Abdulkadir Selvi, bugünkü "Erdoğan değişim sinyali verdi mi?" başlıklı yazısında, "Erdoğan, bir süre sonra parti yönetimi ve kabinede değişimi gerçekleştiriyor ama kimi zaman toplumun beklentileri karşılanmıyor." ifadelerini kullandı.
Selvi, Ekonomi, Adalet, Milli Savunma ve Dışişleri bakanlarının kalacağını yazdı.
Bazı anlar vardır. İşi gücü bırakıp, Erdoğan’ın karşılanmasını izlemek için Meclis’in kapısına koşarım.
AK Parti’ye kapatma davası açıldığında Erdoğan’ı 4 kişi karşılamıştı. Ama seçim zaferlerinden sonra Erdoğan’ın Meclis’e gelişi sırasında izdiham yaşanır. Dün ise ortalama bir karşılamaydı. Parti yöneticileri, milletvekilleri ve teşkilat mensupları vardı. AK Parti, İstanbul seçimlerini ezici bir çoğunlukla kazansa, Erdoğan’ı karşılamada izdiham yaşanacağından kuşkum yoktu.
Demirel, “Siyasetin tek bir ilacı var, o da başarı” derdi. Erdoğan, kurulduğu günden bu yana AK Parti’yi bir başarıdan diğerine taşıdı. Girdiği tüm seçimleri kazandı. 23 Haziran İstanbul seçimleri hariç.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, AK Parti grubundaki konuşmasına Ekrem İmamoğlu’nu tebrik ederek başlaması şık bir davranıştı. İstanbul seçimleri için “FETÖ’yü, PKK’yı sevindirir” diyerek milli iradeye saygısızlık yapanlara rağmen Erdoğan, “İstanbul halkının kararının başımızın üstünde yeri vardır” dedi. Yetinmedi, “Altını çizerek ifade ediyorum. Bizim için asıl önemli olan milli iradenin en sağlıklı, en güvenli, en şaibesiz şekilde tecelli etmesidir” diye konuştu.
Erdoğan’ın milli irade vurgusu çok güçlüydü. Belli ki içeride birilerine mesaj verme ihtiyacı hissetti. “Bizim siyaset anlayışımızda millete küsmek, millete darılmak, hele hele milleti suçlamak asla ve asla yoktur” sözlerinin adresi ise doğrudan doğruya AK Parti kadrolarıydı. AK Parti’ye yakın medyada, İmamoğlu’nun seçilmesini “sandık darbesi” olarak nitelendiren milli irade düşmanları çıktı. İmamoğlu’nun yüzde 54’le kazandığı seçimleri, Kandil ve Pensilvanya’yı sevindirecek bir sonuç olarak nitelendirenlere inat Erdoğan, “İstanbul halkının kararının başımızın üstünde yeri vardır” dedi. Erdoğan da çok iyi biliyor ki “Muhtar bile olamaz” diyenlere inat Cumhurbaşkanı olduysa, milli irade sayesinde.
MESAJ ALINDI
Erdoğan, İstanbul seçimlerinin ardından kapsamlı ilk değerlendirmesini AK Parti grubunda yaptı. O nedenle verdiği mesajlar önemliydi. Erdoğan iki hususa dikkat çekti.
1 “Milletimizin verdiği mesajları görmezden gelerek kulağımızın üzerine yatma lüksüne sahip değiliz” dedi.
2 “Gerek 31 Mart’ta gerek 23 Haziran’da milletimize kendimizi niçin anlatamadığımızın muhasebesini yapacağız” diye konuştu.
Erdoğan, milletin sandıkta verdiği mesajın alındığını söyledi. AK Parti’de hesap zamanı. Ama bir nokta var ki, geçmişte “Mesaj alındı” denilip beklenen değişimin gerçekleşmediği durumlar oldu. Bu kez aynı şeyin olmaması gerekiyor. Erdoğan’ın konuşmasındaki en kritik nokta, “Atmamız gereken adımları kararlılıkla hayata geçireceğiz ama dışarıdan birilerinin yaptığı tanımlara göre değil. Biz kendi tanımlarımızı kendi içimizde hep birlikte yapma kudretine sahibiz”cümlesiydi.
Erdoğan çok güçlü bir lider. Elbette ki yapılacak değişiklikleri birileri istediği için değil, kendisi inandığı için yapacak. Ancak bu cümlenin bir siyasi arka planı var. Erdoğan, bir süre sonra parti yönetimi ve kabinede değişimi gerçekleştiriyor ama kimi zaman toplumun beklentileri karşılanmıyor. AK Parti’nin sandıktan çıkan mesajın gereğini yerine getirmediği izleniminin doğmasına neden oluyor.
Erdoğan, grup toplantısından sonra gazetecilerin kabine değişimiyle ilgili sorularına, “Böyle bir şey yapılması gerekiyorsa biz yaparız. Siparişle bu işler olmaz” dedi. Erdoğan şimdiye kadar da bu yöntemi izledi. Eğer kabine değişikliği çok yoğun bir şekilde yazılıp çizilmeye başlandıysa Erdoğan, yapacağı değişikliği bile yapmadı. “Zamanını ve kapsamını ben belirlerim, bana değişiklik dikte edemezsiniz” mesajını verdi. Güçlü liderliğin bir özelliği bu.
Ama seçmen sandıkta değişim mesajı verdiyse, ona karşı direnmek de olmaz.
Erdoğan’ın grup konuşmasında Ekonomi, Adalet, Milli Savunma ve Dışişleri bakanlarının çalışmalarından söz etmesi, AK Parti grubunda Ekonomi, Adalet, Milli Savunma ve Dışişleri bakanları kalıyor yorumuna neden oldu. Diğer bakanlara haksızlık etmek istemem ama ben bir algıyı yansıttım. Ben de benzer bir izlenime sahibim.
AK Parti’deki sorun bir bakanın gidip diğerinin gelmesinden öte, partinin söyleminden siyaset tarzına, ülke yönetiminden toplumsal huzura kadar köklü değişikliklerin yapılmasına ihtiyaç var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından ve AK Parti kulislerine yansıyan bilgilerden köklü değişiklikler yapılacağı izlenimi edinmedim. Erdoğan’ın ekonomiye ilişkin olumlu değerlendirmelerinden ise ekonomi yönetiminin devam edeceği sonucunu çıkardım.
Kaz Dağları'nda Altın ve Uranyum Bulundu6 izlenme
Soylu AKP'de 'istenmeyen bakan' oldu9 izlenme
Son seçim anketini açıklandı: Cumhur ittifakı iki haftada eridi!8 izlenme
CHP Belediye Başkanları Çalıştayı'nın sonuç bildirgesi açıklandı: "Bir santim geri adım yok"8 izlenme
15 Temmuz’un yıl dönümünde Ömer Halisdemir'in kabrine ziyaretçi akını4 izlenme
Cumhuriyetin 98'inci yılında Anıtkabir'de ziyaretçi yoğunluğu yaşandı!9 izlenme
Devletin kaymakamı AKP için seçim çalışmasında!17 izlenme
Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı yanıt verdi8 izlenme
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Çataklı mayıs ayı terör bilançosunu açıkladı
Dışişleri'nden Afganistan'dan ayrılmak isteyen Türklerle ilgili açıklama
Üniversite yurdundaki saldırıda ses kaydının dosyadan çıkartılması istendi
AKP, 31 Mart'ın faturasını trollere kesmeye hazırlanıyor: Temizlik yapılacak