CHP'nin, tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 84'üncüsü Yalova Cumhuriyet Meydanı'nda yapıldı. Mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Bugün gitmiş Aydın’a. Aydın'ı biliyor musunuz? O topuklayan Efe’nin yanına gitmiş. Tayyip Bey, Aydın'da soğuk havada sıcak bir salonda, salona doldurmuş; oradan atıyor, tutuyor. Buradan sesleniyorum: Salon adamı Tayyip Bey, Yalova Meydanı'nı görüyor musun? Vicdanı olan herkese söylüyorum. AK Parti'nin, MHP’nin seçmenlerine söylüyorum. Salı günü İstanbul'da, Silivri’de Aziz İhsan Aktaş davası başlayacak. Bu kişi 700 yılla yargılanıyor. Kendisi tutuksuz ama çalıştığı belediyelerin yöneticileri tutuklu. 4 yılla yargılanan Zeydan Karalar tutuklu. Yine 4–6 yılla yargılanan Adana'nın belediye başkanları Kadir tutuklu, Oya tutuklu. Bütün arkadaşlarımız tutuklu. Ama örgütün başı tutuksuz. 'Örgütü kuran benim' diyor ama 'itirafçı oldum' diye onu salıyorlar, milleti topluyorlar. Bu itirafların içinde en çok adı geçen, en çok eylemi olan, en çok ihalesi olan Aydın Büyükşehir Belediyesi. Şimdi bugün oturduğu, hatta sosyal belediyecilik yapıyor diye övdüğü Aydın’ın 'topuklayan efesi', Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesini görünce, onun adına ödediği faturayı önüne koyunca 'eyvah ya AK Parti’ye katılacaksın ya Silivri’ye atılacaksın' deyince, koşa koşa AK Parti’ye gitti. İşte buradan açıkça ilan ediyorum: Verilmeyecek hesabımız yok. Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti’ye kaçanlardır. Dosyada en çok iddia Aydın Büyükşehir Belediyesi için var. En çok çalışma onlar için var. Ama 'Benim partime gelirsen seni mahkemeden kurtarırım' diye birilerini transfer eden Erdoğan çıkmış bugün orada, bunların hiçbir tanesi olmamış gibi yalan yere konuşuyor." dedi.
Özgür Özel, terör örgütü IŞİD’e yönelik operasyon sırasında üç polisin şehit olduğunu hatırlatarak, "Terör örgütü IŞİD mensuplarına yönelik bir operasyon yapılırken maalesef üç polisimiz şehit oldu. İlker Pehlivan’ı, Turgut Külünk'ü ve Yasin Koçyiğit'i rahmet ve minnetle anıyoruz. Yalova’ya bir kez daha başsağlığı diliyoruz" dedi.
Yaşananlara ilişkin soruşturmayı yakından takip ettiklerini dile getiren Özel, "Elbette soruşturmayı tüm boyutlarıyla takip ediyoruz. Yapılan hataların tekrar etmemesini, evlatlarımızın canlarının yok pahasına gitmemesini fevkaladede önemsiyoruz. Şehitlerimizin evlatları önce devletimize, milletimize ve bizlere emanettir" diye konuştu.
Özel, gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu anarak, "Bugün 24 Ocak, içimizin en çok vurulduğu tarihlerden bir tanesi. Ben Ankara’dan saat 13.30’daki anma töreninden buraya geldim. Rahmetli Uğur Mumcu Ankara’da karlı bir günde, o biz görelim diye, görülmeyeni göstermek için kullandığı gözlükleri, yazılmayanı yazmak için kullandığı kaleminin kar üstüne düşürdüğü o günde kaybettik Uğur Mumcu’yu" dedi.
Özel, "O zaman da bugünkü IŞİD canileri gibi karanlık odaklar ve onlara yol verenler, Uğur Mumcu gibi Cumhuriyet değerlerini savunan, devrimlerine sahip çıkan ve devletin içindeki birtakım yapıların deşifre edilmesi için mücadele eden Uğur Mumcu’yu kaybetmiştik" diye konuştu.
Özel ayrıca, eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı, eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem’i ve sanatçı Fatma Girik’i de ölüm yıl dönümlerinde andı.
