Avrupa ülkeleri LGBT pençesinde can çekişiyor. İngiltere Yerel İdareler Kurumu 'annebaba' kelimelerini bile 'cinsiyetçi ve saldırgan' bularak çocukların bu ifadeleri kullanmalarını yasaklamak istedi. 350'yi aşkın yerel yöneticiye iletilen yasaklı kelimeler listesinde "Her kadın doğurup anne olamıyor, her baba aslında erkek değil. Cinsiyetçi, saldırgan ve dışlayıcı ifadelerden kaçınmamız lazım" denildi.
Geçtiğimiz günlerde hayvan tecavüzcülerinin toplu eylemine sahne olan Almanya ise LGBT sapkınlığını kreşlere kadar indirdi. Almanya’nın başkenti Berlin’deki Eşcinsel Danışmanlığı adlı şirket, ilkbahar aylarında iki 'eşcinsel kreşi'nin açılışını yapacağını duyurdu. Pilot proje olarak dayatılan kreşlerin, şirketin 'çok kuşaklı ev projesi' kapsamında kurulması bekleniyor.

Aydınlık gazetesinden Can Çakır'ın duyurduğu habere göre sözde kreşin 'müjdesini' veren şirket müdürü Marcel de Groot, LGBT kreşlerinde çocuklara eşcinsel yaşamın nasıl olduğunu anlatacaklarını kaydetti.
"Bu doğrultuda mesela 16 adet alışılagelmiş çocuk kitabı ve 3 adet ise bir prensin başka bir prens ile evlendiği çocuk kitabı olacak" diyen Groot, çocukları eşcinsel olmanın gayet olağan bir durum olduğuna küçük yaşta inandırma gayesini açığa vurdu.
Kreşler için 60 kadar çocuk için ön kayıt oluşturulduğu belirtiliyor. Groot, doğum günlerinde etek giymek ve toka takmak isteyen erkek çocukların burada diğer kreşlerden daha çok kabul göreceğini belirtiyor.

Rüdiger Lautmann
Sözkonusu kreşin yönetim kurulunda ise Almanya toplumunca tanınan bir sapık var. Bild gazetesinin haberine göre, çocuklara ilgi duyduğunu itiraf ederek 1994 yılında 'Çocuğa Şehvet: Bir Pedofilin Portresi' isimli bir de kitap yazan Rüdiger Lautmann, LGBT kreşinin patronlarından biri olacak. Geçmişte yayınladığı pek çok materyalde 14 yaş altı çocuklarla cinsel ilişkinin suç kapsamından çıkarılması gerektiğini savunan 84 yaşındaki Alman sapık, şimdi LGBT kreşindeki çocukların sorumluluğunu üstlenecek.

Yeryüzündeki insan nüfusunu azaltma projesinin ayaklarından biri olan LGBT dayatması en çok da ABD merkezli sosyal medya şirketleri tarafından destekleniyor. Facebook (META), Instagram, Youtube ve Twitter gibi platformlarda LGBT aleyhine yapılan paylaşımlar katı biçimde sansürleniyor. LGBT propagandasının yapıldığı yazı ve görüntüler ise ne kadar çok şikayet gelirse gelsin yasaklanmak bir yana, destekleniyor.

Geçtiğimiz günlerde Almanya'nın Kassel şehrinde LGBT renkleriyle süslenmiş ve Kabe'ye benzeyen bir balon yapılmıştı. İslam'ın en kutsal mekanına yönelik bu saldırı, sosyal medyada infiale yol açmış ancak gerek Twitter gerekse de Instagram bu içerikleri kaldırmayı kabul etmemişti. Saldırgan eyleme imza atan PixelHelper adlı hesap "Kabe'yi, Kur'an'ı ve Hz. İbrahim ile İslam'ı LGBT'ye göre reforme etmek istiyoruz" mesajını paylaşmıştı.
Bilim Kurulu üyesi Yamanel’den maske açıklaması14 izlenme
Öğrencilerinden tahrik olduğunu söyleyen imam hatipli hoca tüy dikti! “Recep Tayyip Erdoğan’ı da yalnız bırakmayın”12 izlenme
Bakan Koca açıkladı: 10.220 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 2.336.476'ya, can kaybı 22.981’e yükseldi!17 izlenme
Ali Koç ağlıyor! Devlete avuç açtı13 izlenme
7 yıl geçti, 7 bakan değişti, yarısı dahi bitmedi!9 izlenme
7 yılda 7 bakan eskiten Çukurova Havalimanı, Deli Dumrul'a havale!14 izlenme
Doç. Dr. Alper Şener 'Koronavirüs Nisan’da tavan yapacak!'9 izlenme
Hazar Ergüçlü Yeni Bir İlişkiye Yelken Açtı17 izlenme
AKP'den, 'yalan üretim merkezi' videosu hakkında flaş hamle! Rezil oldular, sildiler kriz çıktı!
CHP, çakarlı aracı Melis'e taşıdı: "Vatandaşın yolu çukurlu, şeyhin yolu çakarlı"
Kurban paralarını zimmetine geçiren Türkiye Diyanet Vakfı görevlisi tutuklandı
2 gününüz kaldı! Başvurmayan emekli Kurban Bayramı ikramiyesi alamayacak