Türk Sinemasında Çığır Açan İsim Zeynep Değirmencioğlu
Ömercik`in değişmez rol arkadaşı ve kuzeni. Babası senarist Hamdi Değirmencioğlu sayesinde henüz 2 yaşındayken Papatya adlı filmle sinemaya adım attı ve 20 yaşına gelinceye kadar da çok sayıda filmde rol aldı. O pek çok çocuk yıldızdan daha şanslıydı.
Beyazperdeye daha henüz iki yaşındayken “Papatya” filmiyle geçti. Daha sonra “Duvaklı Göl”, “Funda” gibi filmlerde, çocuk yıldızı olarak gözüktü.
Ama esas ününü 1960`da “Ayşecik” filmi ile yaptı. “Ayşecik”, Türk sinemasında bir çığır açtı. Bundan sonra kendi adından çok bu isimle anıldı.
Filmleri yurt içinde olduğu kadar, özellikle komşu ülkelerde de aynı ilgiyi gördü.
Çeşitli kuruluşların armağanlarını kazanan Değirmencioğlu, senaryo yazarı Hamdi Değirmencioğlu`nun kızı, kendisi gibi çocuk yaşta Yeşilçam filmlerinde rol almış olan ve Ömercik adı ile ünlenen Ömer Dönmez`in kuzenidir.
Yıllardır oyunculuk yapmayan Değirmencioğlu, dönemin Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinden Serkan Acar ile evlendikten sonra 1974 yılında rol aldığı Macera Yolu filminin ardından sinemayı bıraktı
Çeşitli kuruluşların armağanlarını kazanan Değirmencioğlu, senaryo yazarı Hamdi Değirmencioğlu`nun kızı, kendisi gibi çocuk yaşta Yeşilçam filmlerinde rol almış olan ve Ömercik adı ile ünlenen Ömer Dönmez`in kuzenidir.
Yıllardır oyunculuk yapmayan Değirmencioğlu, dönemin Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinden Serkan Acar ile evlendikten sonra 1974 yılında rol aldığı Macera Yolu filminin ardından sinemayı bıraktı
Acar`ın vefatı nedeniyle evliliği sona ermiştir.Günümüzde emlakçılık emlak işinden sonra restoran işletmeciliğine soyundu, şuan Fenerbahçe`de soyadını taşıyan bir kebapçı işletiyor.
Yeşilçam'ın Ayşecik’i son hali ile görenleri şoke etti! Zeynep Değirmencioğlu bakın şimdi ne yapıyor?
Yeşilçam'a Ayşecik karakteriyle damga vuran Zeynep Değirmencioğlu, evlendikten sonra kariyerine noktayı koyarak gözlerden uzak bir hayat yaşamayı tercih etmişti. Yeşilçam'ın unutulmaz isminin zaman içindeki değişimi sevenlerini şaşkına çevirdi.
Henüz 2 yaşındayken sinemaya adım atan Zeynep Değirmencioğlu 'Ayşecik' filmiyle Türk sinemasında çığır açmıştı. 20'li yaşlarına kadar çok sayıda filmde yer alan ve sonrasında sinemayı bırakan oyuncuyu yıllar sonra görenler tanımakta zorlandı. Yeşilçam'ın Ayşecik'i Zeynep Değirmencioğlu'nun son hali sosyal medyada ilgi odağı oldu. İşte merak edenler için Zeynep Değirmencioğlu'nun son hali
Atıf Yılmaz'ın yönettiği, Zeynep Değirmencioğlu'nun başrolünde yer aldığı 'Ayşecik', izleyiciden gördüğü ilgi üzerine çekilen devam filmleriyle 11 yılda 15 filmlik seri haline getirildi.
Filmin senaristi Hamdi Değirmencioğlu'nun kızı olan 1954 doğumlu Zeynep Değirmencioğlu, dönemin ünlü futbolcusu Fenerbahçeli Serkan Acar ile evlendikten sonra kendine bambaşka bir yol çizdi.
Şimdilerde İstanbul'da emlakçılık yapan Zeynep Değirmencioğlu son hali ile merak konusu oldu.
