Home
04 Mayıs 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

Sağlık alanları satışı kriz yarattı: AKP savunamıyor


Cumhurbaşkanlığı Kararıyla 32 ildeki toplam 71 sağlık alanı ve tesisi daha satışa çıkarıldı. 17 Mart yayınlanan kararla 27 ildeki toplam 55 sağlık alanı ve tesisi de özelleştirme kapsamına alınmıştı. AKP’li kaynaklara göre, özelleştirme kararlarından geri dönülmesi şu aşamada mümkün görünmüyor. Ekonomideki sıkışmışlığı hafifletmek amacıyla sürdürülen süreç, kentlerde tepkiyi büyütürken, iktidar vekillerini de siyasi olarak zor durumda bırakıyor.


Son kararda satışa çıkarılan sağlık alanı ve tesisi arasında bazıları halen aktif hizmet veren devlet hastaneleri, ağız diş sağlığı hastanesi, fizik tedavi hastanesi, aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezleri, verem savaş dispanseri, arsa vs. yer alıyor. Listede, Ankara, İstanbul, Elazığ, Adana, Bursa Eskişehir’de uzun yıllar hizmet veren sağlık alanlarının özelleştirilmesi başta muhalefet olmak üzere sağlık örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine yol açtı. Kamuya ait arazilerin özelleştirilmesine yönelik alınan kararlarda geri adım atılması beklenmiyor. Her ne kadar yeni bir kararnameyle mevcut özelleştirme kararlarının değiştirilebileceği ifade edilse de, mevcut ekonomik koşullar altında böyle bir adımın “şu an için mümkün olmadığı” vurgulanıyor.

AKP'Lİ VEKİL, ‘SATIŞ YAPILMAYACAK’ DEMİŞTİ

Özelleştirme kararının ardından Elazığ’da gelen tepkilerin ardından AKP Elazığ Milletvekilleri Mahmut Rıdvan Nazırlı ve Ejder Açıkkapı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek özelleştiren sağlık alanlarını görüştü. Yapılan görüşme sonrasında sosyal medya hesabından paylaşım yapan AKP’li Nazırlı, aktif olarak hizmet veren hiçbir hastanenin ve sağlık tesisinin ve aktif birimlerin satışa konu edilmeyeceğini ifade etmişti. Nazırlı yaptığı açıklamada, “Görüşmemizde, şehrimizin öncelikli beklentilerini ve sahadan gelen talepleri doğrudan kendilerine iletme imkânı bulduk. Sayın Bakanımız da bu süreçte son derece net bir irade ortaya koyarak; aktif olarak hizmet veren hiçbir hastanenin ve sağlık tesisinin ve aktif birimlerin satışa konu edilmeyeceğini açık bir şekilde ifade etti” ifadelerini kullanmıştı.

“EKONOMİK BASKI ÖZELLEŞTİRMEYİ ZORLUYOR”

SÖZCÜ’ye AKP’li bir kaynağın aktardığına göre, kamu arazilerinin özelleştirilmesine yönelik alınan kararlarda geri adım atılması kısa vadede beklenmiyor. Kaynak, “Elbette bu kararlar yeni bir kararnameyle değiştirilebilir ancak mevcut ekonomik koşullar buna izin vermiyor. Şu an için geri dönüş gerçekçi değil” ifadelerini kullandı. Ekonomide yaşanan sıkışıklığın iktidarı farklı kaynak arayışlarına ittiğini belirten AKP’li kaynak, özelleştirme adımlarının da bu çerçevede değerlendirildiğini söyledi. “Ülke ekonomisinde ciddi bir daralma var. Bu süreçte özelleştirmelerle bir nebze de olsa rahatlama sağlanması hedefleniyor” diyen kaynak, ekonomide yaşanan daralma ve bütçe üzerindeki baskının, özelleştirme politikalarını yeniden hızlandırdığını bu adımların kısa vadede kamu maliyesine nefes aldırmasının hedeflendiğini ifade etti.

“TEPKİLER YOĞUN VEKİLLER ZORDA AMA DEĞİŞİKLİK ZOR”

Özelleştirme kapsamına alınan arazilerle ilgili birçok kentten itiraz geldiğini kabul eden AKP’li kaynak, buna rağmen kararların değiştirilmesinin kolay olmadığını vurguladı. “Sahada ciddi bir tepki var. Vatandaşlar, yerel aktörler itiraz ediyor. Ancak mevcut tablo içinde bu kararlardan geri dönmek oldukça zor görünüyor” dedi. Kaynak, söz konusu sürecin siyasi etkilerine de dikkat çekerek, “Bu durum özellikle bizim milletvekillerimizi kendi şehirlerinde zor durumda bırakıyor. Seçmenle karşı karşıya kalıyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Özelleştirme politikalarına yönelik artan tepkilerin muhalefetin elini güçlendirdiğini de kabul eden AKP’li isim, “Muhalefet bunu seçim sürecinde önemli bir koz olarak kullanacaktır” ifadelerini kullandı.

Sözcü

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Mehmet Görmez, 15 Temmuz'da neden MİT'teydi? Erdoğan uyuyakaldı, Saray'da kriz çıktı: Arka arkaya açıklamalar! Gece saatlerinde gelen ilk ihbarla Manavgat'tan acı haber