DEAŞ militanları cuma günü Suriye çölünde üç askeri mevziye saldırdı, en az 15 Suriyeli hükümet yanlısı savaşçıyı öldürdü. Bu, aşırılık yanlısı terör örgütünün Suriye'deki son eylemiydi." İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR ) şu açıklamayı yaptı: “Doğu Humus kırsalında rejim güçlerine ve onlara sadık savaşçılara ait üç askeri bölgeye saldırdılar, silahlı çatışmaları tetiklediler. Ve 15 kişiyi öldürdüler."
SOHR, 30 Nisan'da DEAŞ militanlarının Suriye'nin doğusundaki Deyrizor ilinde hükümet yanlısı milislerden dört savaşçıyı bir pusuda öldürdüğünü duyurdu. Bu olaydan sadece birkaç gün önce Palmira kırsalında DEAŞ teröristleriyle çıkan çatışmalarda Liva elKudüs'a bağlı iki askerin öldüğü, üç askerin yaralandığı ve önceki 72 saatte içinde öldürülenlerle birlikte kayıp sayısının dokuza yükseldiği bildirildi.
On beş gün kadar önce de Suriye'nin orta kesiminde DEAŞ üyesi olduğundan şüphelenilen kişilerin hükümet yanlısı güçlere düzenlediği saldırıda 22 savaşçı öldürüldü. Ölenlerin hepsi, Suriye'de hükümet ve Rusya destekli bir grup olan ayrıca çoğunlukla Filistinli savaşçılardan oluşan Kudüs Tugayı'ndandı. Olayın meydana geldiği Sukhna bir zamanlar DEAŞ'ın kalelerinden biriydi. SOHR'a göre çatışmalarda 2023'ün ortalarından beri büyük kısmı hükümet güçlerinden oluşan yaklaşık 160 kişi öldürüldü. Bunların yalnızca 11'inin DEAŞ militanı olduğu bildirildi.
DEAŞ 20192023 yılları arasında dört liderini kaybetmiş ve zayıflayarak daha önce elinde tuttuğu birçok yerden geri çekilmişti. Bu süreçte Suriye ve Rus uçakları, Rakka, Deyrizor ve Humus vadilerinde örgütün saklandığı yerleri vurarak ve hücrelerini takip ederek örgütün saldırı kabiliyeti geliştirmesini ve “ABD koalisyonu” tarafından kendisine sağlanan destekten faydalanmasını engellemede önemli bir rol oynamıştı. Bu da DEAŞ'ın kabiliyetlerinin büyük bir kısmını kaybetmesine neden olmuştu. Ağustos 2023'de Iraklı Ebu Hafs elHaşimi elKureyşi'nin başa geçmesiyle örgüt birkez daha saldırılara başlayarak eski askeri gücünü yeniden kazanmayı umuyor. Ebu Hafs'ın örgütün varlığını ve ayakta kalabildiğini kanıtlamak için militanları faaliyet ve saldırılarını arttırma yönünde motive ettiği belirtiliyor. Yeni “Halife”, hakkında çok az şey bilindiği için DEAŞ'ın “meçhul liderlerinden” biri olarak nitelendiriliyor fakat iktidarı geniş bir mutabakatla aldığı da ifade ediliyor.
Terör örgütünün saldırılarında dikkat çekici bir artış var. 2020'den bu yana azalan saldırılar, bu yılın başından itibaren yeniden yükselişe geçti ve yaklaşık üçte ikisi Suriye ordusu ile müttefik güçlerin kontrolündeki bölgelerde olmak üzere 150'den fazla saldırı kaydedildi. DEAŞ'ın sadece beş ay gibi kısa bir süre içerisinde bu kadar çok saldırı düzenleyebilmesi, uzmanlara göre örgütün maddi, askeri ve lojistik olarak tekrar desteklenmeye başladığını gösteriyor. Kimileri örgütün kısa vadede daha fazla saldırı düzenleyeceği, orta vadedeyse çöle yakın kimi bölgelerde kontrolü “yeniden ele geçirme aşamasına kadar gelebileceğini” öngörüyor.
