Ülkede sarı yelekliler, gösterilerinin ikinci yılında Paris'te ve çeşitli kentlerde yeniden sokaklara indi. Paris'te Eyfel Kulesi yakınlarındaki Trocadero Meydanı'nda toplanan binlerce sarı yelekli ve gösterici, tartışmalı güvenlik yasa tasarısını ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin politikalarını protesto etti. Eylemciler, "Özgürlüklerimizi geri verin", "Silahlarınıza karşı kameralarımız", "Hitler Cumhuriyeti'ne doğru yürüyüş", "Macron ve (İçişleri Bakanı Gerald) Darmanin bizi korumuyor" yazan pankartlar taşıdı. Gösteride polis ile eylemciler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Polis, uyarılara uymayan göstericilere biber gazı kullandı. Protestocular, bir çöp bidonunu ateşe verdi. Eyleme, gazeteciler, bazı sendikalar ve insan hakları alanında çalışmalar yapan kuruluşlar da katıldı. Paris Emniyet Müdürlüğü, yeni tip koronavirüs (Kovid19) salgını nedeniyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına rağmen gösteriye izin verdi. Rennes'deki eylemde de güvenlik güçleri ile protestocular arasında gerginlik yaşandı. Polis, eylemcilere biber gazıyla müdahale etti. Fransa'nın Lille, Marseille, SaintEtienne, Rouen, Annecy, Lorient ve Le Havre gibi kentlerinde de gösteriler düzenlendi. "TOTALİTER VE NEREDEYSE DİKTATÖR BİR DEVLET HALİNE GELİYORUZ" "Güvenlik yasa tasarısının 24. maddesi temel, basın ve eylem özgürlüklerinin ihlalidir." diyen Duhema, Macron'u halkın sorunlarına kulak vermemekle suçladı. Duhema, sadece sarı yelekliler değil Fransız halkının da bu şekilde düşündüğünü belirterek, "Totaliter ve neredeyse diktatör bir devlet haline geliyoruz. Şimdi polis bize kötü muamelede bulunduğu zaman şikayet etme ve kendimizi savunma hakkımız olmayacak." yorumunda bulundu. Soyadını vermek istemeyen bir başka sarı yelekli Stephane de özgürlüklerinin ellerinden alındığını ve bunu geri istediklerini vurguladı. MACRON YÖNETİMİ "OTORİTER" Fransızların bu tasarıya karşı çıktığının altını çizen Trautmann, tasarının güvenlik güçlerinin görüntülerinin yayımlanmasını yasaklayan 24. maddesinin kabul edilemez olduğunu ve özgürlükleri kısıtladığını belirtti. Trautmann, bunun yasaklanmaması gerektiğini ifade ederek, "(Fransa'da) 1832'deki kolera salgınında bir günde 200 kişi hayatını kaybetti ve 250 kişi askerler tarafından öldürüldü. Hükümet için bazı şeyler kötüye gittiği zaman polis ve askere başvurur. Bu konuda eskiye dayanan tarihimiz var." dedi. TASARI "TEHLİKELİ" VE "ÖZGÜRLÜKLERİ KISITLAYICI" Bu tasarıyla "baskı uygulama ve polisin işlediği suçları gizlemenin" hedeflendiğine dikkati çeken Mathilde, Macron yönetiminin sağlık alanındaki olağanüstü halden (OHAL) faydalanarak tasarıyı hazırladığını aktardı. Giuseppe Aviges de özgürlükleri kısıtlayan tasarıyı kınadıklarını vurguladı. Bu tasarının Macron yönetiminin uyguladığı "otoriter siyasetin" sonucu olduğuna işaret eden Aviges, "Ülke genelinde bir siyaset empoze ediliyor. Bu bağlamda, polis şiddetini görüntüleyen vatandaşlar cezalandırılacak, gazetecilerin özgürlüğü kısıtlanacak. (Macron yönetiminin) Nereye kadar gidebileceğini görüyoruz. Bunların hepsi endişe verici." değerlendirmesinde bulundu. Aviges, Macron yönetiminin bu tasarıyla "otorite" sağlamak istediğini ve buna tepki gösterilmesi gerektiğini belirtti. GÜVENLİK YASA TASARISI Yasağa uymayanlara 1 yıl hapis ve 45 bin avroya kadar para cezası öngören yasa tasarısı, basın özgürlüğünü kısıtlayacağı, polis şiddetini artıracağı gerekçesiyle eleştiriliyor. Tasarı aynı zamanda yetkililere güvenlik güçlerinin görev sırasında kullandığı kameralarla insanları izleme, gösterilerde "drone" kameralar kullanma yetkisi veriyor. Fransa'da sarı yeleklilerin gösterilerinde ve emeklilik reformuna karşı yapılan eylemlerde, polisin protestoculara karşı kullandığı şiddetin görüntülenerek sosyal medyada paylaşılmasının ardından polisler hakkında soruşturmalar açılmıştı.





Sarı yelekli eylemci Maya Duhema, sarı yeleklilerin taleplerinin değişmediğini, Macron yönetiminden ekonomik koşulların iyileştirilmesini istediklerini söyledi.

Güvenlik yasa tasarısını protesto eden Alain Trautmann, tasarıyı hazırlayan Macron yönetimini "otoriter" olarak tanımladı.

Soyadını vermeyen Mathilde de tasarıyı "tehlikeli" ve "özgürlükleri kısıtlayıcı" bulduğunu anlattı.
Güvenlik yasa tasarısının, polislerin yüzleri veya kimliklerinin görüntülerinin yayımlanmasını yasaklayan 24. maddesi, Ulusal Mecliste yapılan ilk oylamada dün kabul edilmişti. Tasarının 24. maddesi, Senato'dan da geçerse son bir kez daha parlamentonun onayına sunulacak.
Türkiye, 2035 yılında 205,3 milyon ton petrole ulaşacak10 izlenme
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: ''Türkiye göçmen kampı değildir''10 izlenme
ABD, NATO, PKK, HTŞ dayanışması8 izlenme
Bakan Koca açıkladı: 9.877 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 2.241.912'ye, can kaybı 21.488’e yükseldi!8 izlenme
HTŞ ile henüz görüşmedik6 izlenme
Antalya'daki 10 Kasım töreninde CHP 22. dönem milletvekili Tuncay Ercenk, protokolde en öne geçmek istedi17 izlenme
Cerrahpaşa Tıp’ın koronavirüs savaşçıları12 izlenme
Milli hava savunma füze sistemi göreve hazır: HİSAR-A+ tam otonom olarak çalışabiliyor17 izlenme