Onları bulmanız gerek."
O an her şey bir anda netleşmeye başlamıştı. Ninemin akıl dolu bir planı olduğunu fark ettim. Hiçbirimiz, her şeyin ne kadar önemli olduğunu bilememiştik.
Murat'la birlikte, arka odada ninemin daha önce kullanmadığı bir odanın kapısını açtık. Kapı anahtarı, Şirin'in boynunda takılıydı. İçeri girdiğimizde odanın duvarları kararmış ve eski kitaplar, kutularla doluydu. Ama en dikkat çekici şey, odanın ortasında duran küçük bir eski sandıktı.
Murat, sandığı dikkatlice açtı. İçinde eski bir kutu ve üzerine bir kağıt vardı. Kağıdın üstünde ninemin el yazısı vardı:
“Her şeyin değerini bilene… Bu kutu, kaybolan tarihin geri gelmesidir.”
Murat kutuyu açtı. İçinde eski paralar, bazı değerli eşyalar ve… birkaç mülk belgesi vardı. Her bir belge, ninemin uzun yıllardır gizlediği servetin izini gösteriyordu. Sonunda, ninemin bana ne bıraktığını anlamıştım. O kadar çok şey vardı ki, şüphelerim bir anda kayboldu. O gerçekten büyük bir miras bırakmıştı, ama hiç beklemediğim şekilde.
Murat belgeleri inceledi ve “İşte, bu gerçek miras,” dedi. “Nineniz, sadece parayı değil, bilgeliği ve sorumluluğu da size bırakmış. Bütün bu belgeler, eski bir mülkün mirası ve çok daha fazlasını içeriyor.”
Başım dönüyordu. Ninemin akıl dolu hareketleri beni derinden etkiledi. Kendi için değil, başkalarını düşünerek yapmıştı bunu. Hepimizin göremediği derin anlamları vardı. O gece, bu mirasın hayatımı nasıl değiştireceğini düşündüm. Artık yalnızca maddi bir servet değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk da üstlenmiş oldum.
İçeri girdik ve Murat belgeleri düzenlemeye devam etti. Gözlerim hâlâ odadaki nesnelerdeydi. Sandıklar, eski fotoğraflar… Ninemin hayatı bir bilmecedeydi. Fakat o, bu bilmeceleri çözecek anahtarı bizlere bırakmıştı.
Birden, içeriye Emine girdi. Emine, ninemin eski zamanlardan kalma bir dostuydu. “Bu dosyalar… bunlar gerçekten ninemin bıraktığı şeyler mi?” dedi. Murat, “Evet,” diye yanıtladı. “Her şey burada.”
Emine ve ben birbirimize bakarken, tek bir gerçek vardı: Ninem, her şeyin farkında olmuş ve bizlere büyük bir miras bırakmıştı. Bu miras sadece mal mülk değil, aynı zamanda bir yaşam dersi ve gerçek değerlerdi.
Sonraki günlerde, ninemin bıraktığı bu mirası araştırmaya devam ettik. Gözlerim bir yandan eski kitapları karıştırırken, bir yandan da ninemin zekâsına ve planlarına hayran kaldım. O, bizim sadece gözlerimize değil, ruhumuza hitap etmişti. Gerçekten neyin değerli olduğunu anlamamız için bir yol çizmişti.
İçimde bir huzur vardı. Bir yanda maddi kazanç, diğer yanda ninemin bana öğrettikleri…
Ve son olarak, bu mirasın gerçek sahibi olduğumu fark ettiğimde, ninemin kalbi gibi güven dolu olan her şeyin sonuna geldik.
Hayatımda ilk defa, her şeyin ne kadar değerli olduğunu ve gerçek mirası anlamıştım.Bu hikaye kurgulanarak hazırlanmıştır gerçek kişileri temsil etmemektedir.