Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, bugünkü köşesinde, "Dövizde tehlikeli operasyonlar" başlığıyla dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Merkez Bankası'nın 8 Mayıs'ta 12 milyar dolar olan net döviz rezervinin 1 gün sonra 10.5 milyar dolara indiğini ifade eden Aktaş, günlerdir çıkan, "Merkez Bankası kamu bankaları eliyle döviz satıyor" haberlerini ise hiçbir yetkilinin yalanlamadığını vurguladı.
Aktaş, "Hatırlayın Merkez Bankası bankalararası piyasaya satıcı olarak girdi mi, döviz talebi bir anda kırılırdı. Ama artık işleyiş bambaşka" derken, "Satılan bu döviz artık Merkez Bankası'nın dövizi değil. Çünkü Merkez Bankası dövizini sıfırladı" dedi.
"Nasıl olur, demeyin; oluyor işte... Merkez Bankası'nın net döviz rezervi ekside" diyen Aktaş, "Merkez Bankası'nın 9 Mayısta 10.5 milyar dolar olan dövizinden swap yoluyla elde edilen dövizi düştüğünüzde rezerv eksiye iniyor" diye ifade etti.

"Peki net rezerv sıfırlanmış ve eksiye geçilmişken Merkez Bankası teorik olarak kendisinin olmayan dövizlerle niye satış yapıyor?" diye soran Aktaş, 23 Haziran seçimlerini işaret ederek, "Temel amacın kur artışını frenleyebilmek olduğunu herkes biliyor. Amaç, en azından 23 Haziran'a kadar kurda bir tırmanış yaşanmasını engelleyebilmek" diye ifade etti.
Alaattin Aktaş'ın yazısı şu şekilde:
“Merkez Bankası'nın altın ve kamu mevduatı hariç net döviz rezervi 9 Mayıs'ta 10.5 milyar dolara indi. Yalnızca bir günde 1.5 milyar dolarlık azalma oldu. 8 Mayıs'ta 12 milyar dolar olan net döviz rezervinin bir gün sonra 9 Mayıs'ta 10.5 milyar dolara inmesine ne yol açtı?
Reuters ‘Merkez Bankası kamu bankaları eliyle döviz satıyor’ diye günlerdir yazıyor, kimsenin yalanladığını da görmedik. Satılan dövizin ilk gün 1 milyar dolar olduğu, daha sonra tutarın haftalık bazda 4.5 milyar doları bulduğu yazıldı.
DÖVİZ SATMAK HEM DE DÖVİZ YOKKEN!
Elinizde ‘sahibi olduğunuz’ on milyarlarca dolarlık ‘net rezerv’ olur satarsınız. Ya da çok eskide kalan Merkez Bankası'nın döviz müdahaleleri gibi bir operasyon yaparsınız. Hatırlayın Merkez Bankası bankalararası piyasaya satıcı olarak girdi mi, döviz talebi bir anda kırılırdı. Ama artık işleyiş bambaşka.
Şimdi bir kere, güya dövizi Merkez Bankası değil, bazı kamu bankaları satıyor. Arka kapıdan dolanıyoruz.
İkincisi daha da tehlikeli bir duruma işaret ediyor. Satılan bu döviz artık Merkez Bankası'nın dövizi değil. Çünkü Merkez Bankası dövizini sıfırladı.
SATILAN KİMİN DÖVİZİ?
Nasıl olur, demeyin; oluyor işte... Merkez Bankası'nın net döviz rezervi ekside.
Merkez Bankası'nın 9 Mayısta 10.5 milyar dolar olan dövizindi swap yoluyla elde edilen dövizi düştüğünüzde rezerv eksiye iniyor.
Yani Merkez Bankası kur daha da artmasın diye piyasaya bir şekilde müdahale ederken kendisinde emaneten tutulan zorunlu karşılık dövizlerini ve swap yoluyla elde ettiği dövizleri kullanıyor.
