Başlarda nedenini sorduğumda sadece:
“Lütfen bana güven,” diyordu.
Fakat bir insan, eşinden neden böyle bir şey isterdi?
Üstelik bunu her gece yapmakta neden ısrar ederdi?
Evliliğimizin ilk yıllarında Murat böyle biri değildi. Neşeli, konuşkan ve biraz da dikkatsiz bir adamdı. Eve geldiğinde başından geçenleri anlatır, yemek sırasında şakalaşır, hafta sonları beni dışarı çıkarmak için planlar yapardı.
Son altı aydır ise sanki başka birine dönüşmüştü.
Telefonunu sürekli sessizde tutuyor, geceleri evin içinde dolaşıyor ve özellikle de çalışma odasına kimsenin girmesine izin vermiyordu.
Bir gece dayanamadım.
“Benden sakladığın biri mi var?” diye sordum.
Murat başını kaldırdı.
“Hayır.”Başka bir kadın mı?”
Yüzünde kısa bir acı belirdi.
“Keşke mesele bu kadar basit olsaydı.”
O cümle içime korku saldı.
“Ne demek bu?”
Cevap vermedi.
Ertesi gece yine aynı saatte yanıma geldi.
“Hazır mısın?”
“Hayır,” dedim.
İlk kez onun istediğini yapmayacaktım.
“Bana artık nedenini söyle.”
Murat birkaç saniye boyunca sustu. Sonra cebinden küçük, eski bir anahtar çıkardı.
“Yarın gece sana her şeyi anlatacağım.”
“Peki bu gece?”
“Bu gece son kez yapmanı istiyorum.”
Sinirlenerek başımı salladım.
Salonun ışıklarını kapattım.
Koltukta oturdum.
Murat karşımdaki sandalyeye geçti.
Saat 23.40’tı.
Tam on dakika boyunca hiçbirimiz konuşmadık.
Fakat dokuzuncu dakikada üst kattan bir ses geldi.
Tak... tak... tak...
Murat bir anda ayağa kalktı.
“Duydun mu?”
“Evet.”