Bir adam kulübesinde oturuyordu. Kulübesi eski olduğu için, kulübenin duvarlarından sık sık parçalar dökülüyordu. Adam her düşen parçanın yerine bir avuç çamur alıp, dökülen yere yapıştırıyordu. Sonunda ev çamur yığını haline geldi ve çöktü.
Adam “Ne vefasız evmiş, yıllardır içinde oturdum da çökeceğini haber bile vermedi” diye söylendi.
Bunun üzerine ev dile gelerek şöyle dedi: “Aslında haber vermek istedim. Ama ne zaman haber vermek için ağzımı açtıysam, ağzımı bir avuç çamurla tıkadın, konuşmama izin vermedin.” Benzeri bir yaklaşımla, ömür binamızın her gün harap olmaya doğru gittiğini söyleyebiliriz.
Aslında ağaran saçlar, dökülen dişler, bükülen beller… Bedenin yıkılmak üzere olduğunun habercisidir. Ama bu sessiz mesajları değerlendiremeyen biri için bunların hiçbiri mana ifade etmez, farkına varmadan ömrünü tüketir, gider.
Dostoyevski, levha yapılıp asılacak kalitede şu muhteşem vecizeyi söyler:
“YENİDEN DÜNYAYA GELSEYDİM, SANİYELERİN NABZINI TUTARDIM”
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !
AK Parti'de MHP paniği! Bizden oy koparıyor13 izlenme
İşte Başımıza Gelecekler11 izlenme
İYİ Partili bir yöneticiden Kılıçaroğlu'na HDP ile ilgili şaşırtan soru! CHP başkanı bir an bile takılmadan cevap verdi.16 izlenme
1923 Cumhuriyetin Kuruluşu'nun Şanlı Hikayesi11 izlenme
Athena Gökhan'dan Gökçeğe sert tepki...15 izlenme
2700 TL'YE ÇIKARTILDI10 izlenme
Faiz politikaları işçi alacaklarını vurdu!10 izlenme
Mehmet Şimşek çözümü satmakta buldu: Hepsini satılığa çıkarıyor29 izlenme