Euro/TL’de de bugün 18,02 seviyesi görüldü. Geçen hafta 1’in altını gören Euro/dolar paritesi bugün 1,0254’e kadar yükseldi.
Sözcü'de yer alan habere göre, Dolar/TL yıl başında 13,35 seviyesindeydi. Kurda yılbaşından bu yana artış yüzde 31,5’e ulaştı. TL, yılbaşından bu yana dünyada gelişen ülke para birimleri arasında dolar karşısında en fazla değer kaybeden para birimi oldu.
Küresel piyasalarda güçlü dolar fiyatlamaları kısmen de olsa devam ederken işlemciler yaklaşan merkez bankası toplantılarını ve ABD şirketlerinin bilançolarını yakından izliyor.
Dolar, başlıca para birimleri karşısında geçen hafta gördüğü 20 yılın zirvesinin altında işlem görürken, piyasalar ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu ayki para politikası toplantısında 100 baz puan faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilerini azalttılar.
ABD’de enflasyonun geçen hafta 40 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından Fed’in 100 baz puanlık faiz artışına gitmesi ihtimali güçlenmişti ancak bazı Fed yetkilileri, hâlâ 75 baz puan artışına gidilmesine sıcak baktıklarının sinyalini vermişti.
Bugün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İran ziyaretinde Putin de dahil yapacağı görüşmelerden çıkabilecek sonuçlar izlenecek.
Haftanın kalanında Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz artışı yapması beklenen toplantısı izleniyor. Japonya faiz kararı da bu hafta izlenecek.
Haziran sonunda 17,54 ile 20 Aralık’tan bu yana yeni zirveyi gören dolar/TL, BDDK’nın döviz fazlası olan bazı şirketlere TL kredi sınırlaması sonrası 16,03’e kadar gerilemişti. Ancak kur bu seviyelerde kalıcı olamadı ve yeniden 17,50’ye doğru kademeli yükseldi.
Türkiye’nin 5 yıllık CDS’si ise 900 puana yaklaştıktan sonra dün günü 848/863 puandan tamamladı.
Bu verilere göre TL’nin nisan başından beri değer kaybı yüzde 15, yılbaşından beri kaybı ise yüzde 24,5 seviyesinde. TCMB rezervlerinin yeterliliğinin sorgulanmasıyla TL’nin daha çok değer kaybedeceği endişeleri piyasalara hakim konumda.
CDS’in 900 baz puana yaklaşması dış borçlanma maliyetini çift haneye getirirken, düşük rezervler yeni döviz kaynağı olmadan kur politikaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığı endişelerini getiriyor.
Bu kapsamda yakından takip edilen TCMB net uluslararası rezervleri 8 Temmuz itibarıyla 2002’den beri en düşük seviye olan 6,1 milyar dolara kadar geriledi. Bankacılar öncü verilerden toplam rezervlerin de 100 milyar doların altını kısa sürede görebileceğini hesaplıyor.
Öte yandan, dün açıklanan bütçe verilerine göre Haziran’da kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarının Hazine’ye maliyeti 16,1 milyar TL oldu. Böylece Hazineye toplam maliyet 37,2 milyar TL’ye ulaştı. KKM’nin Hazine haricinde TCMB’ye de maliyeti bulunuyor. Piyasalar maliyetten çok KKM hesaplarının döviz talebi oluşturup oluşturmayacağını izliyor.
Son anket sonuçları açıklandı: AKP ve İYİ Parti’nin oy oranlarında dikkat çeken değişim!7 izlenme
Şarj dolduğunda fişten çekmiyorsanız dikkatli bakın10 izlenme
Türkiye Yüzyılı’nın istatistiği: Türkler Suriyelileri de Afganları da geride bıraktı, birinci sıraya çıktı13 izlenme
PKK'nın fesih kararı! İmamoğlu meclisi işaret etti5 izlenme
Akademisyenlere cüppe yerine sarık öneren rektörden, AKP'li adaylara övgü!11 izlenme
Bu anket için 680 bin lira verdiler!11 izlenme
TURKOVAC'ın ilk sevkiyatı gerçekleşti9 izlenme
Ülkü Ocakları, Alparslan Türkeş'in kızını 'hain' ilan etti10 izlenme