DEM Parti'nin İmralı süreciyle ilgili gerçekleştirdiği ziyaretlerin biri noktası da AKP oldu. AKP heyeti ile DEM Parti heyeti bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yer almadığı ziyarete ilişkin konuşan ilk isim AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler oldu. AKP'li Güler, gerçekleşen görüşmeye ilişkin bilgi verdi. DEM Parti heyetinin ziyaret talebini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilettiklerini, AKP heyetini de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın belirlediğini söyledi. Güler, görüşmeyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yakın zamanda ziyaret edip, bilgilendireceklerini de kaydetti.
Güler, görüşmelerin sürdüğünü ve bir takvim olmadığını söyleyerek, "Dönem dönem görüşmeler yapılacak. Bunu bir takvime bağlarsak doğru olmaz. Arkadaşlar ziyaret yaptılar, Sırrı Bey ile Pervin Hanım ilk görüşmeleri yaptılar. Şimdi görüşlerini bizlerle paylaşıyorlar, diğer siyasi parti gruplarıyla paylaşıyorlar. Devamında da o cevaplar, beyanlar tüm herkes düşüncelerini ifade ediyor onlar iletilecek, onlar belli bir şekilde olgunlaşacak, ona göre de belli olur. Bunu bir takvime bağlamak doğru değil. Bu bir çözüm süreci değil, benzerliği de yok. O günün şartları, özelliği, durumu bugüne taşıdığımda hiç birbiriyle benzer durum yok. Bölgesel denklemlerde çok büyük kriz alanının oluşacağı, dünyanın belki birkaç yılında, farklı küresel mücadelelerin çok daha yıkıcı hale gelebileceği bir dönemden bahsediyoruz. Toplumsal iç barışımızı muhafaza edip, bu duruma hazırlanmak gerekiyor" dedi.
Güler, terör suçluları dahil genel af ve Abdullah Öcalan'a ev hapsi yolunun açılacağı yönündeki tartışmalar sorulması üzerine, "Bu olaylara şartlı, birbirine bağlantılı, 'o olmazsa hiçbir şey olmaz' gibi bir süreçle yaklaşmayı ben doğru bulmam. Öyle bir af gibi bir konu da gündemimizde şu anda yok. Zaten ceza infaz yasamızda bizim kendi hayati konumunu sürdüremeyecek derecede, bireysel çalışmalarını, bireysel insani davranışlarını yapamayacak derecede hasta, yatalak, bakıma muhtaç hale gelmiş mahkumların sonuçları itibarı ile belli bir yaştan sonra Cumhurbaşkanımızın zaten yetkisi içerisinde olan bazı hususlar var. Bu adli adli tıp kurulu raporuna bağlandığı zaman zaten 28 Şubat paşalarında olduğu gibi belli hastalıklar noktasına zaten tahliye ediliyor ve o bakımlarının yapılması için, tedavi yapılması için zaten tahliye yapıyor, o imkan zaten var.
Ama bunu bugünden yani sadece buna bağlayarak yürütmek ben çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Mevcut ceza infaz düzenlemesinde siz suç ayrımı yaparak bunu değerlendiremezsiniz. Siz kişinin işlediği suça bakarak infaz düzenlemesinin şeklini belirlemiyorsunuz. Terör suçlu da olsa, adi suçlu da olsa aynı ceza bu koşullar içerisinde, aynı insan hakları özelliği bağlamında sizin bunu infaz etmeniz gerekiyor, onun ayrımı yapamazsınız. Ama bunu getirip buna bağlamak doğru değil. Bizim daha üstte toplumsal barışı değiştirici, dönüştürücü bir duruma getirmemiz lazım. Sadece 'Bir kişi var, bununla ilgili bir infaz düzenlemesi yapalım, buna bağlayalım' gibi bir şey çok basit olur" diye konuştu.
Sözcü
Şoray Uzun ödeyeceği HGS ücretini paylaşıp isyan etti: "Hakkımı helal etmiyorum"16 izlenme
'İhtiyacımız yok' demişlerdi: Kırmızı et ithalatında yüzde 233 artış!10 izlenme
Son 5 yıl Cumhuriyet’in en başarısız yıllarıydı13 izlenme
İşte Karadeniz'deki tarihi doğalgaz keşfinin ilk görüntüsü! Böyle test edildi20 izlenme
TOKİ Toplu Konut Satışları10 izlenme
İtiraf: Kocam Yaptı11 izlenme
Dinamo Kiev'den Fenerbahçe'ye hadsiz sözler: 'Gazprom'un kanlı parası sizi şerefsiz ve vicdansız bıraktı'8 izlenme
Emre Kongar ve Zafer Arapkirli’den pişkin yazılar13 izlenme