Otuz yıl boyunca alın terimle

Ben zafer şarkıları söylemedim. İntikam tatlı bir zafer değil, acı bir ders verdi. Yeni hayatımı küçük mutluluklarla kurdum; bahçede bir saksı çiçeği, komşularla paylaşılan akşam kahveleri, eski alışkanlıkların huzuru. Oğlum birkaç kez kapımı çaldı. Hep aynı şeyi söyledi: özür, pişmanlık, dönmek isteme arzusu. Kapı açık değildi artık. Açılmaz mıydı, açabileceğim anlar vardı. Fakat onun eğitimi öyle bir dersle tamamlandı ki fırsatlar onun için küçük parçalara bölündü. Ev, bir bina olmaktan çıktı. Bana verilen şeyin bedelini ödemeye çalışırken, en büyük bedel onun vicdanına yazıldı. Ve ben yine yalnızca bir adamdım; artık kırgın değil, daha ağırbaşlı. Sonunda öğrendim ki vermek de geri almak da bir tercih işidir. Onun pişmanlığı derindi. Benim huzurum ise sessiz ve derin bir nefes gibiydi
Reklamlar