CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ziyaretinin ardından Yavaş’a verilen soruşturma iznine ilk tepkisini gösterdi, Numan Kurtulmuş’la gelecek hafta görüşeceğini açıkladı. Kurtulmuş'a da ara seçim yanıtı verdi.
YAVAŞ'A VERİLEN SORUŞTURMA İZNİNE İLK TEPKİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ı ziyaretinin ardından yaptığı basın toplantısında hem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma iznine tepki gösterdi hem de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’la ara seçim gündemi için gelecek hafta görüşeceğini duyurdu.
Özel, Karabük mitingi üzerinden açılan soruşturma iznine ilişkin ilk değerlendirmesinde, iktidarın seçim dönemindeki uygulamalarını hatırlattı.
Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın seçim dönemindeki hareketlerine dikkat çekerek şöyle konuştu:
"2023 seçimlerinin temel tartışması şuydu. Ben onu hatırlıyorum. Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olarak her yere devletin kendisine Cumhurbaşkanı olarak tahsis ettiği araçla gidiyordu ve seçim yasaklarının daha önceki parlamenter sistemde uygulandığı efendim işte seçimlere belli bir süre kala resmi açılış töreni yapmama, gittiğinde kendisine valilerin eşlik etmemesi gibi demokrasinin gereği olan hiçbir kurala da uymaksızın devletin bütün imkanlarını kullanıyor, devletin bütün protokollerini kullanıyor, açılışları yapıyor ve ben Cumhurbaşkanıyım diyordu.”
"TAKDİRE ŞAYAN..."
Mitinglere Cumhurbaşkanı adayı olarak Erdoğan'ın mitinglere gittiğini belirten Özel şöyle devam etti:
“Aslında o anda Cumhurbaşkanı adayı olarak mitinglere gidiyordu ama bunları yapıyordu. Bu konudaki tüm uyarılara rağmen hassasiyet göstermemiş olanların Karabük mitingine giderken Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir aracının kullanıldığını konusunda hassasiyetleri gerçekten takdire şayan.
Ama konunun diğer detaylarını öğrendiğimde içeriye yönelik nedir ne değildir? Bir değerlendirme daha yaparım.”
KURTULMUŞ İLE GELECEK HAFTA GÖRÜŞECEK
Özel, ara seçim tartışmaları kapsamında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan gelecek hafta için randevu aldığını söyledi.
CHP Lideri Özel, son sekiz günde çok sayıda siyasi partiyle görüşme yaptıklarını, bu temasların önemli başlıklarından birinin de ara seçim olduğunu anlattı:
“Geçtiğimiz hafta pazartesi günü başladık. Bugün 8. gün. Pazar günü dahil siyasi partileri ziyaret ettik ve 13 siyasi parti ziyareti gerçekleşmiş durumda. Mecliste grubu bulunan ya da geçen dönem mecliste milletvekili bulunan ya da geçen dönem milletvekili bulunmuş ya da geçen dönem parlamentoda birlikte görev yapmış olduğumuz ve yeni parti kurmuş genel başkanlarımızdan görüşmeleri tamamladık.
Bu görüşmeler tabii belli bir takvim içinde tamamlanması gerekiyor. Bunun dışında da meclis dışındaki bazı siyasi partilerle gündemi değerlendirmek üzere başka görüşmelerimiz de olacak. Genel başkanlarıyla görüştüğümüz, örneğin bize daha önce ziyarette bulunup bizim ziyarette bulunamadığımız siyasi partiler var. Onları da önümüzdeki haftalarda gerçekleştireceğiz.
Benim kendi takvimimde aslında bugün Sayın Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talep etmek vardı. Kendisi de buna olumlu baktığını zaten ifade etmişti. Ancak hem dünkü cenazeden bugüne kalan görüşmeler, ayrıca Ankara İl Başkanımız Sayın Ümit Erkol'a İzmir'de yapılan tutuklama üzerine tüm il başkanlarımızı Ankara'ya davet etmiştik.
Şu an buradalar. Grup toplantımızdan sonra da olağanüstü il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barcelona'daki toplantı için yarın akşam saatlerinde Türkiye'den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasi akrabalarımızla Barcelona'da bir araya geleceğimiz çok önemli bir toplantı var. O yüzden Sayın Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevumuz var.”
NUMAN KURTULMUŞ'A 'İNSİYATİF' YANITI
Özel, siyasi partilerle yaptıkları görüşmelerin Numan Kurtulmuş’a anayasal bir sorumluluk yüklediğini savundu. Meclis Başkanının bu konuda çekinik davranamayacağını belirten Özel, ara seçim konusunda en önemli rolün TBMM Başkanında olduğunu söyledi.
Ara seçim konusunda 'İnsiyatifim yok' diyen Kurtulmuş'a Özel şöyle yanıt verdi:
"“Bütün siyasi partilerle yapmış olduğumuz görüşmelerdeki özellikle ara seçim gündemi Sayın Numan Kurtulmuş'a çekinemeyeceği çekinik davranamayacağı bir sorumluluk yüklüyor. Çünkü Sayın Numan Kurtulmuş meclisin başkanı. Meclisin başkanının da meclisin anayasaya toptan uymasına ilişkin 78. maddedeki bir görevi var.