"Sandığa sahip çıkmaya geldik"
Yalova’daki mitinge ilişkin değerlendirmede bulunan Özel, "Seçim atmosferi yokken bu meydanın böyle tarihi bir kalabalıkla dolması birilerini şaşırtıyor. Biz buraya bir hak aramaya, itiraz etmeye, sesimizi yükseltmeye, her türlü adaletsizliğe, emeklilere yapılan adaletsizliklere, emekçilere yapılanlara, her yaştan insanımızın gelecek kaygılarına ve hiç şüphe yok ki bu ülkenin Cumhuriyet’le birlikte bulunduğu ve asla bırakmadığı seçme ve seçilme hakkına, sandığa sahip çıkmaya geldik. Bugünün Cumhurbaşkanının yarının Cumhurbaşkanına darbe girişimine karşı Yalova'ya direnmeye, mücadeleye ve eyleme geldik" diye konuştu.
Özel, 2014 yerel seçimlerini hatırlatarak, "Yalova’yı 6 oyla kazandığımız o geceyi dün gibi hatırlıyorum. Ertesi gün Muharrem İnce’den bana telefon geldi, 'Yalova'da bunlar seçimleri tekrar edecekler, sen de Yalova'ya geleceksin, beraber çalışacağız' dedi. Yalova'da iki seçim arasında beş gün altı gece kaldığını belirten Özel, 6 oyluk farkın, örgütün mücadelesiyle 228 oya çıktığını anımsattı.
Özel, 2019 yerel seçimlerinde Yalova’yı yeniden kazandıklarını belirterek, "Hazımsızlar yeni kumpaslara giriştiler. Belediye başkanımızın kendi ihbar ettiği suça rağmen belediye başkanımızı ve sevgili Vefa Salman’ı görevden aldılar ve apar topar AK Partili bir belediye meclis üyesini belediye başkanı ilan ettiler" dedi. Özel, "Üç kez bilirkişi raporu lehimize geldi. Ve ‘başkan göreve iade edilmeli’ dediler. Ama emir büyük yerden, yapmadılar. İkinci sefer geldi, yine iade etmediler. Üçüncü sefer geldi, yine iade etmediler" diye belirtti. Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Özel'den Erdoğan'a: Sen milletle inatlaşırsan millet sana sandıkta dersini verir
- Seçimi buldurdular ve kazanmadıkları bir seçimde Yalova’nın başında, Yalova'nın seçmediği birisine 2024 yılına kadar Yalova'yı yönettirdiler. Sonra ne oldu? Yalova 6 oyla verdi, anlamadınız. 228 oyla verdi, anlamadınız. Bir daha verdi, anlamadınız. 'Bu sefer anlarsınız' dedik. Mehmet Gürel’i belediye başkan adayı yaptık. Yalova’ya emanet ettik. İki kişiden birinin oyuyla belediye başkanı oldu. Buradan Tayyip Bey’e bir kez daha hatırlatıyorum. Bu güzelim, bu küçücük, bu şirin Yalova bir demokrasi dersidir. Sen milletle inatlaşırsan millet sana sandıkta dersini verir.
- Şimdi Bayrampaşa, kazanamadıkları yeri oyunda almışlar. Gaziosmanpaşa’da kazanamadıkları yeri Yalova taktiği ile alıyorlar. Gaziosmanpaşa’nın Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe 8 aydır iddianame bekliyor. Binlerce kişiye iddianame yazanlar, bir kişi diye 8 aydır, 9 aydır yazamıyor. Niye? Yazsa suçunun olmadığı belli. Yazacak bir şey yok. Göreve dönecek. Tayyip Bey telefonla görüşmüş Gaziosmanpaşa’daki kifayetsizliğe... 'Tebrik ederim, aldın Gaziosmanpaşa’yı'. O da diyor ki, 'Aldık reisim, sağ olun. Ellerinizden öperim'. Gaziosmanpaşa’daki milli irade hırsızlarına, milli irade yankesicilerine söylüyorum: Reis, eli öpmekle değil, milletin gönlüne girmekle iktidar olunur.
- Bayrampaşa’da aslanlar gibi emekli öğretmenimiz kazanmış seçimi. Belediye meclisindeki fark kadar belediye meclis üyesi tutuklanıyor. İçeridekiler inadına istifa ediyorlar. Üç tane daha tutuklanıyor. Aradaki farka yetecek kadar kişilere olmadık teklifler, baskılar, akıl almaz rezillikler, torba oyunları, kura hileleri; yine kazanıyoruz, mahkemeden bozdurmalar… Akıllarınca Bayrampaşa’nın iradesine çökecekler. Buradan Tayyip Bey’e söylüyorum: Bayrampaşa’da da, Gaziosmanpaşa’da da, Yalova’da ne olduysa o olacak. Milletin dediği olacak.
