Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, T24'den Murat Sabuncu'nun sorularını yanıtladı. Özgür Özel'in, Erdoğan'la "normalleşme" adımlarını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Kurucu liderimize 'ayyaş' diyen o. Kadınlarımıza 'sürtük' diyen o. Muhaliflere 'çapulcu' diyen o. Gençlerimizi 'dindarkindar' ayıran o. Partimize 'çöpçamurçukur' diyen o. Genel Başkan'a 'cibiliyetsiz' diyen o. Kim yumuşayacaksa, kim normalleşecekse buyursun Murat Bey. Ben asla bunları unutup kabul etmeyeceğim." ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarındaki Selahattin Demirtaş övgüsü ise dikkat çekti. Edirne'de Demirtaş'ı ziyarete de giden Kılıçdaroğlu, "Selahattin Bey ile tabii doğal olarak, iki siyasetçi olarak Türkiye'nin sorunlarını masaya yatırdık. Oturduk yaklaşık 1,5 saate yakın bir görüşme oldu. Kendisini son derece sağlıklı gördüm. Enerjik gördüm. Türkiye'nin sorunlarına vakıf bir siyasetçi portresi çizdiği için de son derece mutlu oldum." dedi.
Evinde Ekrem İmamoğlu'yla görüşen Kılıçdaroğlu, görüşmeyle ilgili "Ülkemiz ne yazık ki çok ağır sorunlar yaşıyor. Sorunları aşmanın yolu tartışmaktan geçiyor. Akıl akıldan üstündür. Dolayısıyla biz kendi aramızda tartışırız, farklı öneriler gelir. Sonunda oturur buna bir karar veririz. O çerçevede çözümleri partinin çözümü olarak ortaya koyarız. Tek ve ortak motivasyonumuz Türkiye'dir." yorumunda bulundu.
CHP'nin Eylül ayında düzenlenecek tüzük kurultayıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, "Tüzükle ilgili partinin arşivinde yüzlerce çalışma var. Yani çok zengin bir arşivimiz var. Genel başkanlığım döneminde de tüzükle ilgili ciddi çalışmalar yaptık. Bütün bu çalışmaların ele alınması lazım, değerlendirilmesi lazım. Akılcı bir politikayla partinin önündeki tüzükten kaynaklı engellerin kaldırılması lazım." dedi.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Ben partide genel başkanlık yapan bir kişi olarak elbette ki siyasetle yakından ilgilenmek zorundayım. Siyaseti göz ardı etmek, Türkiye'nin sorunlarına bakmamak, sorunlar konusunda üretilen çözümleri irdelememe gibi bir lüksüm yok. Bunlarla ilgilenmek zorundayım. Benim böyle bir sorumluluğum var. Bu sorumluluğu elbette yerine getiriyorum. Zaman zaman yazılar yazıyorum. Zaman zaman düşüncelerimi televizyonlarda açıklıyorum. Vatandaşlarımız geliyor konuşuyorum. Belediye başkanları geliyor. Siyasi partiler geliyor. Sivil toplum örgütleri geliyor.
Öncelikle aktif siyasi hayatımı sürdüreceğimi söyleyeyim. 10 günde bir felsefeci, tarihçi veya sosyolog, akademisyenlerle bir araya geliyoruz, oturuyoruz. Dört beş saat görüşmeler yapıyoruz. Türkiye'nin içinde bulunduğu tablodan Türkiye'nin çıkmasıyla ilgili düşüncelerim oluyor. Zaman zaman bunları yazıya döküyorum, yazılar yazıyorum."
Tarım ve Orman Bakanlığından THK ile ilgili iddialara yalanlama9 izlenme
AKP'li başkan, seçime 4 ay kala belediyenin parsellerini satıyor10 izlenme
Afganistan'da camiye bombalı saldırı: 15 yaralı9 izlenme
Narin cinayetinde çarpıcı detay mahkeme kararında ortaya çıktı6 izlenme
18 Ocak Medyanın Halleri4 izlenme
İBB'den zam açıklaması: Haberler tümden yalan4 izlenme
Dünya tarihine adını yazdırmayı başarmış 10 otistik ünlü11 izlenme
Türk Devleti PKK'nın inine girdi...20 izlenme