Uzun süre yürüdü, sonra bir bankta yatan adamı kaldırdı... Bir şeyler konuştular, sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım, ardından biraz daha ileride bir lokantaya girdi, bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm... Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım, ‘Tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?’ dedim. ‘Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana...’ dedi.
Teşekkür ettim, az ilerdeki lokantaya gittim, ‘Az önce gelen beyin borcu mu var size?’ dedim, tanımadılar beni... ‘Kemal abi’nin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz. O da sağolsun, onların yemek masrafını öder’ dedi. Ertesi gün Kemal’in yanına gittim, ‘Sen ne güzel bir adamsın ya...’ dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım.
Ölme sen benden önce’ dedim, dinletemedim..." – Büyük ustayı saygıyla anıyoruz..
Merhamet, acımak değildir..
Merhamet, acıtmamaktır.