**Kanser tedavisi yüzünden saçlarımı kaybedince kızım Zeynep bana unutamayacağım bir fedakârlık yaptı. Fakat ertesi gün okuldan gelen "Polis kızınızı arıyor." telefonu, yaşadığımız tüm acıları gölgede bırakacak yeni bir olayın başlangıcı oldu.**
15 yaşındaki **Zeynep** ile yalnız yaşıyoruz. Eşimizi yıllar önce bir trafik kazasında kaybettikten sonra hayata birlikte tutunduk. Her şey yoluna girmeye başlamışken geçen yıl bana kanser teşhisi konuldu.
Tedavi hem fiziksel hem de maddi olarak bizi çok zorladı. Sigorta masrafların tamamını karşılamadığı için çalışmayı bırakma şansım olmadı. Kemoterapi ilerledikçe saçlarım döküldü ve sonunda tamamen kestirmek zorunda kaldım. Peruk alamadığım için sürekli başımı örtüyordum.
Bir akşam Zeynep eve elinde bir perukla geldi. Saçın ona ait olduğunu ilk bakışta anladım. Kapüşonunu indirince saçlarının kısacık kesildiğini gördüm. Bana gülümseyerek, "Sen üzülme diye saçlarımı kestirdim. Kuaför bunlardan sana peruk yaptı." dedi.
O an hem gurur duydum hem de yüreğim parçalandı. Ama mutluluğumuz yalnızca bir gece sürdü.
Ertesi gün okul müdürü beni panikle aradı. "Lütfen hemen okula gelin. Polis ekipleri Zeynep'le görüşüyor." dedi. Okula ulaştığımda üç polis memuru müdürün odasında bekliyordu. Zeynep'in yüzü bembeyazdı.
Memurlardan biri bana ciddi bir ifadeyle, "Kızınızın son günlerde yaptığı bir şeyden haberiniz var mı?" diye sordu. Şaşkınlık içinde "Hayır." cevabını verince dosyayı açtı ve, "O halde şimdi gerçekleri öğrenmeniz gerekiyor." dedi. Söyleyecekleri, sandığımdan çok daha büyük bir sırrı ortaya çıkaracaktı.. Olayın devamını yorumda anlattım..