Fotoğrafçı havuz kenarında birkaç kare istedi. Damat elimi tuttu ve fısıldadı:
“Bana güveniyorsun, değil mi?”
Bir saniye sonra kendimi suyun içinde buldum.
O gülüyordu.
İşte tam o anda babam konuştu:
“Kızım, gel.”
Ama asıl şok, bundan sonra yaşandı….Aylarca süren hazırlıkların, umutların ve hayallerin ardından gelen bir düğün… Davetiyeler dağıtılmış, gelinlik günler öncesinden hazır edilmiş, salon süslenmişti. Herkes için bu, masallardan fırlamış bir başlangıçtı. Ancak düğün gecesi yaşananlar, kısa sürede mutluluğu yerle bir etti ve geriye yalnızca şok, gözyaşı ve “Nasıl böyle oldu?” sorusu kaldı.
İddiaya göre genç kadın, nişanlısıyla aylar boyunca evlilik hayalleri kurdu. Yakın çevresine onu “şakacı, eğlenceli ama asla sınırı aşmayan biri” olarak anlatıyordu. Ancak düğünden aylar önce yaşanan küçük bir olay, bugün geriye dönüp bakıldığında her şeyin habercisi gibi görünüyor.