plaj elbisemi hafifçe çekiştirip

Defne bir an durdu. Parmaklarıyla elbisesinin kenarını buruşturdu, sonra gözlerini bana dikti.

"Babam, dayımın ağladığını söyledi. Sonra kapıyı kilitlediler."

İçimdeki düğüm biraz daha sıkıldı.

"Sonra ne oldu?" diye sordum.

"Kocaman siyah bir kutu çıkardılar. İçinde çok fotoğraf vardı. Babam bana, 'Bu bizim aramızda kalsın olur mu? Annen üzülmesin,' dedi."

Fotoğraflar...

Bir an için aklımdan bin türlü ihtimal geçti. Murat'ın benden sakladığı başka bir hayat mı vardı? Mert neden ağlıyordu? Bana neden hiçbir şey anlatmamışlardı?

Defne'nin başını okşadım.

"Başka bir şey gördün mü?"

"Dayım bir kolyeyi elinde tutuyordu. Sonra babam ona sarıldı."

O gece yemek boyunca onları dikkatle izledim.

Murat her zamanki gibi sakindi. Mert ise göz göze gelmemeye çalışıyordu. Defalarca telefonuna baktı, bazen dalıp gidiyordu.

İçimde büyüyen şüphe artık dayanılmaz hale gelmişti.
Reklamlar