O gece annemin söylediği tek bir cümle, yıllardır kurduğum aile düzenini yerle bir etti: “Kanser hastası da olsa bu evde artık kalamaz.”

O gece annemin söylediği tek bir cümle, yıllardır kurduğum aile düzenini yerle bir etti: “Kanser hastası da olsa bu evde artık kalamaz.”

Eşim Derya, aylar süren tedavinin ardından zaten fiziksel ve psikolojik olarak çok zor günler geçiriyordu. Saçlarını kaybetmiş, ciddi şekilde kilo vermiş ve çoğu gün yataktan kalkacak gücü bile bulamaz olmuştu. Ben ise elimden geldiğince onun yanında duruyor, ilaçlarını takip ediyor ve hastaneye götürüp getiriyordum. Fakat annem, eşimin hastalığını bir türlü kabullenmek istemiyordu.

Başlarda yalnızca küçük tartışmalar yaşanıyordu. Annem, Derya'nın evde çok fazla dinlendiğini, yeterince iş yapmadığını söylüyordu. Ben her seferinde eşimi savunuyor ve “O hasta anne, senden biraz anlayış bekliyorum,” diyordum.

Ama bir akşam eve geldiğimde gördüğüm manzara karşısında kanım dondu.

Derya salonda tek başına oturmuş ağlıyordu. Önündeki çantaya birkaç kıyafeti konmuştu. Annem ise karşısında dimdik duruyor ve “Bu gece burada kalmayacaksın,” diyordu.

O an anneme öyle bir öfkelendim ki, yıllardır susturduğum bütün cümleler ağzımdan döküldü. Ancak asıl şok, annemin bana verdiği cevapla geldi.

“Bunu senin iyiliğin için yapıyorum,” dedi.

Bu sözün arkasında ne olduğunu anlamak için annemin odasına girdim. Dolabında bulduğum bir zarf, bütün şüphelerimi değiştirdi. Çünkü zarfın üzerinde eşimin adı yazıyordu.

İçinden çıkan belgeleri gördüğümde, annemin neden Derya'yı evden göndermek istediğini nihayet anladım. Fakat belgelerde yazanlar, düşündüğümden çok daha büyük bir sırrın yalnızca başlangıcıydı.

Ve ertesi sabah annemin karşısına geçip tek bir soru sordum:

“Bunu Derya'ya neden yaptın?” Devamı yorumda ��
Reklamlar