FETÖ’cü hainlerin kumpaslarının ardından 18 yıl hapse mahkum edilen Tümamiral Soner Polat, 30 Ağustos 2013’de emekliye sevkedilerek çok sevdiği üniformasına veda etmişti.
“TSK’dan ayrılıyoruz” başlıklı bildiri 5 Eylül 2013 tarihinde Sözcü yazarı Saygı Öztürk’ün köşesinde de yayımlanmıştı.
İşte o yazıdan bir bölüm:
İki sınıf arkadaşının kaderleri de aynı oldu. Askeri Cezaevinden Silivri Cezaevine nakledilirken isyanlarını da ortak açıkladılar: Üniformamızın siyahına toz kondurmadık, beyazına leke sürdürmedik. Onları kirletmeye çalışanları unutmayacağız. Kendi askerine bu haksızlığı reva gören, sivilasker Devletin bugünkü sahiplerine hakkımızı helal etmiyoruz.
Semih Çetin ve Soner Polat Deniz Harp Okulundan sınıf arkadaşı. Bülent Alpkaya’nın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı döneminde birisi genel sekreteri, diğeri özel sekreteriydi. İkisi de tümamiral oldu. Çetin, Gölçcük Donanma Komutan Yardımcılığı, Polat Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın Lojistik Başkanıyken “Balyoz Davası”ndan tutuklandılar. Askeri cezaevinde aynı odada kaldılar. İkisine de 18’er yıl ceza verildi. YAŞ kararıyla emekliye sevk edildiler. Üst makamlara “TSK’dan ayrılıyoruz” başlıklı ortak veda yazısı gönderdiler. İkisi de bundan sonra da ulusumuzun hayati çıkarları için canlarını seve seve vermeye hazır olduklarını belirttiler.
41 yıl Cumhuriyet donanmasına hizmet veren iki tümamiral, 30 Ağustos’da emekliye sevk edildi. Üst makamlara gönderdikleri “TSK’dan ayrılıyoruz” başlıklı vedalarında, “TSK’ dan huzur içinde ayrılıyoruz. Çünkü bu yüce kurum ve özellikle Atatürk Cumhuriyeti’ nin tüm değerlerine her hâl ve şartta bağlı kaldık. Bu bağlılığımızı, ağır hapis cezası ile yargılandığımız mahkeme heyeti huzurunda şöyle haykırdık:

SONER POLAT: PİŞKİN SEYİRCİ OLMAKTANSA
Ben Tümamiral Soner Polat: Türk devletinin kuruluş ilkelerine sözde değil özde, kalben bağlı bir Cumhuriyet amirali olarak bu salonda ve diğer mahkeme salonlarında suni davalarla esir alınan tüm Atatürkçü, onurlu ve kahraman silah arkadaşlarımla aynı kaderi paylaşmaktan ve aynı havayı teneffüs etmekten son derece mutlu, kıvançlı ve gururluyum.
Eğer Cumhuriyet ve Türk Silahlı Kuvvetleri, içten ve dıştan ağır bir saldırı altında iken, dışarıda pişkin ve kayıtsız bir seyirci olsaydım, öncelikle kendimden şüphe ederim; ailem, yakınlarım ve gerçek dostlarım beni lânetlerdi. Bugün görünüşte kaybetsek bile, tarihin şaşmaz adaleti, bizlerin haklılığını ve doğru tarafta olduğumuzu günün birinde mutlaka ortaya çıkaracaktır.
Bunca yıllık hizmetimizin karşılığı olarak sahte dijital delillerle 18 yıl hapis cezası aldık. Bu ceza ile görevlerimizi taçlandırdığımıza inanıyoruz. Ülke için bir bedel varsa tabii ki ödeyeceğiz. Bunda büyütülecek bir şey de yoktur. Haksız yere tutuklanarak gönderildiğimiz Hasdal’ da sevdiklerimizden ayrı küçücük bir koğuşta uykusuz geçen geceleri, avluda volta atarak geçen günleri, çok önemli günlerde sevdiklerimizin yanında olamamanın hüznünü elbette hatırlayacağız. Ama bunlar biz deniz subayları için olağan, görevdeyken de yapabileceğimiz şeyler.
Tırnaklarımızla kazıyarak şanla şerefle oluşturduğumuz kariyerlerimizin mahvolması da umurumuzda değil. Çünkü bizler para pul, mevki, makam için bu görevleri yapmadık Devlet görev verdi, yıllarca hizmet ettik. ‘Artık size ihtiyaç kalmadı’ dediğinde de şimdi olduğu gibi çekip gitmesini biliriz.

Bugüne kadar siyahına toz kondurmadığımız, beyazına leke sürdürmediğimiz üniformalarımızı kirletmeye çalışanları unutmayacağız. Bunu hazmedemiyoruz. Devletin buna izin vermesini kabul edemiyoruz. Kendi askerine bu haksızlığı reva gören, sivilasker devletin bugünkü sahiplerine hakkımızı helal etmiyoruz.
Bütün rütbelerimiz ve ayrıcalıklarımızdan arınmış olarak, Atatürk devrimlerinin ve Cumhuriyetin gerçek sahibi olan ve bu maksatla ataları gibi yedi düvele meydan okuyan, korkmayan, sinmeyen, masanın altına saklanmayan her türlü bedeli göze alan Büyük Türk Milletine, Türk Silahsız Kuvvetlerine sade birer nefer, Mustafa Kemal’in birer askeri olarak katılıyoruz.
Türk Bayrağı’nın, bu ülkenin sınırları içinde kalan her yerde sonsuza kadar dalgalanması ve ulusumuzun hayati çıkarları için canımızı seve seve feda edeceğimize Yüce Türk Milleti önünde namus ve şeref sözü veriyoruz.”
Veryansın Tv
Çizgiyi aşmışlardı: Tele 1 ve Fox'un cezası kesildi!10 izlenme
Osmanlı Ocakları NATO'ya karşı Rusya'yı destekledi14 izlenme
Dün Kocaeli'de Mücahit adlı 2 çocuk babası bir adam13 izlenme
Ak Parti’nin 17 Belediye Başkan adayı açıklandı13 izlenme
Covid Aşısı Olanlar Bu Etkiye Dikkat12 izlenme
Son dakika… İnce'ye kumpas çöktü: Rahmi Turan kaynağını da açıkladı12 izlenme
SON DAKİKA: Antalya'da alkolü fazla kaçıran kadın turistler ortalığı birbirine kattı13 izlenme
Son dakika: İstanbul Valisi Ali Yerlikaya duyurdu: Pazar yerlerinde sigara içilmesi yasaklandı17 izlenme
Sır gibi sakladığı kızı Lidya
Meğer karısından utandığı için..
Torpilde çığır açtı! Kızının girdiği işe alım sınavını basan belediye başkanını mahkeme kararı da durduramadı!
SON DAKİKA! İSTANBULDA HASTANEDE YANGIN ÇIKTI! Büyük fe’laket! Tüm İstanbul seferber oldu.. Maalesef a’cı haber herkesi kahretti..