Türkiye, aylardır Kanal İstanbul projesini tartışıyor. Bilim insanları, projenin İstanbul’a getireceği zararları anlatırken, 75 milyara mal olacak çılgın proje güzergahından da özellikle Arap ve Körfez ülke vatandaşları, uzun zamandır arsa topluyor. Son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) eski yönetimin imzaladığı Kanal İstanbul projesinden çekildiğini açıkladı ve Ekrem İmamoğlu, projenin İstanbul adına bir cinayet projesi olacağını söyledi.
‘TRAKYA’NIN ASKERİ SAVUNMASI ZORLAŞACAK’
Çılgın proje olarak aylardır lanse edilen bilim insanlarının depremi tetiklemesinden, ekolojik yıkım boyutuna, Trakya’nın askeri savunmasının zorlaştıracağından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 2. ve 28. maddesine aykırı olmasına kadar her nokta masaya yatırıldı, enine boyuna tartışıldı.
‘KANAL 3 YIL İÇİNDE KENDİNİ YOK EDECEK’
Konu ile ilgili en ilginç açıklama ise Sualtı Tarihi Araştırmacısı ve dalgıç olan Mustafa Aydemir’den geldi. Aydemir, “Kanal İstanbul projesi kum hareketlerinden dolayı 3 yıl içinde kendini yok edecektir ve sadece kuğular ile sandallar gezebilecektir” açıklamasında bulundu.
‘SAVAŞ NEDENİ’
Aydemir, projenin Montrö Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirterek, “Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni bozmak savaş nedeni sayılır, bu proje Türkiye’yi diz çöktürme ve borçlandırma projesidir. Biz hiçbir ülkeyi ücretsiz geçişin olduğu boğazlar dururken, kanaldan ücretli geçişe zorlayamayız. Kanalın bize bu noktada da ekonomik bir getirisi olmayacak” diye konuştu.
‘SADECE KUĞULAR YÜZECEK’
Kanaldaki kum hareketlerini de açıklayan Aydemir, “Bugüne kadar kimsenin dillendirmediği tek fiziki tehlike, kıyılardaki kum hareketleridir. Küçükçekmece ve Karaburun kıyıları oldukça sığdır. Lodosta Marmara'dan; yıldız, poyraz ve karayelde Karadeniz'den esecek ve milyonlarca ton kum hareketi ile kısa sürede kanal dolacak ve kanalda sadece kuğularla sandallar dolaşacaktır. Dünyadaki diğer kanallar büyük denizleri ve okyanusları derin sularla birbirine bağlarlar. Burada ise böyle bir durum söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
‘YETKİLİLERİ UYARDI’
Kanalın Karadeniz çıkışında bulunan Karaburun Sahili’ni incelediğini söyleyen Aydemir, “Burada kum hareketleri bir türlü önlenemediği için limanın içinde yüzen değil yürüyen insanları görürsünüz. Buraya yapılan dalgakıranlar ve mendirekler fayda etmedi. 25 metre derinlikte yapılması düşünülen kanala kumların nasıl hücum edeceğini ve doldurup bir kuğu gölü haline getireceğini bir görün ve üzerinde düşünün” diyerek yetkilileri uyardı. 75 milyarlık projenin köprü maliyetini de hesaplayınca 2 katı masrafa mal olacağını kaydeden Aydemir, “Bu Türkiye’yi maceraya sürükleme projesidir. Kanal İstanbul yanlış bir inatlaşmadır” dedi.
Kum hareketlerini önleyebilmek için limanın önündeki kumsala yapılan mendirekler. Bu mendirekler kum hareketlerini önleyememiştir. Çünkü sahil sığdır ve bu sığlık kilometrelerce uzunluktadır. Kumlar ise açıktan kıyılara doğru hep hareket halindedir.
Deniz Bulutsuz ve Ozan Güven davasına ilişkin adli tıp raporu mahkemeye ulaştı13 izlenme
Türkiye ile Afganistan arasında kritik imza5 izlenme
Barış Pehlivan ortaya çıkardı: Tuğrul Türkeş’in doktor kızı ülkeyi terk etti, İngiltere’ye yerleşti!9 izlenme
Cumhuriyet Kadınları Derneği Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Programını açıkladı. Çözüm önerileri dört başlık altında ele alındı.7 izlenme
Yüzde 150 zam, yüzde 10 indirim! Zamları geri alın12 izlenme
Örtülü ödenek uçuyor! Başbakanlık’ta en büyük pay örtülü ödeneğin!9 izlenme
Erdoğan'a bir şok daha! Son anket: Halkın yüzde 57'si istiyor!12 izlenme
İBB Meclisi’nde ortaya çıktı! AKP döneminde büfelerin kirası ucuza gitmiş!8 izlenme