Kutunun üzerindeki küçük kartı titreyen ellerimle çevirdim.
Gönderen kısmında tek bir isim yazıyordu:
“Murat Yıldırım.”
Boğazım düğümlendi.
Bu isim bana hiçbir şey ifade etmiyordu.
Babamın adı Hasan’dı. Elif’in babası ise kızım doğmadan önce bizi terk etmişti ve adı Murat değildi. Kartın altında ise kısa bir not vardı.
“Lütfen bu hediyeyi Elif’in yanında açın. Umarım ona birkaç güzel an daha yaşatabiliriz.”
Şaşkınlıkla otel müdürüne baktım.
“Bu kişi kim? Bizi nereden tanıyor?” diye sordum.
Müdür derin bir nefes aldı.