"Rezerv alan planları belirlendi. Buna göre imar planı yapıldı. Kentsel dönüşüm talebi iletildi, kabul etmediler"
- Mehmet Başkan 21 aydır görevde. Gece gündüz çalışıyorlar, Yalova’ya hizmet götürmek istiyorlar. 12 bin 600 ton sıcak asfalt serilmiş. Bisiklet yolları yapılmış. İki kent lokantası yapılmış. Eğitim Araştırma Hastanesine otobüs seferleri ücretsiz konmuş. İki aile sağlığı merkezi inşa edilmiş. İstihdam Ofisi 1,5 yılda 630 kişiyi işe yerleştirmiş. Yalovalı çiftçilere 14 ton sertifikalı tohum ücretsiz dağıtılmış. Sokaktaki canlarımız için Doğal Yaşam Merkezi hizmete girmiş. Gerekli protokoller yapılmış. Atamızın emaneti, mirası Yürüyen Köşk’ün restorasyonu yakında başlıyor.
- Deprem bölgesi Yalova’da kentsel dönüşümün hızlanması için kolaylaştırıcı uygulamalar devreye alındı. Master plan oluşturuldu. Rezerv alan planları belirlendi. Buna göre imar planı yapıldı. Kentsel dönüşüm için belediyemiz döndü, bu talebini iletti, kabul etmediler. Kentsel dönüşüm için devasa bir imza kampanyası yapıldı. 25 bin haneden imza alındı, yollandı. Halen daha burada ses çıkarmıyorlar. Karşı tarafta bu sesi duymayan Murat Kurum var.
"Bu millet depreme karşı kentsel dönüşüm istiyor"
- Murat Kurum da diyecek ki, 'Genel Başkan her cumartesi bir yere gidiyor. Gittiği yerde beni yuhalatıyor'. Vallahi Murat Bey, Hatay’da Murat Kurum’un 'M'si ağzımdan çıktı, millet başladı. Burada da daha bir şey demedim. 'Kentsel dönüşüm, Murat Kurum' dedim. Bak ne dediler. Ben siyasette kimseyi yuhalatmam, gayret ederim olmasın diye ama daha laf ağzımızdan çıkıyorken bir tepki varsa... Bu kent 1999’da depremi biliyor. Kentsel dönüşümün önemini biliyor. Bu millet depreme karşı kentsel dönüşüm istiyor. Belediye başkanları üstüne düşeni yapmış. Millet imza atmış, kentsel dönüşüm istiyor. Murat Kurum, sana bu tepkinin sebebi bu işi siyasete bulaştırmandır. Buradan Murat Kurum’a çağrımdır: Yalova’nın kentsel dönüşümünün önünü açın. Yeni bir felaketin sebebi olmayın.
Hataylılar, Murat Kurum'u 'boş senetçi Murat' diye tanımlıyorlar"
- Murat Bey’i Hataylılar 'boş senetçi Murat' diye tanımlıyorlar. Geçen hafta yağmurun altında, elinde tutuyor 'Boş Senetçi Murat'. Kim dedim, bu tefeci mi, ne bu? 'Vallahi' dediler, 'Tefeciden berbat, en zor günümüzde geldiler. Biz deprem konutlarını bir yıl içinde bitireceğiz' dediler. 'Oyu bize verin, görün, bir yıl sonra evdesiniz' dediler. Oyu verdik, bir yıl sonra evlerin yüzde 2’sini bitirebildiler. 2 yıl sonra yüzde 30’unu bitirebildiler. 3 yıl sonra yüzde 70’ini bitirebildiler. Bununla övünüyorlar. 3 yıl konteynerde kalmışım. Yağmurun, çamurun altında kalmışım. Şimdi evim bitti. 'Ver anahtarı' diyorsun, önüne boş senet ittiriyorlar. Ne diyorlar? 'Boş senede imza atmazsan anahtarı vermem'. Senette iki tane boş yer var sözleşmede. Bir, para kısmı; ne ödeyeceğim belli değil. İki, faiz oranı; ne yazacakları belli değil.