Zeynep Değirmencioğlu: "Sinemayı hiç özlemedim!"
Türk sinemasının ‘Ayşecik’i Zeynep Değirmencioğlu, emlak işinden sonra restoran işletmeciliğine soyundu.
Yıllardır oyunculuk yapmayan Değirmencioğlu, artık Fenerbahçe’de soyadının taşıyan bir kebapçı işletiyor. Zaman zaman yemek yapmak için mutfağına da girdiği mekânın ticari işleriyle oğlu Erkan Acar ilgilenirken, mutfaktan ve müşteri ilişkilerinden diğer oğlu Volkan Acar sorumlu... Değirmencioğlu ve oğullarıyla Değirmencioğlu Kebap’ta buluştuk, sinemadan neden gıda sektörüne girdiklerine kadar her şeyi konuştuk...
Çok uzun zamandır oyunculuk yapmıyorsunuz. Hiç özlediniz mi setleri, sinemayı?
Hiç özlemedim. Zaten 1.5 yaşımdan 20’me kadar setlerdeydim. Oyunculuğa benim bıraktığım yaşta başlayanlar var. Çocukluğu, genç kızlığı setlerde geçmiş biri olarak evlilik hayatı, ev hanımlığı ve çocuklar çok daha cazip geldi zamanında bana. Sinemayı bıraktığıma hiç pişman olmadım. Hiç özlem duymadım.
Uzak kaldığınız süreçte Türk sineması nasıl bir aşama kat etti sizce?
Çok iyi işler yapıldığını düşünüyorum. İmkânlar bizim zamanımızdakinden çok daha fazla tabii... Ama bizim zamanımızda da değerler daha fazla ön plandaydı. Aile kavramı öndeydi. Toplum olarak bazı değerlerimizi kaybediyor gibiyiz. Bu durum beni çok üzüyor.
Serkan Acar’la evlendiğinizde kariyerinizin zirvesindeydiniz. Güzelliğiniz dillere destandı. Şöhretin büyüsüne kapılmadan düzgün bir aile hayatı sürdürmeyi nasıl başardınız?
Biz eşimle çok büyük bir aşk yaşadık, başlıca nedeni budur. Bir de insanın alt yapısı çok önemli. Benim çok düzgün bir ailem var. Onların sayesinde sinemanın içinde olduğum dönemde bile özel hayatımla dışında durmayı başarıyordum. Evliliğim de hep bu düzende ilerledi.
Bu süreçte önce emlak işine soyundunuz...
Evet. Belli bir yaşa geldikten sonra bir şeyler yapmak istedim ve emlak işine başladım. 22 yıldır da çok severek yapıyorum bu işi.
Artık bir de Değirmencioğlu Kebap’ ı işletiyorsunuz. Gıda sektörüne geçmeye nasıl karar verdiniz?
Uzun zamandır üzerinde düşündüğümüz bir iş koluydu. Oğullarım Volkan ve Erkan, Turizm Otelcilik mezunu. Ortak hayalimizdi böyle bir iş yapmak. 2 yıl önce şu anda işlettiğimiz mekânı devraldık ve öncelikle başka bir isim altında piştik. Sonra da mekâna soyadımı verdik.
Ailece çalışmak zor mu keyifli mi?
Zor tarafları da var, keyifli tarafları da.
Özellikle mi ocak başı konseptini tercih ettiniz?
Evet. Biz ailece ocak başına gitmeyi çok severiz. Sanayileşmeye giden gıda sektörünün içinde ocak başı konseptiyle nostaljik yemek kültürünü yaşatmak istedik. Bir aile işletmesi olarak ev gibi bir mekân yaratmaya çalıştık. Özellikle Türk mutfağını, anne mutfağını seçtik. Nostaljik bir hava yaratmak istedik.
Restoranın içindeki Yeşilçam’dan fotoğraflarla da nostaljik bir hava yaratmışsınız...
Evet, insanlar çok mutlu oluyor o fotoğrafları görünce. “İyi ki bu fotoğrafları asmışsınız” diyorlar.
‘Yaptığı favaya herkes bayılıyor’
Ailece mutfağa girdiğiniz oluyor mu?