Numan Bey bu beni ilgilendirmez diyorsa ondan daha çok ilgilendiren kimse yok. Çok net bir şekilde tüm siyasi partilerin ortak görevi 30'u geçtikten sonra boş sandalyeleri doldurmak. Bunun için ya bir mutabakata ya da tüm partilerin kendi görüşlerini söyledikten sonra alınacak bir karara ihtiyaç var. Bu konuda Numan Bey ben yokum derse Numan Bey kendisine verilmiş çok önemli bir görevi, çok kıymetli bir koltuğu boşu boşuna boşaltmış olur. Hiç doğru bir yakışımı olmaz.”
Özel, kendisine verilen randevudan önce Kurtulmuş’un yetkisinin olmadığı yönündeki değerlendirmelerini de isabetli bulmadığını söyledi. Özel, konuyu geçmiş Meclis uygulamaları ve anayasal sorumluluk çerçevesinde ele alacaklarını ifade etti:
“Bu konuyu kendisine 9 yıl mecliste grup başkanvekilliği yapmış eee geçmiş içtüzük uygulamalarını, mecliste alınmış her kararı tüm detaylarına kadar inceleme konusunda da geçmiş pratiği olan bir genel başkan olarak kendisiyle yapıcı ve doğruyu birlikte bulacağımız bir görüşme yapmayı ümit ediyorum.
Erken ben bu görüşme olmadan kendisinin benim yetkim yok gibi çok kestirmeden ve Sayın Erdoğan'ın kendisine benim ara seçim talebinden sonra yaptığım ziyareti farklı yerlere çekebilecek, bir anlam çıkabilecek cümleler kurmasını şu an için isabetli bulmuyorum.
Önce randevuleriniz, görüşürüz deyip de sonra benim ara seçimde bir rolüm yok gibi değerlendirmeler doğru değil. Bence ara seçimle ilgili en önemli rol ve görev meclis Başkanı, kendisine bunu iç düzeye, anayasaya ilişkin olarak çok net değerlendirmeler ve hatırlatmalar yaptıktan sonra kendisinin de bu konudaki fikrini değişeceğini ümit ediyorum.”
CAN ATALAY ÇAĞRISI
Özel, açıklamasında Can Atalay dosyasına da geniş yer ayırdı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un bu konuda daha önce inisiyatif alma sözü verdiğini hatırlatan Özel, Anayasa Mahkemesi kararına ve Meclis komisyonunun oy birliğiyle aldığı karara rağmen gerekli adımın atılmadığını söyledi.
Özel şu değerlendirmeyi yaptı:
“Can Atalay meselesi ise hele hele yani Numan Bey bir kez şunu söyleyelim, Can Atalay ilgili seçim kaza Hatay seçim sonuçları kesinleştikten sonra meclis geçici meclis başkanı Sayın Devlet Bahçeli yemin etmek için kendisini kürsüye çağırıp da Silivri'nin kapılarının kapalı tutulduğunu, anayasaya uyulmadığını biz gördükten sonra seçilen meclis başkanının derhal bu konuda inisiyatif alması gerekiyordu.
Kendisi bize mecliste toplantılarda birkaç ay zamana ihtiyaç olduğunu, 1 Ekim'e kadar konunun çözeceğini, bu konuda kendisinin inisiyatif alacağını hepimize söyledi. Türkiye İşçi Partisi'nin genel başkanıyla biz Numan Bey'inle birlikte aynı toplantıdaydık ve bize süre verin. Ekim ayı gelmeden biz bu sorunu çözmüş olacağız dediler. Şimdi de o konu çok şehredildi, şöyle oldu, böyle oldu, çözemedik diyorlar.
Bunun üstüne Anayasa Mahkemesi Can Atalay'ın içeride tutulmasının anayasaya aykırı olduğuna dair karar verdi. Hatta Can Atalay'la ilgili meclisin almış olduğu tutumun da yok hükmünde olduğuna karar verdi. Numan Bey bu aşamada Can Atalay'ı kütüğe kaydedip göreve çağırmak yerine pasif bir tutum içinde kaldı.
Ama bunun üstüne mecliste bir komisyon kuruldu kendisinin başkanlığında 50 milletvekilinin varlığında ve o komisyonun raporunda Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasıyla ilgili oy birliği ile karar verildi. Numan Bey halen daha yani kendi topladığı komisyon oy birliği ile Can Atalay'ın göreve gelmesine karar verdiği halde Can Atalay'ı milletvekili kütüğüne kaydetmiyor. Olacak şey değil. Altına kendisi imza atmış, herkes birlikte karar vermiş.
Yapılacak iş Can Atalay'ı kütüğe kaydedip göreve çağıracaksın. Bunun dışında bir şey yok ama nedense hangi planlama, yani Can Atalay gelecek de ne zaman geldiğine kim karar verecek? Ya Numan Bey karar vermiyor da meclis içinde bir yerlerde birileri siyasetin akışına, sağ daya da dakika ayarı yapıyorsa ya hakikaten birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız biz yani? Olacak şey mi bu? Bir an önce meclis başkanı milletvekiliyle ilgili milletin verdiği karara uymalıdır, Anayasa Mahkemesinin verdiği karara uymalıdır, meclis komisyonunun verdiği karara uymalıdır. Kendi altına attığı imzanın gereğini yapmalıdır.”
