Sekiz Yaşındaki Bir Kızın Babasının Kulağına Fısıldadığı Tek Bir Cümle, İdamı Durdurdu... O Günden Sonra Tüm Eyalete Hiç Kimse Bu Cinayet Dosyasına Aynı Gözle Bakamadı.
BÖLÜM 1 — Umudun Son Anı
Ölüm hücresinde bekleyen Mehmet Yıldırım, idamından önce yalnızca tek bir istekte bulundu.
Kızını görmek.
Başka hiçbir şey istemedi.
Üç yıldır birbirlerini göremiyorlardı.
Kimse, sekiz yaşındaki Defne'nin söyleyeceği birkaç kelimenin, yıllardır kapanmış kabul edilen bir davayı yeniden açacağını, devlet kurumlarını harekete geçireceğini ve bütün ülkeyi şaşkına çevireceğini düşünmemişti.
Sabah saat 06.00'da, Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde gardiyanlar hücrenin kapısını açtı.
Mehmet son hazırlıklarını bekliyordu.
Beş yıldır masum olduğunu söylüyordu.
Fakat söyledikleri hiçbir zaman dikkate alınmamıştı.
Gardiyanlara bakarak sessizce konuştu.
"Son kez kızımı görmek istiyorum."
İstek doğrudan Cezaevi Müdürü Hasan Arslan'a ulaştı.
Hasan Arslan deneyimli bir yöneticiydi.
Ancak Mehmet'in dosyası hiçbir zaman içine sinmemişti.
Cinayet silahı.
Kan lekeleri.
Tanık ifadeleri.
Hepsi aynı kişiyi gösteriyordu.
Yine de Mehmet'in bakışlarında suçlu birinin korkusunu göremiyordu.
Bir süre düşündü.
Sonunda kararını verdi.
"Defne gelsin."
Üç saat sonra küçük Defne cezaevine getirildi.
Yanında bir sosyal hizmet uzmanı vardı.
Sessizce koridorlardan geçti.
Babasının karşısına geldiğinde gözleri doldu ama ağlamadı.
Mehmet onu görünce kendini tutamadı.
"Canım kızım..."
Defne ağır adımlarla yaklaştı.
Kimsenin duyamayacağı kadar alçak bir sesle babasının kulağına bir şey fısıldadı.
Mehmet'in yüzündeki ifade bir anda değişti.
Sanki umudunu yeniden bulmuştu.
Odadaki herkes donup kaldı.
Çünkü küçük kızın söylediği o gizemli sözler...
Sadece bir mahkûmun kaderini değiştirmeyecek...
Tüm eyalet tarihinin en tartışmalı cinayet davalarından birinin de yeniden görülmesine neden olacaktı. HİKAYENİN TAMAMI İLK YORUMDA ��