Bulgu Araştırma kurucusu Sosyolog Semih Turan, mevcut sistemin dayattığı kural ve zorunlulukların siyaseti alternatifsiz bıraktığını ve Türkiye'nin bir "sosyal anomali" süreci yaşadığını vurguladı. Turan, mevcut rejimin yarattığı tahribata ve siyasete düşen görevlere dair de değerlendirmelerde bulundu.
BirGün'e konuşan Turan "Bu sistemin dayattığı 50+1 zorunluluğu içi boş, omurgası olmayan, tek derdi siyasi ajandalar olan ittifaklar sistemini yaşama geçirdi. Bu sistem ve getirdiği rejim krizi nedeni ile siyaset, halka bu iklimden çıkışı sunamayan alternatifsiz bir hal alarak çok uzun zamandır sıkışmış durumdadır.
Sosyolojide 'sosyal anomali' olarak tanımlanan; sorunların toplumsal yaşamın sadece bir örüntüsünde değil hemen hemen her alanda derinleşmesine, değerlerin yok olmasına, yolun sonunun kuralsızlığa, yıpranmaya ve çöküşe çıkmasına; sonrasında bireyin güven duygusunu kaybetmesine ve sonuçta yabancılaşmasına neden olan güncel durumda siyaset halkı sahipsiz bırakmamalıdır.'' ifadelerini kullandı.
Siyaset; dış ve iç göç politikaları, sağlığı ve eğitimi metalaştıran sistem, suça karışan çocuk sayısındaki artış oranları, suç çeteleri, yasa dışı bahis, uyuşturucu kullanımının geldiği nokta, ekonomik suçların artışı, beslenme sorunundan dolayı yeniden hortlayan çocuklarda bodurluk; hukuk ve demokrasi gibi endekslerin son durumu ve benzeri sorunlara çözüm üretebilme iddiasını taşımalıdır."
"SIKIŞMIŞ SİYASETTEN ÇIKMANIN YEGÂNE YOLU: SOKAK
Sorunların çözümü için liyakatli kadrolara ve halka güven verecek bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirten Turan, toplumun üçte ikisinin iktidar değişimi istediğine dikkat çekti. Turan, muhalefete düşen tarihi görevi şu sözlerle ifade etti:
"Seçmen bu değişim iradesine yanıt olabilecek, güvenebileceği, hep beraber arkasından gideceği muhalefet seçeneğini henüz tam olarak görememektedir. Burada muhalefete düşen görev, dağınık ve güven vermeyen görüntüyü, kararlı ve birleşik bir muhalefet bloğuna dönüştürmektir. Siyasi yelpazenin en sağından en soluna kadar olan siyasi partiler ve bununla yetinmeyerek, hak arama örgütleri, meslek odaları, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, kadın ve gençlik hareketi gibi toplumsal bileşenlerin kendilerini ifade edebileceği platformlar ile sahada, sokakta olmak bu sıkışmış siyasetten çıkmanın yegâne yoludur." ifadelerine yer verdi.
yenicaggazetesi.com
