Oğlum ve kızım beni huzurevine bırakıp terk etti miras bırakacağımı düşündüler ama..Devamını oku

Oğlum ve kızım beni huzurevine bırakıp terk etti miras bırakacağımı düşündüler ama..Devamını okuHayatım boyunca çocuklarım için çalışmış, onların mutluluğunu kendi mutluluğumdan önce tutmuştum. Eşim öldüğünde henüz elli sekiz yaşındaydım. O günden sonra evimizin sessizliği bana ağır gelmişti ama çocuklarımın varlığıyla ayakta kalmaya çalışmıştım. Oğlum Baran başka bir şehirde yaşıyor, kızı Selin ise evlendikten sonra kendi ailesine karışmıştı. Yine de ikisini de her hafta arar, ihtiyaçları olduğunda elimden geldiğince yardım ederdim. Onlar için yaptıklarımı hiçbir zaman borç olarak görmedim. Çünkü anne olmak, karşılık beklemek değildi benim için.

Bir sabah Baran ile Selin birlikte geldiler. İkisini kapımda görünce önce şaşırdım, sonra sevindim. Belki de yıllardır ilk kez ikisini aynı anda evimde görüyordum. Fakat yüzlerindeki ifadede tuhaf bir ciddiyet vardı. Baran salona oturdu, Selin çantasını yanına bıraktı. Bir süre ikisi de konuşmadı.Sonunda Baran, gözlerini kaçırarak, “Anne, senin için daha iyi bir yer bulduk,” dedi.

Ne demek istediğini anlamadım.

“Nasıl yani?”

Selin derin bir nefes aldı.

“Huzurevi. Orası daha güvenli. Hem yalnız kalmazsın.”

Sanki biri göğsümün ortasına ağır bir taş bırakmıştı. Onlara bakarken yüzlerini tanıyordum ama söyledikleri kelimeler bana yabancı geliyordu.

“Ben yalnız değilim,” dedim sessizce. “Siz varsınız.”

Baran başını öne eğdi.

“Bizim de hayatımız var anne.”

İşte o cümle, yıllardır içimde biriktirdiğim bütün umutları bir anda kırdı.Beni arabaya bindirdiklerinde yanıma yalnızca birkaç parça kıyafet aldım. Evime son kez baktığımda mutfaktaki eski sandalyeyi, eşimin yıllar önce diktiği perdeyi ve çocuklarımın küçüklük fotoğraflarını gördüm. Baran kapıyı kilitledi. Sonra anahtarı cebine koydu.

Huzurevine vardığımızda çalışanlar beni güler yüzle karşıladı. Bana odamı gösterdiler. Oda temiz ve aydınlıktı. Pencereden küçük bir bahçe görünüyordu.

Ama insan bazen en güzel odada bile kendisini terk edilmiş hissedebiliyordu.

İlk gece uyuyamadım. Tavana bakıp çocuklarımı düşündüm. Baran’ın çocukken ateşi çıktığında başında sabaha kadar beklediğim günleri hatırladım. Selin’in okul gösterisinde elbiselerini kendi ellerimle diktiğim zamanı düşündüm. Yıllar boyunca onların başını okşayan ellerim şimdi battaniyenin üzerinde hareketsiz duruyordu.
Reklamlar