3 bin TL emekli bayram ikramiyesi ödemeleri için Sosyal Güvenlik Kurumu veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından henüz bir açıklama yapılmadı. Ancak Kurban Bayramı’nın 16 Haziran’da başlayacağı düşünüldüğünde ikramiye ödemelerinin 10-14 Haziran tarihleri arasında SSK, Bağ-Kur emeklilerinin banka hesaplarına yatırılması bekleniyor.MAAŞ ÖDEMELERİ ERKEN YAPILABİLİR!
SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında maaş ödemesi alan emeklilerin Haziran ayı içerisindeki maaşlarının ödemesi erkene çekilebilir. Henüz bir açıklama olmasa da 17 Haziran’da emekli maaş ödemelerinin başlayacak olması nedeniyle ödemelerin öne çekilme ihtimali oldukça yüksek gözüküyor.
Erotik fıkra
Padişah bir gün vezirini çağırır ve der ki: – “Yeni bir kural çıkaralım, adı vergi olsun. Herkesten alınacak, bakalım halk ayaklanacak mı?” Halk toplanır vezir vergiyi sunar, halk dağılır. Bir hafta sonra padişah vezire sorar: – “Halk ayaklandı mı?” diye. Vezir “kimseden ses çıkmıyor” der. Padişah’ın aklına başka bir fikir gelir ve der ki; “vezir, köprüden her geçeni becerin”. Bir hafta sonra padişah sorar, “nasıl halk ayaklandı mı?” Vezir de “kimseden ses çıkmıyor padişahım” der. Padişah “o zaman gideni de geleni de becerin” der ve iki hafta sonra sorar vezire: – “Halk ayaklandı mı?” – “Hayır…” Padişah sinirlenir bütün halkı meydana toplar ve der ki “ben vergi çıkardım kimse neden ayakl…?” O sırada halktan biri bağırır: – “Efendim sabahları köprünün başında adamlarınız bizi becerirken sıra oluyor, işimize geç kalıyoruz; acaba bir kaç adam daha koyabilir misiniz?”
O ZAMAN NİYE YAPIYORSUN
Karga ile Ayı uçakla yolculuk yapıyorlarmış. Karga servis düğmesine basarak hostesi çağırmış. Hostes gelmiş: – “Buyrun efendim, nasıl yardım edebilirim” diye sorunca karga: – “Hiiiç, i*nelik olsun diye bastım” demiş. Hostes bozulmuş tabii ve gitmiş. Biraz sonra karga tekrar düğmeye basmış ve hostes gene gelmiş. Karganın cevap aynı:
Detaylar için görsellere tıklayarak ilerleyiniz
Karga ile Ayı uçakla yolculuk yapıyorlarmış. Karga servis düğmesine basarak hostesi çağırmış. Hostes gelmiş: – “Buyrun efendim, nasıl yardım edebilirim” diye sorunca karga: – “Hiiiç, i*nelik olsun diye bastım” demiş. Hostes bozulmuş tabii ve gitmiş. Biraz sonra karga tekrar düğmeye basmış ve hostes gene gelmiş. Karganın cevap aynı: – “Hiiiç i*nelik olsun diye bastım” Bu olayı üçüncü kez yine yapar. Ama hostes bu sefer bir daha böyle yaparlarsa onları pilot’a şikayet edeceğini söyler. Karga tekrar aynı şeyi yapınca da hostes gerçekten kargayı pilota şikayet eder. Pilot gelir ve: – “Bir daha yaparsanız sizi uçaktan atacağım” der. Biraz sonra bu kez zile ayı basar. Hostes gelir: – “Buyrun, nasıl yardım edebilirim?” Ayı: – “Hiiiç, i*nelik olsun diye bastım” deyince hostes pilotu çağırır ve pilot bunları aşağı atar. Karga havada süzülür ama ayı bağırmaya başlar: – “Kurtar benii, kurtar benii!” Karga sakin sakin: – “Sen uçmayı bilmiyo musun?” – “Hayır?” – “O zaman niye i*nelik yapıyosun!”
