sorulmadan asla adaletten bahsedilemez"
Bir zamanlar Yeşil Çamın Yıldızıydı