Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) 400 akademisyenin usulsüz şekilde atandığı iddiasına ilişkin, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla işlem yapılan 220 kişi arasında Türkiye'de hiçbir akademisyen bulunmamaktadır" iddiasına yer verdi.
Bu kişiler arasında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan herhangi bir öğretmenin de arasında yer almadığı ileri sürüldü.
Soruşturmada, sadece bir sürücü kursu eğitmeni ile bir beden eğitimi hocasının adının geçtiği ve bu kişilerin de öğretmen statüsünde olmadığı savunulan açıklamada "Soruşturma kapsamında 57 sahte üniversite diploması, 4 lise diploması ve 108 sahte sürücü belgesi düzenlendiği tespit edilmiştir. 2 kişi dışında, düzenlenen hiçbir diplomanın herhangi bir meslek ifasında kullanıldığına dair bir tespit de bulunmamaktadır" denildi.
'400 akademisyenin usulsüz atandığı' yönündeki iddianın dosyadaki şüphelilerden birinin beyanına dayandığı ileri sürüldü, somut bilginin olmadığı savunuldu. II. Abdülhamid’in torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, avukatlar, psikologların da adının karıştığı skandala ilişkin YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'dan da açıklama geldi.

Türkiye Gazetesi'ne konuşan Özvar, olayı haber alır almaz harekete geçtiklerini ifade ederek, "Çok ciddi bir hadise. İki koldan soruşturma yapacağız. Hem biz hem de ilgili üniversiteler ayrı ayrı soruşturma yürüteceğiz. Dün itibarıyla ilgili üniversitelere gerekli işlemlerin başlatılması noktasında yazı gönderdik. Sahte diplomanın önüne geçmek ve cezai yaptırımları artırmak için yasal düzenlemeye ihtiyaç var" dedi.

Ekonomist Mahfi Eğilmez ise "Hocası sahte olan üniversiteden mezun olan öğrencinin durumu ne olur Üniversitelerin bir bölümü merdiven altı üniversite, hocaların bir bölümü sahte diplomalı, yüksek lisans öğrencilerinin bir bölümü askerliği ertelemek için yüksek lisans yapıyor, biz de liyakat arıyoruz" ifadelerini kullandı.

Ekonomist Prof. Dr. Veysel Ulusoy da hiçbir akademik yayını ya da eseri bulunmayan kişilerin, ilişkileri yoluyla doçentlik ve profesörlük unvanı aldığını belirtti. Ulusoy bu kişilerin bilgilerine Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kayıtlarında ulaşılabileceğini ifade etti. ENAG kurucusu Ulusoy "Sahte doçent/profesörler yanında hiç yayını/eseri olmadan telefon trafiği ile doçent ve profesör olanlara da sıra gelmeli. Kimler mi onlar?.. YÖK'te var tüm kayıtlar" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise skandalın yol açacağı tahribata dikkati çekti:
- Ülkenin geleceği büyük tehdit altında! Sahte diploma demek liyakatsizliktir ve bu da ülkeye salgın hastalıktan daha fazla zarar verir.
Bunlar, eğitim şart meselesini bile yanlış anladı. Çalınan sınav soruları var, merdiven altı üniversiteler var, sahte diplomalı hocalar var, salt askerliği erteletmek için yüksek lisans yapanlar var.
Bugün sahte diplomayla liyakat satın alan zihniyet, yarın sahte evraklarla milletin malına mülküne konabilir.
Ama buna izin vermeyeceğiz! Bu sahtekarlarla, bu zihniyetle hep birlikte mücadele edeceğiz! Biz kazanacağız!
Nefes
'Cenaze aracı' yalanı patladı11 izlenme
The Guardian, AKP’lilere aktarılan milyonları yazdı!5 izlenme
Emniyet ve Jandarma'dan Kemal Kılıçdaroğlu için suç duyurusu18 izlenme
Financial Times: “Erdoğan’ın büyükelçi hamlesi TL üzerindeki baskıyı artırıyor”13 izlenme
172 bin yabancı Türkiye’den mülk aldı!17 izlenme
Son dakika: Haftanin şehitleri memleketlerine uğurlandı9 izlenme
Diyarbakır'da son dönemde artan beton zammına tepki!21 izlenme
Kılıçdaroğlu’ndan, kendisini eleştiren o pankarta yanıt: "Birileri panik içinde"14 izlenme