"Buradan boş senetçi Murat Kurum’a sesleniyorum. Hatay bir haftadır cevap bekliyor"
- Normalde Afet Kanunu faizi kabul etmez. Ama bunlar bir yer bulmuş. Yok rezerv alan olursa faiz olur. Yok yerinde dönüşüm olursa faiz olur. Yok ev olmaz, dükkân olursa faiz olur. TOKİ olursa faiz olur. Faizli senedi getiriyor. Depremzedeye avukatlar demiş ki 'Faiz kısmını çiz, öyle imza at'. Çizince önünden kağıdı kapıyorlar, yenisini veriyor. Ya boş senede imza atacaksın ya da evi alamazsın. Ben şimdi buradan hem Murat Kurum’a hem Erdoğan’a sesleniyorum. TOKİ konutları, rezerv alana yapılan konutlar ve esnafın iş yerlerinden ne kadar ücret isteneceğini ilan edin. Bu ödemelerin hiçbirinden faiz veya TÜFE artışı alınmayacağını söyleyin. Bir hafta önce Hatay’da söyledim. Her konuya hemen tweet atanlar ses çıkarmadılar. 'Hadi bir şey söyleyin' dedik. Tweet atmış Murat Kurum. Lafı çeviriyor. 'Faiz yok', 'Orası boş kalmayacak' demiyor. Buradan boş senetçi Murat Kurum’a sesleniyorum. Hatay bir haftadır cevap bekliyor.
- Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Bugün gitmiş Aydın’a. Aydın'ı biliyor musunuz? O topuklayan Efe’nin yanına gitmiş. Tayyip Bey, Aydın'da soğuk havada sıcak bir salonda, salona doldurmuş; oradan atıyor, tutuyor. Buradan sesleniyorum: Salon adamı Tayyip Bey, Yalova Meydanı'nı görüyor musun? Vicdanı olan herkese söylüyorum. AK Parti'nin, MHP’nin seçmenlerine söylüyorum. Salı günü İstanbul'da, Silivri’de Aziz İhsan Aktaş davası başlayacak. Bu kişi 700 yılla yargılanıyor. Kendisi tutuksuz ama çalıştığı belediyelerin yöneticileri tutuklu. 4 yılla yargılanan Zeydan Karalar tutuklu. Yine 4–6 yılla yargılanan Adana'nın belediye başkanları Kadir tutuklu, Oya tutuklu. Bütün arkadaşlarımız tutuklu. Ama örgütün başı tutuksuz. 'Örgütü kuran benim' diyor ama 'itirafçı oldum' diye onu salıyorlar, milleti topluyorlar.
"Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti’ye kaçanlardır"
Bu itirafların içinde en çok adı geçen, en çok eylemi olan, en çok ihalesi olan Aydın Büyükşehir Belediyesi. Şimdi bugün oturduğu, hatta sosyal belediyecilik yapıyor diye övdüğü Aydın’ın 'topuklayan efesi', Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesini görünce, onun adına ödediği faturayı önüne koyunca 'eyvah ya AK Parti’ye katılacaksın ya Silivri’ye atılacaksın' deyince, koşa koşa AK Parti’ye gitti. İşte buradan açıkça ilan ediyorum: Verilmeyecek hesabımız yok. Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti’ye kaçanlardır. Dosyada en çok iddia Aydın Büyükşehir Belediyesi için var. En çok çalışma onlar için var. Ama 'Benim partime gelirsen seni mahkemeden kurtarırım' diye birilerini transfer eden Erdoğan çıkmış bugün orada, bunların hiçbir tanesi olmamış gibi yalan yere konuşuyor.
"AK Parti, Ankara’da olduğu gibi Yalova’da da bu işlere su koyuyor. Baraj yapmıyor"
- Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunu ifade edeyim: Belediye başkanımızın kentsel dönüşümle ilgili çabalarının ve taleplerinizin arkasındayız. Yalova’da bir su sorunu var. Geçen aylarda bir sabotaj, bir terör saldırısı Yalova’nın içme suyuna yapıldı; bununla ilgili büyük bir mücadele verildi. Bunu bile istismar etmeye çalışanlar oldu. Yalova’da Gökçe Barajı’nın su seviyesi yüzde 10’un altına inmiş durumda. İkinci bir baraj yapılması lazım. Ama barajı yapacak olan AKP’den tık yok. AK Parti, Ankara’da olduğu gibi Yalova’da da bu işlere su koyuyor. Baraj yapmıyor. Bir de çıkmışlar, yağmur yağmasın diye adeta yağmur duasına değil, 'yağmur yağmasın' duasına çıkıyorlar. Yağmur yağmasın, kuraklık olsun, Ankara’da su yetmesin, İstanbul’da su yetmesin, Yalova’da su yetmesin, millet CHP’ye kızsın diye. Biz hem sorumluluklarımızın farkındayız hem AK Parti’nin yapmadıklarının farkındayız. Ama buradan söylüyorum: Çok beklersiniz. Ne Yalova’da ne Ankara’da ne İstanbul’da milletimize mahcup olmayacağız. Çatlasanız da patlasanız da yerel yönetimlerde başarılıyız, Türkiye’de de başarılı olacağız. Yetmez.
