lise hayatımın en özel gecesi sonunda gelmişti

17 yaşındaydım ve lise hayatımın en özel gecesi sonunda gelmişti

17 yaşındaydım ve lise hayatımın en özel gecesi sonunda gelmişti: mezuniyet balosu. Yıllardır kurduğum tek bir hayal vardı; kendi balosunun, annesinin mezuniyetinde giydiği ya da büyük elbiseyle katılmasının anlamı. Annemi 12 yaşında kanserden kaybetmiştim ve geriye kalan o elbise benim için paha biçilemez bir hatıraydı.

Yıllar sonra babası yeniden evlendi. Üvey annem Melis, sadece gösterişi, itibarı ve parayı önemseyen bir kadındı. Annemden kalan aksesuar “gereksiz” diyerek evden çıkarmış, evi kendi zevkine göre pahalı ve soğuk bir hale getirmişti.

Balodan bir gün önce odamda, aynanın karşısında annemin o zarif elbisesiyle kendime baktım. Tam o sırada Melis içeri girdi. Elbiseye göz atarak bakıp sert bir sesle, "Bunu giyemezsin. Bu yürekliliğin içine çıkamazsın. Sen benim kabım, pahalı tasarımlı elbiseyi giyeceksin" dedi.

Melis, babasının arka planından önce afalladı ama hemen dünyaya o yapmacık gülmeyi takıp durumu toparlamaya çalıştı. "Aşkım, yanlış sızıntım. O elbise zaten eskiydi, onu bir dağılacaklardı. Kızımızın o kıyafetle baloya giderken insanlara karşı mahcup edilmek istemedim. Ben sadece onun iyiliğini barındırdım. Hem burada onun için ayrıcalıklım o muhteşem elbise hazır" dedi.
DEVAMI DİĞER SAYFADA
Reklamlar