2018 yılında İstanbul Emniyeti'nin başlattığı operasyonla birlikte Oktarcılar hakkında deliller toplanmaya başlanmıştı.
İstanbul 30. Ağır ceza Mahkemesi, Ocak 2021'de açıkladığı kararında "Adnan Oktar Suç Örgütü" hakkında 14 sanığa ayrı ayrı 9 bin 803 yıl hapis cezası verdi. Ayrıca 107 sanığa 4.5 yıl ve 20 sağına 1 ila 11 yıl arası değişen cezalar verdi. Ardından karar istinafa götürüldü.
İstinaf mercii olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 68 örgüt üyesinin tahliye edilmesi ve 1 milyar lirayı aşan mal varlıklarının iade edilmesi kararını verdi.
Tepki çeken kararın detaylarını Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan köşesinde değerlendirdi.
Kaplan'ın yazısının ilgili kısımları şu şekilde:
"Kamuoyuna daha önce yansıyan, tehdit ve şantajla "turnike sistemi"ne sokularak iğfal edilen, çocuklukları ellerinden alınan, hayat boyu travma yaşayan onlarca kadının "rızası olduğu" yönündeki bu karar kan dondurucudur. Kadın dernekleri konuya dair şimdiye dek neden tek kelime etmemiştir, bunu anlamak da güçtür.
Oktar mağdurlarının avukatı Eser Çömlekçioğlu'nun verdiği şu örnek de tüyler ürpertici:
"Örneğin bir mağdur; X isimli sanık bana zorla cinsel saldırıda bulundu diyor; bu kişi mahkemedeki ifadesinde bu eylemi ve bunu örgüt talimatı ile zorlayarak gerçekleştirdiğini itiraf ediyor. Ancak istinaf değerlendirmesinde her nasılsa bu durum mağdurun rızası olduğu iddiası ile suç olmaktan çıkartılıyor."
Ayrıca konuyu sorduğum hukukçuların her biri 400 sayfa uzunluğunda bir gerekçeli kararı hayatlarında görmediklerini, bu kararın âdeta Adnancıları tek tek temize çıkarıp masum gösterirken, şikâyetçileri suçlu gösteren bir zihniyetle yazıldığını, dolayısıyla tarafsızlık ilkesinin çiğnendiğini, Adnancıların avukat ordusu yazsa ancak böyle bir metin çıkacağını söylediler. Çünkü karara göre ortada bir örgüt yok.
Herhangi bir kandırma yöntemine, sahte evlilik düzenine, korkutma ve şantaj yöntemlerine, vb. atıf yerine, "ideoloji ve inanç sistemi"ne kendi rızasıyla katılmaktan bahsediliyor. Söylemeliyim ki Ankara'dan edindiğim izlenim de bu skandal kararın müthiş bir rahatsızlık yarattığı yönünde oldu.
Her şeyden önce bir anne olarak bu kararın üst mahkemede olası reddini asla yeterli bulmuyorum. Yargıda bu türden skandal kararların sadece reddedilip, hiçbir şey yokmuş gibi yola devam edilmesi yargıya olan inancı sarsıyor. 7 yaşından itibaren istismara uğradığını söyleyen bir mağdurenin bile olduğu bu dosyadaki sanıkları aksi yöndeki tüm delillere rağmen aklayanlar için "Olur öyle şeyler" denip geçilecekse o adalet saraylarına kilit vurun gitsin!"
Rusya 'ABD ve Avrupa'dan Ukrayna'ya gönderilen silahlar "Kalibre" füzeleri ile vuruldu!'12 izlenme
Şinasi Yurtsever Hakkında20 izlenme
Müge Anlı’da S'0k Gerçek!12 izlenme
Karaman’daki çocuk tecavüzlerinde yıllar sonra yöneticilere soruşturma izni11 izlenme
MASTERCHEF ALL STAR FİNALİSTİ TAHSİN KÜÇÜK KİMDİR?13 izlenme
Çin Büyükelçisi: ''Uluslararası sular diye bir şey yoktur, ABD'nin icat ettiği bir buluştur''13 izlenme
Medya mensuplarının gizlice fotoğrafı çekildi: 'Sokak röportaj için 'basın kartı' şartı getiriliyor!'13 izlenme
Selahattin Paşalı baba oldu8 izlenme