Yanlış tarım politikaları Türkiye’yi dünyanın dört bir yanından gıda almak zorunda bıraktı. İktidarın her fırsatta ‘yerli ve milli’ kavramını kullanmasına karşın, vatandaşın sofrası yerli olmaktan çıktı.
Canlı hayvan ve karkas etle sınırlı kalmayıp samandan bakliyata, patatesten fıstığa sıçrayan tarım ithalatı, vatandaşın sofrasını da yerli olmaktan çıkardı. Buğday , pirinç ,et ve bakliyat derken gıda ve tarım ürünlerinde ithal edilmedik ürün neredeyse kalmadı. Türkiye’nin fiyatı artan her gıda ve tarım ürününde ithalata başvurması, ‘yerli ve milli tarım’ laflarını da pek çok alanda olduğu gibi burada da havada bıraktı. Buğday ve mısırın Rusya’dan, pirincin Rusya ve ABD’den, kuru fasulye ve nohut gibi bakliyatların Hindistan, Meksika ve Kanada’dan ve kırmızı etin de Polonya, Fransa ve Bosna Hersek’ten ithal edildiği düşünüldüğünde, vatandaşın öğle ve akşam yemeklerinde kurduğu sofralar da yerli olmaktan uzaklaştı. Buna göre bakliyat ağırlıklı öğlen yemekleri Arjantin, Meksika, Kanada ve Hindistan’dan gelen ürünlerden oluşurken, et ağırlıklı akşam yemekleri de Meksika ve Fransa’dan, Uruguay’a uzanıyor. Uskumru, somon, orkinos ve sardalyadan oluşan bir balık sofrası ağırlıklı olarak Norveç’ten gelen ürünlerle kuruluyor.
![]()
Balıktan bakliyata
Geçen yıl 224 ton kanatlı eti ithalatı yapan Türkiye, bu ithalatın yüzde 90’ını Irak’tan, yüzde 9’unu da Macaristan’dan gerçekleştirmişti. Bu durumda fiyatı kırmızı ete göre daha ucuz olan beyaz etli sofraların da ucu da Irak ve Macaristan’a kadar gidiyor.
Diğer yandan 2017’deki balık ihracatının yüzde 50’lik kısmını Hollanda, İtalya, Almanya, Rusya ve İngiltere’ye yapan Türkiye, aynı yıl bu ülkelere alabalık, çipura ve levrek gibi ürünleri ihraç etti. 2017’deki balık ithalatının çoğunluğu ise uskumru, somon, orkinos ve sardalyadan oluştu. 2017’de en fazla balık ürünleri ithalatı yapılan ülke, yüzde 35’lik payla Norveç oldu.
En çok tartışılan konulardan birini de bakliyat ürünlerinde yapılan ithalat oluşturuyor. Türkiye ihtiyaç duyduğu baklagilin yüzde 95’ini üretilebilecek potansiyele sahip. Ancak buna rağmen son 15 yılda kuru fasulyede yüzde 50, nohutta yüzde 46, börülcede yüzde 40 oranında üretim alanı azaldı. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’na göre, 20112015 arasında piyasaya yılda ortalama 517 bin ton nohut verilirken, aynı yıllar için yılda ortalama 484 bin ton nohut ancak üretilebildi. Türkiye 2011’e kadar nohutta net ihracatçı iken, 2012’den itibaren durum tersine döndü. Türkiye’nin 2003 2011 yılları arasındaki toplam nohut ihracatı 882 bin ton (619 milyon dolar), ithalatı ise sadece 37 bin ton (37 milyon dolar) iken, 2012’den Ekim 2017 tarihine kadar ise, toplam ihracat 127 bin tonda (149 milyon dolar) kalırken, ithalat 265 bin tona (338 milyon dolar) yükseldi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1013959/Sofradaki_yabanci.html
Peygamberimiz Ayva İçin Bakın Ne Diyor?25 izlenme
42 kişinin ölümünde sorumlu bulunamadı, iddianame iade edildi15 izlenme
SON DAKİKA: Yerli ve milli savunma sanayisinde yeni hamle! Kanatlı Güdüm Kitleri teslim edildi14 izlenme
TOBB’dan çarpıcı veri: Şirketler kapıya kilit vuruyor!12 izlenme
Esin Davutoğlu Şenol’u tehdit eden Mustafa Yücel’e koruma kararı!10 izlenme
İsrailli askeri analistten ülkesine eleştiri: 'Hamas, esir takası sahneleriyle İsrail'i rezil etti'8 izlenme
Gıda denetimlerinden Kim Ceza Aldı? Gazeteci Neden Yazmaz?3 izlenme
İşi baştan bitirmek için sandık kurullarına hakim olmalıyız videosuna nasıl ulaşıldı ?11 izlenme
AA'nın İstanbul-İzmir Otoyolu için akıllara zarar hesabı!
Togg'un kullanım yelpazesi genişletiliyor! Devlet Malzeme Ofisi 30 bin Togg alacak
Sedat Peker Erdoğan'a çok yakın bir ismin eskiden yaptıklarını anlattı: Zehir zemberek iddialar!
CHP’nin raporundaki PKK’lı kadın teröristin parmak izi patlayıcıda çıktı