"Bir şehre su getireceksen, baraj yapacaksan yatırım bütçesine para koyacaksın"
- Nacaklı deresinin üstündeki MUSKİ tesislerini verin, vermiyorlar. Elmalı Deresi’nde üçüncü şahıslara ait tesisler var, kaldırmıyorlar. 1998’de Demirel Cumhurbaşkanı, Mesut Yılmaz Başbakanken Armutlu yolunun temeli atıldı. 24 yıldır bitirmiyorlar. Çiftlikköy’deki Etibank tesisleri 1999 depreminde hasar gördü. AK Parti geldi, TMSF eliyle orayı aldı. O günden beri çivi çakmadı, çürümeye terk etti. Baraj yapmak suyu biriktirmek, şehirlere getirmek merkezi yönetimin, dağıtmak belediyelerin işi. Tayyip Bey'in işine gelmiyor. Bu da sizin işinizmiş gibi söylüyor ama bir yandan baraj yatırımı için sorumluluğu ortada. Bir şehre su getireceksen, baraj yapacaksan yatırım bütçesine para koyacaksın. İçme suyuna ayrılan kaynak yüzde 1,2. 12,5 milyar lira ayırmışlar. Geçen yıl bu paranın sadece 752 milyonunu, yüzde 10'unu harcamışlar. Yüzde 90’ı duruyor.
"Bizim iktidarımızda tüm imkanlar millet için seferberdir"
- İktidar partisi ayırdığı yüzde 1,5'luk paranın bile yüzde 10'unu kullanmış. Belediyeler son bir yılda 129 milyar liralık yatırım yapmışlar. Yani merkezi yönetimin yaptığının 170 katını. Kamuda suya 752 milyon para harcanırken, kamu binalarına, keyif çatacakları binalara 87 milyar lira harcamışlar. AK Parti 'zaten belediyeleri CHP aldı. Baraj yaparsam, içme suyu için çalışmalar yaparsam, bunu CHP'den bilirler' diye ayırdığı küçük parayı bile harcamayan ve 'su getirmek CHP'li belediyelerin işi' diyen bir iktidar var. Buradan Yalova’dan açıkça söylüyorum: Bizim iktidarımızda tüm imkanlar millet için seferberdir. Bugüne kadar millete mahçup olmadık. Ancak bu yorgun, bu kötü niyetli, milleti değil de kendini düşünen bu iktidardan ilk seçimde yönetimi alacağız.
"İktidar olacağız, bu düzeni değiştireceğiz"
- Yalova'da süs bitkisi merkezi heba ediliyor. Çiçekçilik Organize Sanayi Bölgesi kurulması gerekiyor. CHP iktidarında KDV’yi yüzde 1’e indireceğiz, teşvikleri vereceğiz, Yalovalı çiçekçilerin yüzünü güldüreceğiz. Tersane işçileri var. Taşeron, 'dayıbaşı sistemi' var. İş güvenliği yok. Maaşlar asgari ücret. Kimyasal altında çalışıyorlar. Yıpranma hakları kaldırıldı. İşçiler büyük bir haksızlığa uğruyor. İktidar olacağız, bu düzeni değiştireceğiz.
"Bir zamanlar 'şahlandık, uçuyoruz, kaçıyoruz' diyenler şimdi binbir tane mazeret üretiyorlar"
- Yalova'nın da Türkiye'nin de en büyük sorunu hiç şüphe yok ki ekonomi. Bir zamanlar 'şahlandık, uçuyoruz, kaçıyoruz' diyenler şimdi binbir tane mazeret üretiyorlar. Maalesef tablo çok hazin. Yoksullukta Avrupa birincisiyiz. Yüksek enflasyonda Avrupa birincisiyiz. Yüksek faizde, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Maalesef eskiden grekoromende, serbest güreşte, tekvandoda Avrupa birincisiyiz derken, şimdi AK Parti'nin kara düzeninde beşi bir yerde var ama bu ödüllerin, galibiyetlerin getirdiği değil sefaletin getirdiği AK Parti'nin boynumuza astığı büyük yüktür.
