Home
21 Ağustos 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

Ne oldu şu bizim vatan toprağına!


Yıl 1921. Zaferi henüz kazanmamışız. Atatürk o zorlu koşullarda Fransa’ya Süleyman Şah’ın mezarını Türk toprağı olarak kabul ettirdi. Biz ise yurt dışındaki tek vatan toprağımızı göz göre göre başkalarına devrettik. Türk milliyetçisi (!) Devlet Bey niçin ağzını açamıyor?


Emin Çölaşan

Sevgili okurlarım, burada sık sık vurguladığım, ilgililere sorular sorduğum bir konuyu belki anımsayacaksınız.

Biz bir vatan toprağını göz göre göre başkalarına devrettik ve bu duruma razı olduk.

Biz derken elbette Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Devletini kastediyorum.

Suriye topraklarındaki Süleyman Şah türbesini...

Orası aslında bizim anladığımız anlamda bir türbe değil. Osmanlı devletinin kurucusu Osman Bey’in dedesi Süleyman Şah’ın gömülü olduğu birkaç dönümlük bir toprak parçası. Fırat Nehri üzerinde bir adacık.

Süleyman Şah, Fırat’ı atlarıyla geçerken iki muhafızıyla birlikte boğulmuş ve o adacığa gömülmüştü.

Gömüldüğü mezar yeri uzun yıllar boyunca bakımsız bir yer olarak kaldı. Yüzyıllar geçti ve Osmanlı döneminde hiç kimse bu konuyla ilgilenmedi. Böyle bir şey olduğundan padişahların bile haberi yoktu!

★★★

Yıl 1921...

Kurtuluş Savaşımız olanca hızıyla sürüp gidiyor. Beş kuruşa muhtaç olduğumuz can sıkıcı ve zor yıllar...

Zaferi henüz kazanmamışız.

Mustafa Kemal Paşa o zorlu koşullarda bir anlaşma imzalıyor.

Fransa ile Ankara Anlaşması.

O sırada Meclis açılmış ama Cumhuriyet henüz kurulmamış.

İlginç bir olaydır, Ankara’ya bir Fransız heyeti getiriyor ve yakın tarihimizin ilk uluslararası anlaşmasını onlarla imzalıyoruz.

Evet, yeni Türk devletini tanıyan ilk anlaşma.

★★★

Suriye o sırada Fransız egemenliğinde. Yani başka bir deyişle Fransa’nın işgali altında. Atatürk anlaşma metnine şöyle bir hüküm koyduruyor:

“Süleyman Şah’ın mezarının bulunduğu adacık Türk toprağıdır. Üzerinde Türk bayrağı dalgalanacak, Türk askeri tarafından korunacaktır.”

Büyük Atatürk’ün, o zamanki unvanıyla ‘Meclis Başkanı’ Mustafa Kemal Paşa’nın gerçek büyüklüğünü şimdi bir kez daha görelim.

O kargaşa ve belirsizliklerle dolu savaş ortamında bu konuyu gündeme getirip Fransız heyetine kabul ettiriyor.

Artık Suriye egemenliğine geçen Fırat üzerindeki bu adaya Cumhuriyet hükümetleri zamanla bir saygı karakolu yaptırıyor, şehitleri anmak için bir türbe yaptırıyor, 38 Mehmetçik orada saygı nöbeti tutmaya başlıyor. Adacık Türkiye sınırına 30 kilometre mesafede.

İşin özü böyle.

★★★

Sevgili okurlarım, aradan yine uzun zamanlar geçti. Günün birinde Recep Tayyip ülke yönetimini devraldı.

Orası artık yurt dışındaki tek Türk toprağı olmuştu. Böyle başka bir yere, ikinci bir yere sahip değildik.

Daha sonda bölgenin ortamı değişti...

O bölgeye PKKve IŞİD isimli iki ayrı terör örgütü egemen oldu.

Bunlar açıklama yapmaya başladılar...

“Türkiye o binaları terk etmediği takdirde biz yıkacağız!..”

Ve biz orasını, aman olay çıkmasın diyerek apar topar terk etik.

(Bu arada hemen belirteyim, yeni bir baraj yapımı nedeniyle mezarımızın yeri değiştirilmişti.)

Biz ayrılınca iki terör örgütü de saldırıya geçip türbemizi ve karakol binamızı dinamitlerle havaya uçurdular.

★★★

Peki ama biz orasını bırakıp giderken Süleyman Şah’ın sandukası, kemikleri ne oldu?

Her gün ‘dünya lideri olduk, güçlü Türkiye’yi yarattık’ diye palavra atanlar şu basit soruya bile yanıt veremediler...

Çünkü ezilmiş ve küçük düşmüşlerdi.

Yurt dışındaki tek vatan toprağımızı 30 kilometre mesafeden bile koruyup sahip çıkmamız mümkün olmamıştı.

Gündeme hep başka konuları getirdiler ve gözlerimizi o yolla boyamaya kalkıştılar.

Evet efendim...

Kendi toprağını hem de böylesine beleş tarafından terör örgütlerine armağan eden ikinci bir ülke acaba var mıdır?

Recep Tayyip bu yaptıkları konusunda acep ne diyor, niçin konuşamıyor?

‘Türk milliyetçisi (!)’ Devlet Bey niçin ağzını açamıyor?

Süleyman Şah’ın sandukası ve kemikleri ne oldu?

Her gün konuşuyorlar, her gün nutuk atıyorlar ama bizim için manevi değeri çok büyük olan Suriye’deki şu küçücük vatan toprağımıza hiç değinmiyorlar!

Allah Allah, hayret verici!

Sözcü

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Gülşen’in avukatı itiraz dilekçesinde tek tek anlattı: ‘İmam’ lakaplı ekip arkadaşına karşı söylenen bir söz’ Deniz Yavuzyılmaz geçiş garantisi 'soygunu'nu açıkladı! "Hedef tuttu ama yine de müteahhide milyonlar ödendi" Avrupa'da sarı isyan: Protestolar domino etkisiyle yayılıyor Emekli milletvekillerine yeni kıyak!