Suriye ordusu, DEAŞ'ın askeri geri dönüşünü kırmızı çizgi olarak görüyor. Yerel muhabirler Şam'ın, örgütün hareketlerini havadan hedef alma, hücrelerinin faaliyetlerini izleme ve karşı önleyici saldırıları son dönemde arttırdığını bildiriyor. Al Mayadeen'in kaynaklarına göre "Saldırıların yapıldığı yerler, Amerika'nın terör hücrelerini canlı tutmak ve özellikle ŞamBağdat yolu olmak üzere Suriye hükümetinin kontrolü altındaki bölgelerde istikrarı baltalamak için kullanmak amacıyla DEAŞ'a verdiği askeri ve istihbari desteği ortaya koyuyor.” Washington eskiden beri Suriye'deki varlığını DEAŞ hücrelerini takip etme bahanesiyle temize çıkarıyor, savunma analistlerine göre örgütün saldırılarını sürdürmesi tam olarak da bu yüzden ABD için önem taşıyor.
Al Mayadeen'in aktardığı saha verileri, hücrelerin çoğunun ülkenin doğusunda ve güneyinde Amerikan işgalinin bulunduğu bölgeler arasında hareket ettiğini ve “kendilerine verilen görevleri” yerine getirdikten sonra geri çekildiğini gösteriyor. Suriyeli kaynaklar hükümet güçlerinin tüm çölü örgüt hücrelerinden arındırmak için taramaya yöneldiğini söylüyor. Analistlere bakılırsa DEAŞ'ın faaliyetlerinin tamamen ortadan kaldırılması bu saydığımız nedenlerle direkt olarak Amerikan güçlerinin Suriye'den çekilmesiyle bağlantılı.
Uzmanların dikkat çektiği bir başka nokta ise örgütün şu anda önceki dönemde sahip olmadığı fakat aldığı dış desteği kanıtlayan askeri araç ve güdümlü füzeler gibi ekipmanlar kullanıyor olması. Ancak yine de yerel kaynaklara göre Suriye çölündeki hücrelerin düzenlediği ve neredeyse rutin bir hal alan saldırılara rağmen DEAŞ, operasyonel kabiliyetlerini henüz yeterince geliştirebilmiş değil ve kendisinden kurtarılan bölgelerin “tek bir karışını bile” geri kazanmayı başaramadı. Bu dönemde örgüt, Rakka ve Deyrizor kırsalındaki iki kasabayı kontrol etme girişiminde bulunsa da Suriye ordusu bu girişimleri püskürttü.
FETÖ’cülerin ByLock konuşmasında Kılıçdaroğlu detayı14 izlenme
Suudi Bakan Arap aşiretlerden SDG'ye destek istedi12 izlenme
Selçuk Bayraktar’ın vergi rekortmeni olmasının altındaki sırrı açıkladı11 izlenme
Boğaziçi'ni karıştıran vandalların terör sicilleri deşifre oluyor! FETÖ ve 'Kırmızı Fularlı Kız' detayı...11 izlenme
'Gezicilerin başı kesilsin' diyen Erkan Tan: Kılıçdaroğlu cehenneme gidecek!12 izlenme
Son dakika: MSB duyurdu: Bir ayda 134 terörist etkisiz hale getirildi10 izlenme
Yunanistan ve İsrail’den Doğu Akdeniz için skandal hamle! Türkiye’ye karşı…8 izlenme
SON DAKİKA: Asgari ücret ne kadar olacak? Asgari ücrette kritik toplantı bugün9 izlenme
Tek hane için tarih verdi.Bugüne kadar görülmemiş birprogram
Yargıtay’ın AYM kararına tepki yağıyor
İstifa eden AKP'li başkan: Siyaseti tezgâh kurmak sanıyorlar
FETÖ’nün TSK'daki işkenceci rütbelilerine operasyon: Gözaltına alınanlar arasında elebaşına götürülen askeri öğrenciler de var