İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında yeni bir gözaltı dalgası başlatıldı. 24 Nisan'da sabah saatlerinde yapılan operasyonlarda, İBB dosyasını takip eden bazı avukatlar hakkında gözaltı kararı verildi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatı Serkan Günel ve avukat Kazım Yiğit Akalın gözaltına alındı.
Serkan Günel ve Kazım Yiğit Akalın dün hakim karşısına çıkarılmış ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı.
6 ŞUBAT DAVASINDA DEPREMZEDELERİ SAVUNURKEN GÖZALTI KARARI
Koçoğlu hakkındaki gözaltı kararı, Halk TV yayınında Murat Abbas hakkındaki tahliye kararının ardından yaptığı değerlendirme nedeniyle çıkarılmıştı. Hakkında gözaltı kararı çıkarıldığında 6 Şubat depremlerinde İsias Otel'de yakınlarını kaybeden 35 ailenin avukatlığını yapmak üzere Adıyaman’daydı.
Teslim olmadan önce Adıyaman'da konuşan Koçoğlu, “Kaçmadım, saklanmadım. Nerede olduğum belli. Müvekkilimin hakkını savunmaya geldim. İşim bitince İstanbul'a geçip teslim olacağım” demişti.
Gözaltı kararına tepki gösteren Koçoğlu, "Bu bir gözdağıdır. O dosyada avukatlık yapan herkese dokunacaklar. Suçlamanın ne olduğunu bile net olarak bilmiyorum.” demişti.
Koçoğlu bugün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, İmamoğlu'nun avukatının avukatını tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.
Mahkeme, Koçoğlu'nu hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararıyla serbest bıraktı.
İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, avukatına yönelik operasyonu şu sözlerle değerlendirdi:
"Yiğit, yüzlerce haber sitesi ve sosyal medyada açıkça konuşulan bir tahliye haberinin kamuoyuna duyurulmasından 3 saat sonra bir televizyon kanalında hukuki değerlendirmede bulunmuştu.
Gizli olmayan bir bilgiye ilişkin yapılan hukuki yorum nasıl gizliliğin ihlali olabilir? Gizli olmayanı gizli saymak hukuk değildir.
Bu tutuklama talebi, avukatlık mesleğini hedef alıyor. Artık bu duruma bir son vermek gerektiğine inandığım için bu açıklamayı yapmayı zaruri buluyorum.
Adaletin tüm öznelerine genç bir avukat olarak çağrı yapmak istiyorum: Avukatlık mesleği, birey ile devlet arasındaki en son ve en güçlü savunma hattıdır.
Avukatlar; yalnızca müvekkilinin değil, toplumun tamamının adalet beklentisinin taşıyıcılarıdır. Bu nedenle avukatlar, kimsenin, hiçbir otoritenin, hiçbir hesabın ya da kavganın tarafı haline getirilemez. Getirilmemelidir.
Bir hukuk devletinde savunmanın güvencesi, özgür ve bağımsız avukatlardır. Avukatları hedef almak, savunma hakkını zedelemekle kalmaz; yargıyı araçsallaştırır, adaleti örseler, toplumsal barışı yaralar.
Ve şunu bilmeliyiz: Avukatlar bazen bir salonun en sessiz köşesinde, bazen bir hücre kapısının önünde, bazen de kalabalığın içinde yalnızca adalet için savaşırlar. O yalnızlık, kişisel değil evrenseldir; çünkü her susturulan avukatla birlikte, bir toplumun vicdanı da sessizleşir.
Savunmaya uzanan eller, sadece bir avukatı değil, herkesi koruyan adalet ilkesini yaralar. Savunma susturulursa, hakikatin de yurttaşın da sesi kesilir. Avukatlar yalnız bırakılırsa, adalet yalnız kalır. Ve adalet yalnız kalırsa, toplum nefessiz kalır."
CHP adayından 'Kürdistan tarafı' cevabı Ben bilmem devlet bilir7 izlenme
Dünyanın en büyük Atatürk portresi siliniyor14 izlenme
Yeni Zelanda Başbakanı Hz. Muhammed'in bu sözleriyle teselli etti9 izlenme
Çocuğunuzun ömür boyu insülin kullanmasını istemiyorsanız, hemen bu gıdayı bırakın !15 izlenme
Uğur Işılak’tan Aşık Mahzuni Şerif’e büyük terbiyesizlik!14 izlenme
İktidarda 'Sedat Peker' çatlağı! Yandaş medya, AKP'lilerle kavgaya başladı!13 izlenme
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Ata sporlarımızın yaygınlaşması için yürütülen çabaları desteklemekte kararlıyız''10 izlenme
Koza satılsa firari FETÖ'cü Akın İpek ortak mı kalacak?12 izlenme