Zeynep Değirmencioğlu: Zaman zaman oluyor.
Volkan Acar: Daha çok annem giriyor mutfağa.
Erkan Acar: Annem diye demiyorum; gerçekten çok lezzetlidir eli. Çok başarılıdır yemek konusunda.
Z.D.: Evlendiğimden beri evde yemek işini benden başka kimseye bırakmadım. Çocukluğumdan beri hep kalabalık sofralarımız oldu. Bu aile geleneğini kendi evimde de devam ettirdim.
Anne elinden yemeğe doyamadığınız ne var beyler?
E.A.: Fava! Yiyen herkes bayılıyor annemin favasına!
V.A.: Mutfağımızın tüm yenilikleri annemin onayından geçiyor. Özellikle ramazan mönüsü ondan sorulur. Geçtiğimiz yıl ramazanda favayı ve pilakiyi o yapmıştı. Bayılmıştı herkes.
Z.D.: Bir de çorba yapmıştım. Çok basit bir tarifti ama çok beğenilmişti o çorba da.
Röportaj: Ece Saruhan
Türk sinemasında hafızalara Ayşecik karakteriyle kazınan Zeynep Değirmencioğlu'nun şimdi sakin bir hayatı var. İşte Değirmencioğlu'nun son hali...
Çeşitli kuruluşların armağanlarını kazanan Değirmencioğlu, senaryo yazarı Hamdi Değirmencioğlu'nun kızı, kendisi gibi çocuk yaşta Yeşilçam filmlerinde rol almış olan ve Ömercik adı ile ünlenen Ömer Dönmez'in kuzenidir. Babası senarist Hamdi Değirmencioğlu sayesinde henüz 2 yaşındayken Papatya adlı filmle sinemaya adım attı ve 20 yaşına gelinceye kadar da çok sayıda filmde rol aldı. Ayşecik, pek çok çocuk yıldızdan daha şanslıydı.
Esas ününü 1960'da Ayşecik filmi ile yaptı. "Ayşecik", Türk sinemasında çığır açtı. Bundan sonra kendi adından çok 'Ayşecik'le anıldı.
Filmleri yurt içinde olduğu kadar, özellikle komşu ülkelerde de aynı ilgiyi gördü.
Yıllardır oyunculuk yapmayan Değirmencioğlu, dönemin Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinden Serkan Acar ile evlendikten sonra 1974 yılında rol aldığı Macera Yolu filminin ardından sinemayı bıraktı.
Değirmencioğlu setleri özlemediğini şöyle anlatıyor: ‘’Zaten 1.5 yaşımdan 20’me kadar setlerdeydim. Oyunculuğa benim bıraktığım yaşta başlayanlar var. Çocukluğu, genç kızlığı setlerde geçmiş biri olarak evlilik hayatı, ev hanımlığı ve çocuklar çok daha cazip geldi zamanında bana. Sinemayı bıraktığıma hiç pişman olmadım. Hiç özlem duymadım.’’
Yeşilçamın unutulmaz Ayşeciki şimdi ne yapıyor
Değirmencioğlu eşinin ölümünden sonra günümüzde emlakçılık emlak işinden sonra restoran işletmeciliğine soyundu, şuan Fenerbahçe'de soyadını taşıyan bir kebapçı işletiyor.
Yeşilçam'da canlandırdığı Ömercik karakteriyle tanınan oyuncu Ömer Dönmez'in vefatının üzerinden bir yıl geçti.Yeşilçam'da canlandırdığı Ömercik karakteriyle tanınan oyuncu Ömer Dönmez'in vefatının üzerinden bir yıl geçti.Ömercik filmleri ve sevimli bir ikili oluşturduğu Zeynep Değirmencioğlu ile birlikte, çocuk oyuncu olarak filmlerde rol alan Ömer Dönmez, 13 Ağustos 1959'da Sakarya'da dünyaya geldi.
Sakarya'da dedesinin şeker imalathanesi, babasının da şekerleme dükkanı olan Dönmez'i, 4 yaşındayken eniştesi Hamdi Bey sarışın mavi gözlü olması sebebiyle İstanbul'a getirip Ses dergisinin Çocuk Yıldızlar Yarışması'na kaydetti.
