Ses tonu… o kadar tanıdıktı ki gözlerim doldu.
“Ben…” diye başladım ama kelimeler boğazımda düğümlendi. “Seni tanıyorum.”
Kaşlarını çattı. “Sanmıyorum.”
Eşim araya girdi. “Lütfen… sadece birkaç dakika konuşalım.”
Bizi içeri aldı. Ev sadeydi. Duvarlarda çizimler asılıydı. Oturduk. Ellerim titriyordu.
“Adın ne?” diye sordum devamı icin sonrki syfaya gecinz...