Bir zamanlar, küçük bir köyde yaşlı bir teyze vardı. Yılların getirdiği yalnızlıkla baş başa kalan bu kadın, hayatının en değerli anlarını dört yetime adadı. Her sabah, evinin kapısını açtığında, dört ufak yüzle karşılaşmanın mutluluğu, onun bir nebze olsun yalnızlığını hafifletiyordu. İhtiyacı olan, ihanete uğramış ve terkedilmiş bu çocuklara, hem yemek hazırlıyor hem de onlara bir aile sıcaklığını hissettirmek için elinden geleni yapıyordu. Günler geçtikçe, bu çocuklarla olan bağı daha da güçleniyor, onlara sadece karın doyurmakla kalmayıp, sevgi ve umut aşılamaya çalışıyordu. Fakat zaman, her şey gibi onları da alıp götürüyordu; çocuklar büyüdü, kendi yollarını buldu ve birer birey olarak hayata karıştılar. Haberin devamını okumak için sonraki sayfaya geçiniz…