"Kollarına 20 milyonluk saat taktılar, geldiler 28 bin liraya hayır oyu verdiler"
- Bu meydanda yüzde 75-80 emekli var. Bu emeklilere bundan sonrası için ayda 20 bin lirayı reva gördüler, 20 bin lirayı. Biz emekli maaşlarına zaten itiraz ediyorduk. Emekli maaşı 19 bin olacak, bin lira da verip 20 bin yapacağız deyince Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, bütün milletvekillerimiz Meclis’te eyleme geçtiler. 15 gün boyunca Meclis’i terk etmediler. Dedik ki, emeklilere insanca yaşayacakları bir ücret verelim. Aslında büyük bir fırsat vardı. CHP’nin dışında, daha doğrusu AK Parti dışındaki bütün partiler; CHP, DEM, Yeni Yol Grubu, İYİ Parti ve nihayet MHP buna sefalet ücreti dedi. Biz de dedik ki: 'Gelin bu sefalet ücretini düzeltelim' Bize kalsa bizde asgari ücret de 39 bin lira, en düşük emekli maaşı da 39 bin lira. Ama madem siz asgari ücreti 28 bin lira yaptınız, gelin en düşük emekli maaşını da 28 bin lira yapalım. Gelin hep beraber tüm emeklilere 8 bin lira seyyanen zam verelim. Her emekliye. Hiç olmazsa bir rahat nefes aldıralım dedik. Ama bir gün boyunca bile yoksulluk görmemişler. Ömründe bir öğün atlamamışlar. Kollarına 20 milyonluk saat taktılar, geldiler 28 bin liraya hayır oyu verdiler.
"Emekliyi tabuta sokmaya utanmıyor, tabutu Meclis’e sokmaya utanıyor"
- Bütün muhalefet milletvekilleri büyük direnç gösterdiler, büyük mücadele ettiler. Arkadaşlarımız her yolu denedi. En son oylamadan önce, 'Durun, bir kere daha düşünün. Tekriri müzakere yapalım. 20 bine değil, hiç değilse 28 bin liraya el kaldıralım. Bir daha düşünün' dediler, dinlemediler. Arkadaşlarımız Meclis’in kürsüsüne tabut getirdiler. O tabutu gördünüz mü, tabutu? O tabutu görmeye AK Parti tahammül edemedi. Emekliyi tabuta sokmaya utanmıyor, tabutu Meclis’e sokmaya utanıyor.
"Tabuta, mezar taşına vampirler saldırır. Siz emeklinin kanını emen vampirlersiniz"
- Sonra tuttular, bu tabuta saldırdılar. Arkadaşlar emeklinin mezar taşını yazmış, üstüne sefalet ücretlerini yazmış, ona saldırdılar. Bugün de çıkmış Tayyip Bey diyor ki, 'Cumhuriyet Halk Partisi emekliyi bize kışkırtmaya çalışıyor' Ya sen emekliyi öldürmüşsün, hala daha kışkırtmaya çalışmaktan bahsediyor. Diyor ki: 'Kürsüye saldırıyor' Kürsüye biz saldırmadık. Kürsüde emeklinin tabutu vardı. O tabuta siz saldırdınız. Burada Yalova’dan söylüyorum: Tabuta, mezar taşına vampirler saldırır. Siz emeklinin kanını emen vampirlersiniz.
Sözcü
Büyükelçiden Belgrad mesajları: Burada her Sırp bir Türk dizisi izliyor7 izlenme
Ben tır şoförüyüm evliyim24 izlenme
Muhsin Yazıcıoğlu cinayet soruşturmasının kilit FETÖ'cüsü Kamil Bakum tutuklandı12 izlenme
İ'ŞTE O ŞEHİR! (AYRİNTI ILK YORU"MDA)15 izlenme
Yüreğimiz yandı5 izlenme
Uçaklar değil paralar uçtu: Beş havalimanı sıfır yolcu çekti8 izlenme
29 Ekim Kutlamaları için hoparlörlerden Ulu Önder Atatürk’ün sesinin yayınladığı esnada, çarşaflı bir kadın böyle bağırdı: “Kâfirler için yaşasın cehennem”7 izlenme
Terör Partisi HDP’den İstanbul Sözleşmesi Çağrısı12 izlenme