Swap dövizinin tutarı olarak mart sonundaki resmi verileri biliyoruz. Bu yolla elde edilen dövizin toplamı 13.1 milyar dolar. Tutarı tam verelim; 13 milyar 55 milyon dolar. Bu tutarın 9 milyar 589 milyon doları bir aya kadar vadeli.
Bir de dört ay ile bir yıl arası vadeli olan 3 milyar 466 milyon dolarlık tutar var.
YAKLAŞIK 3.5 MİLYAR DOLARLIK BU TUTAR ACABA KATAR’DAN ALINAN DÖVİZİ Mİ GÖSTERİYOR?
Katar döviziyse de hiç olmazsa 3.5 milyarın vadesi uzun sayılır. 9.6 milyarın vadesi çok kısa ve sonuçta Merkez Bankası bu tutarı en fazla bir ay içinde ödeyecek.
Bu arada 9.6 milyar dolar mart sonundaki durumu gösteriyor ama son dönemdeki tutarın daha da fazla olduğu tahmin ediliyor.
Mart sonundaki 13.1 milyar doları esas alsak bile Merkez Bankasının net döviz rezervi artık eksi.
Peki net rezerv sıfırlanmış ve eksiye geçilmişken Merkez Bankası teorik olarak kendisinin olmayan dövizlerle niye satış yapıyor?
Hani Merkez Bankası'nın bir kur hedefi olmazdı, ki olmaz, olmamalı, öyleyse bu satış kararını kim niye veriyor?
NEREYE KADAR
Temel amacın kur artışını frenleyebilmek olduğunu herkes biliyor. Amaç, en azından 23 Haziran'a kadar kurda bir tırmanış yaşanmasını engelleyebilmek.
Bu operasyonlarla amaca ulaşmak mümkün. Şunun şurasında seçime altı haftalık bir süre kaldı çünkü.
Swap ile borç alınarak, yabancı para mevduatta zorunlu karşılık aldırılarak ya da benzeri yollarla döviz yaratılır, bu döviz piyasaya verilmek suretiyle kurun artmaması, hatta geçen hafta sonunda olduğu gibi gerilemesi bile sağlanır.
Ana nereye kadar? Bu tür operasyonları aylar boyunca sürdürmek mümkün mü?
Kur niye yükselme eğiliminde, temel soru budur.
Bu soruya yanıt vermek de yetmez tabii ki.
Yanıt bellidir zaten, önemli olan bunun gereğini yerine getirmektir.
Günü kurtarma amaçlı bu operasyonlar sorunu daha da büyütmekten başka işe yaramayacaktır.”
Kırmızı bültenle aranan 'Siya Munzur' kod adlı terörist teslim oldu.14 izlenme
Son dakika: Avustralya'daki deve katliamını durdurmak için imza kampanyası başlatıldı.16 izlenme
CHP Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya: "Hırsızlık Türkiye'nin bir numaralı suçu"9 izlenme
Son seçim anket sonuçları: İşte Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun oy oranı10 izlenme
Sapkın şeyh, istismar ettiği çocuğun babasına para teklif etmiş!24 izlenme
Yüz ifadesi dikkatlerden kaçmadı! İmamoğlu'na Kaftancıoğlu'nun kendisi ile ilgili söylediği iddia edilen sözler soruldu13 izlenme
İsrail konsolosluğu saldırısında çarpıcı detaylar: Ölen saldırganın IŞİD tedbiri 2024'te kaldırılmış!7 izlenme
Gökçek’in rüşvet aldığını tescilleyen karar7 izlenme
Kayıp Narin'in ailesiyle ilgili bomba iddia: "Ailenin bağlı olduğu yapı var"
Prof. Dr. Hasan Ünal: Dünya çok kutupluluğa gidiyor
Cumhurbaşkanı ‘devletten bir kuruş çıkmıyor’ demişti: Yap-işlet-devret garantileri 609 milyar liraya çıktı
Putin tatil için Türk yurdunu seçti