Yaşlı Bahçıvanı Yıllarca Hor Gördüler…

“Çünkü hiçbir zaman önemli olduğunu düşünmedim.”
Nermin Hanım hemen sandalyesini çekti.
“Lütfen oturun Hasan Bey. Size bir çay hazırlatayım.”
Hasan Bey nazikçe teşekkür etti.
“Yıllardır ilk kez bana ismimle hitap ettiniz.”
Bu cümle bahçedeki herkesi susturdu.
En küçük oğul utanç içinde yere bakıyordu. Birkaç dakika önce yaptığı hareket gözünün önünden gitmiyordu.
Yavaşça Hasan Bey’in yanına geldi.
“Özür dilerim.”
Hasan Bey çocuğun omzuna dokundu.
“Önemli olan özür dilemeyi öğrenmiş olman.”
Tam herkes olayın bittiğini düşünürken avukat dosyadan son bir zarf çıkardı.
“Bir belge daha var.”
Hasan Bey zarfı açtı.
İçinden Kemal Bey’in kendi el yazısıyla yazılmış bir mektup çıktı.
Mektupta şöyle yazıyordu:
“Sevgili Hasan…
Hayatım boyunca binlerce insan tanıdım. Çoğu zengin, güçlü ve başarılıydı. Ama içlerinde karakteri en sağlam insan sendin. Bana hayatımı borçlu olmama rağmen karşılığında tek kuruş istemedin. İnsanların seni kıyafetlerine göre değerlendirdiğini gördüm. Oysa gerçek zenginlik banka hesaplarında değil, vicdandadır.
Bu mirası sana yalnızca teşekkür etmek için bırakmıyorum. İnsanlara gerçek değerin ne olduğunu göstermen için bırakıyorum.”
Hasan Bey mektubu sessizce katladı.
Gözleri dolmuştu.
Reklamlar