Kara Harp Okulu'nda düzenlenen mezuniyet töreninin ardından yüzlerce teğmenin kılıçlı yemin ederek 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' sloganı atmasına engel olmadığı gerekçesiyle TSK’dan ihracına karar verilen dönemin Kara Harp Okulu Alay Komutan Vekili Alper Topsakal, kararın iptali için mahkemeye başvurmuştu.
Topsakal’ın işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması için açtığı dava oy çokluğuyla reddedilirken, mahkeme tarafından MSB'ye yaşanan yemin krizine ilişkin 7 soru gönderildiği öğrenildi.
Müyesser Yıldız'ın haberine göre, Teğmenlerin komutanının davasında mahkeme MSB’ye şu soruları yöneltti:
Soru: “Teğmenler, andı okuma talebi konusunda Kara Harp Okulu Komutan Vekiline bizzat başvuru yaptı mı? Yaptı ise Komutan Vekili hangi işlemleri tesis etti? Bu konu disiplin soruşturması sırasında incelendi mi?”

Cevap: “Mezun teğmenler, değişik zamanlarda 7 defa andı okuma talebinde bulundu, ancak hiçbiri bizzat ve doğrudan Komutan Vekiline yapılmadı. Komutan Vekili bu talepten, Kurmay Yarbay Halit Türkoğlu’nun 17-18 Ağustos tarihlerinden birinde stattaki tören provaları esnasında mikrofon ile andın okunmasının mevzuata uygun olmadığı için kesinlikle okunmayacağı yönünde tabura verdiği emir sırasında haberdar oldu ve tasdik etti.”
Soru: “Komutan vekilinin, verilen ret kararlarına rağmen teğmenlerin anılan andı okumasını bilebileceği hangi suretle kabul edildi? Tanık beyanı var mı?”
Cevap: “Rütbesi, tecrübesi ve temsil ettiği makam itibarıyla böylesi bir disiplinsizliğin yapılabileceğini öngörmesi gerekirdi.”
Soru: “Tören sonrasına ilişkin planlamaları yapma yetki ve görevi kime aittir? ‘Diploma ve Sancak Devir Teslim Töreni’ başlıklı görev emirlerinde tören sonrasına ilişkin bir planlama var mı?”
Cevap: “Harp Okulları Yönetmeliğinin 18. maddesi uyarınca törenlere hazırlık ve katılımdan sorumlu olduğu dikkate alındığında, tören emrinde yer almayan hususları planlamaması, törenin icrasına ve tören sonrası faaliyetlere ilişki astlarına emir vermemesi ve bunlara ilişkin gerekli tedbirleri almaması bakımından sorumludur.”
Soru: “Astlarının disiplinsizlik işlemek niyetini bildiği, bu disiplinsizlikleri önlemek için gerekli ve makul önlemleri almadığı varsayımı neye dayanılarak yapılmıştır?”
Cevap: “29 Ağustos 2024 gecesi Mehmetçik Sitesi Önünde meydana gelen, kutlama sınırlarını aşan ve taşkınlık boyutuna varan olaylardaki disiplini bozucu eylemlerden de davacı haberdardır. İlk emre rağmen teğmenlerin andın okunmasını ısrarla başka komutanlara taşıması, bu eylemi gerçekleştireceklerine dair büyük bir emaredir. Bu nedenle eylemin gerçekleşeceğini bilmesi ve önlem alması gerekirdi.”

Soru: “Alay Komutan Vekili’nin astlarından gelen her talep, öneri veya istek konusunda üstlerine bilgi vermesi ya da iletmesi hususunda mevzuatla kendisine bir sorumluluk yüklenmiş midir?”
Cevap: “Teğmenlerin önceki ısrarlı taleplerinin olumsuz cevaplanmasına rağmen 29 Ağustos 2024 akşamında meydana gelen hadise üzerine davacının kendi yetkisi dahilinde konunun çözüme ulaşmadığını kabul ederek, önlem alabilecek amirlerine bilgi vermesi gerekirdi. Bunu yapmadığı için yaşanan disiplinsizliğin meydana gelmesine sebebiyet vermiş, gerekli önlemleri alabilecek olan ve gerekirse yerleşkeler arası personel takviyesi yapmaya muktedir olan Okul Komutanı'nın ve Rektörün talepten zamanında haberdar olmasını, talep sahiplerini bilgilendirmesini ve bu husustaki ısrarlı taleplere istinaden oluşabilecek yanlış hareketlere karşı tedbir almalarını engellemiştir.”
''DEVLETİMİZİN EN ÜST MAKAMININ KATILACAĞI ÖNEMLİ TÖREN''
Soru: “İhraç işlemine gerekçe olarak belirtilen TSK’nın itibarının zedelendiği ve yıpratıldığı tespitleri neye dayanılarak, Komutan Vekili’nin de bulunduğu görevin gerektirdiği tavır/davranışı sergilemeyerek TSK’ya mesnetsiz iftiralar atılmasına, kamuoyunda uzun süre TSK’nın tartışılıp yıpratılmasına zemin hazırladığı çıkarımı nasıl ve ne şekilde yapılmıştır?”
Cevap: “Davacının, Devletimizin en üst makamının katılacağı böylesi önemli bir törende meydana gelebilecek disiplinsizliği önlemek için yetkisi dahilinde tedbir almaya yönelik bir girişimde bulunmaması ve tedbir alabilecek amirlerine bilgi vermemesi neticesinde meydana gelen olay sonucunda, TSK günlerce sosyal medyada, yazılı ve görsel basında tartışılarak, toplum kutuplaştırılarak, TSK'nın ve Devletin itibarının zedelenmesine sebebiyet verildi.”
Sözcü
Nobel Ödüllü biyofizikçi Michael Levitt: Koronavirüs salgınının sonuna yaklaşıldı13 izlenme
Libya konferansına Putin de katılacak12 izlenme
Erdoğan, Berat Albayrak'ın üstünü çizdi: Yerine kim gelecek?9 izlenme
Eğer Türkiye Bunu Yaparsa İsrail’in İşi Bitiyor..7 izlenme
ORC Araştırma'dan 30 büyükşehirde çarpıcı seçim anketi! 16 ilde birinci çıkan parti...12 izlenme
Son dakika: ABD'de siyahi George Floyd'u öldüren polis Derek Chauvin tutuklandı!10 izlenme
Can Ataklı Barış Yarkadaş'ı eleştirdi; tartışmaya Sedat Peker de katıldı11 izlenme
40 yaş üzeri öğretmenler aşılanmaya başladı10 izlenme