FADİME YORULMUŞTU
Temel kendini mastürbasyona kaptırınca babası onu evlendirmiş. Bir gün Temel’in evine gitmişler. Kapıyı karısı açmış. Temel’in evde olup olmadığını sormuş. Evdeymiş, merdiven altındaymış. Babası gitmiş ki ne görsün, Temel mastürbasyon yapıyor. – “Evlendun, yine mi çendi çendine yapaysun oni”, diye sormuş babası. – “Fadime’nin kolu yorulmuştu da”, demiş Temel…
SONRASI FİSKOBİRLİĞİN
Temel nişanlısı Fadime ile fındık tarlalarını geziyormuş. – “Bak Fadime” demiş, “bütün bu tarlalar benim. Ama bir tanecik fındık koparırsan, seni oraya yatırırım ona göre” Bunu duyan Fadime’nin gözleri parlamış, hemen koşup bir tane fındık kopartmış. Temel sözünün eri ya, Fadime’yi fındık ağacının altına yatırmış. Bu cezadan memnun kalan Fadime, üstünü başını toparlayıp, ayağa kalkar kalkmaz bir fındık daha kopartmış. Temel bir kez daha… Bir fındık daha… Temel 5. fındıktan sonra, perişan ayağa kalkmış. Bitkin bir halde Fadime’ye dönüp: – “Bak Fadime” demiş, eliyle tarlalari göstererek: – “Burdan sonrası Fiskobirliğin…”
İki i*nenin canı yatmak ister, ama bu işi yapacak mekan bulamazlar. Birinin aklına bu işi metronun son vagonunda yapmak gelir. Giderler metroya ama beklenen tren bir türlü gelmez. Sonra aralarında şu diyalog geçer: – “Oğlum gel burada istasyonda halledelim?” – “Oğlum nasıl olur?” – “Toplum hiçbir şeye tepki göstermez. Bak sana bunu bir örnekle göstereceğim. Şimdi şu “Sigara İçilmez” tabelasının altında bir sigara içeceğim ve kimse bir tepki göstermeyecek.” Adam dediğini yapar ve kimse bir tepki göstermez. Sonra oracıkta birlikte olurlar ve mutlu bir şekilde oradan ayrılırlar. Bir başka gün başka iki kişi ormana mangal yapmaya gitmek için metroya giderler. Ama bekledikleri metro bir türlü gelmez. Adamlardan biri mangalı metroda yakalım der. Diğeri “olur mu ya metroda mangal yakılır mı?” der… Diğeri: – “Bu toplum hiçbir şeye tepki göstermez. Bak sana bunu bir örnekle kanıtlayacağım, şimdi gidip şu “Sigara İçilmez” tabelasının altında durup bir sigara yakacağım, ve kimse bir tepki göstermeyecek…” Diğeri panik bir şekilde atılır: – “Sen ne diyosun oğlum! Geçende birisi şu tabelanın altında bir sigara içmeye kalktı da oracıkta s..tiler adamı!”
SİCİLYA’YA MI?
Hocanın biri fıkra anlatmaya bayılırmış; özellikle de belden aşağı fıkralar ve espriler tabii ki… Bir gün kızlar bir karar alırlar ve hoca gene böyle espriler yaparsa sınıftan toplu halde çıkmaya karar verirler… Bu durum hocanın kulağına gider. Derse gelir ve Sicilyalı erkeklerin cinsel organının Türklerinkinden 10 cm. daha uzun olduğunu söyler… Kızlar birbirlerinin yüzlerine bakarak ayağa kalkarlar ve almış oldukları karardaki gibi sınıfı terketmek isterler, tam sınıftan toplu halde çıkarken, hoca kızlara seslenir: – “Ooo… Nereye kızlar? Sicilya’ya mı?”
Adamın biri iş müracaatına gitmiş. Bir grubun önünde görüşmeye almışlar. “Şimdi sana bazı sorularımız olacak bakalım bilebilecek misin?” demişler; adam da “sorun” demiş. “Yolcu taşır, karayolunda gider, şoför kullanır bil bakalım bu nedir?” Adam düşünmüş ve “yolcu otobüsü” demiş. “Tamam doğru ama hangi marka, Mercedes var, Mitsubishi var di mi? Bilemedin ama sana bir şans daha vereceğiz” demişler. “Söyle bakalım havada yolcu taşır, pilot kullanır bu nedir?” Adam hemen cevaplamış “yolcu uçağı”; “Tamam ama” demişler “Boeing var, Airbus var di mi hangisi?” Bunu da bilemedin deyip iş görüşmesini bitirip adamı gönderirlerken, adam dönmüş demiş ki “Bir soru da ben sorabilir miyim?” “Tabi buyur sor bu en doğal hakkın” demişler. “Kadınların iki bacağı arasında bulunur, üremeye yarar nedir bu?” demiş. Hemen herkes o malum kelimeyi söylemiş; adam “tamam bildiniz ama ananınki var ebeninki var di mi hangisi?…”
KURŞUN
Bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar. Doktor ameliyat sonrası kadına: “Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız. Ancak iki kursunu çıkaramadık. Bunlardan biri doğacak olan kız çocuğunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş. Şimdi çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vücutlarından atarlar. Kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı. Aradan yıllar geçmiş. Kız çocuğu bir gün bahçede oynarken “Anne anne çabuk gel” diye bağırmış. Annesi telaş içinde “Ne oldu kızım?” diye kosmuş. “Bak anne vücudumdan bir demir parçası çıktı. Kadın sevinmiş: “Telaşlanma. Doktor amcan demişti. Bak kurşunu vücudundan attın. Bundan birkaç gün sonra bu kez erkek çocuk bağırmış. “Anne anne çabuk gel!” Kadın yine telaşla koşmuş: “Ne oldu oğlum?”, “anne, mastürbasyon yaparken kediyi vurdum!”
HAVA DURUMU
Adamın biri bayağı günah işlemiş.Bir papaza günah çıkartmaya gitmiş. “Papaz efendi ben çok günah işledim. Mesela dün komşunun küçük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” “Allah affeder oğlum”.. “Önceki gün de büyük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” “Allah affeder oğlum”.. “Daha önceki gün de komşumun karısı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” Tamam oğlum Allah affeder affeder de, sen yavaş yavaş gitsen. Hava da bozmaya başladı zaten.