Yarışmada ikinci olan Dönmez, İstanbul'a, teyzesinin evine yerleşti. Burada Ayşecik rolüyle tanınan teyzesinin kızı Zeynep Değirmencioğlu birlikte yaşadı.Dönmez, ilkokulu Maçka ilkokulunda okudu. Ortaokul eğitimini ise ikinci sınıftayken yarıda bıraktı."Size baba diyebilir miyim amca?"Senaryosunu Erdoğan Tünaş'ın yazdığı, yönetmenliğini Süreyya Duru'nun yaptığı başrollerinde Hülya Koçyiğit, Cüneyt Arkın, Cahide Sonku, Avni Dilligil'in oynadığı "Sevgim ve Gururum" adlı sinema filmiyle Dönmez, 1965'te çocuk oyuncu olarak sinema hayatına başladı.
Ömer Dönmez, Zeynep Değirmencioğlu ile birlikte "Pamuk Prenses ve 7 Cüceler", "Ayşecik ve Ömercik" dizisi, "Hayat Sevince Güzel", "Özleyiş" ve "Yuvanın Bekçileri" gibi unutulmayan birçok filme imza attı.Ediz Hun'a yönelttiği "Size baba diyebilir miyim amca?" repliğiyle hafızalarda yer eden Ömer Dönmez, 13 yılda 65 filmde rol aldı.Başrollerinde Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun'un yer aldığı "Tanrı Misafiri" ve senaryosunu Safa Önal'ın yazdığı, yönetmenliğini Türker İnanoğlu'nun yaptığı, Filiz Akın, İzzet Günay ve Ekrem Bora'nın da başrollerinde yer aldığı "Arkadaşımın Aşkısın" filmi Dönmez'in rol aldığı yapımlar arasında yer aldı.
" Türkan Şoray'la, Cüneyt Arkın'la, Ayhan Işık'la birlikte oynadım"Oynadığı filmler sebebiyle çocukluğunu yaşayamadığını bir söyleşide anlatan Dönmez, aynı röportajda şu ifadeleri kullanmıştı:"Oynuyordum ama yalnızca filmlerde. 15 günde iki film bitirirdik. Türkan Şoray'la, Cüneyt Arkın'la, Ayhan Işık'la birlikte oynadım. Yorulurdum ama eğlenceliydi, yeni kıyafetler, değişik yerler. İyi de para kazanıyordum. Bir keresinde Adapazarı'nda film çekimine gitmiştik, üstümde yine yırtık pırtık kıyafetler, delik bir şapka, set arasında dedemi ziyaret etmeye gidecektim. İstasyondan geçerken elinde bavulu olan bir adam, 'gel şunu taşı da para vereyim' demişti, ben, 'sen taşı da ben vereyim' dedim, kızmıştı bana, hem dökülüyor hem de para istemiyor diye."Dönmez'in ailesi 1970'te yılında Adapazarı'ndan İstanbul'a taşınıp Selimiye'ye, çiçekçi semtine yerleşti. Babası, filmlerden kazanılan paralarla 4 taksi alarak esas mesleği olan şekerciliği bıraktı.
Ömer Dönmez, 1978'de taksilerinden birinin kelebek camını tornavida ile tamir ederken geçirdiği kaza ile sol gözünden yaralandı, görme yetisini kısmen kaybetti.Bu sebeple sinema hayatını ardında bırakan Dönmez, bundan sonra Kapalıçarşı'da bir dükkanda konfeksiyon işine başladı. Bir gün motosikletten düştü ve ayakları kırıldı, uzun süre yatağa bağlı kaldı.Avşa'da bir süre büfe işleten Dönmez, ardından Zeynep Değirmencioğlu'nun emlak ofisinde çalıştı.Ömer Dönmez, 1 Şubat'ta, 61 yaşındayken KOAH hastalığı sebebiyle hayatını kaybetti. Dönmez'in cenazesi Üsküdar Selimiye Camisi'nde öğle namazına müteakip düzenlenen cenaze namazının ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığına defnedildi.