Anne ve babanın bu kadar geç kalacağını düşünmemiştik,” dedi Nermin Hanım, boş servis tabaklarını işaret ederek. “Zamanında gelselerdi belki yiyecek bir şey bulabilirlerdi.”
Ceyda, yemek masasındaki tamamen boşaltılmış tabaklara bakarken içinin buz kestiğini hissetti.
O gün anne ve babasının otuz beşinci evlilik yıl dönümünü kutlamak için saatlerce mutfakta çalışmıştı. İstanbul’daki sıcak ve huzurlu evlerinde özel bir sofra hazırlamış; fırında et, baharatlı patates, mevsim salatası, kremalı çorba ve çilekli pasta yapmıştı. Hatta evlendiklerinde ailesinin hediye ettiği özel yemek takımını bile çıkarmıştı.
Akşam yemeği saat yedide başlayacaktı.
Ancak kayınvalidesi Nermin Hanım ile eşinin kız kardeşi Pelin, saat altıda haber vermeden eve geldi.
“Hazırlıklara yardım etmeye geldik,” dedi Nermin Hanım.
Fakat yardım etmek yerine sofrayı eleştirmeye başladı. Pelin ise doğrudan mutfağa girip pastadan bir dilim keserek tadına baktı.